1. YAZARLAR

  2. Uğur Özteke

  3. YÖNETİCİ OLMANIN VEBALİ ÇOK AĞIR…
Uğur Özteke

Uğur Özteke

Yazarın Tüm Yazıları >

YÖNETİCİ OLMANIN VEBALİ ÇOK AĞIR…

A+A-

Allah izin verdiği sürece tabii ki yöneticilerimiz(!) ve patronumuz da bize sabrettiği sürece şehrimizi ve insanımızı her gün yazmaya çalışan biz inanın ne yaptığımızı dahası ne yazacağımızı şaşırmış durumdayız.

Çünkü üzüldüğümüz bir konu var.   

Özellikle sizlerden gelen konularda dikkatimizi çeken en büyük ayrıntı insanlarımız yol, hastane ne bileyim okul istemiyorlar.

Yapılmış görkemli binaların içindeki sorumlu yöneticilerden sadece görevlerini layığı ile yapmalarını bekliyorlar.

Tamam, insanımızın beklentisi yükseldi.

Bunda da vatandaş haklı.

Mesela bizim Belediye Başkanlarımız hizmet anlayışını o kadar yükselttiler ki çıtayı o kadar yükseğe koydular ki, bir dönem sonra gelecek başkan ne yapacak peki?

Gören, düşünen ve sorgulayan insanımız işte tam bu noktada vicdanen rahatsız oluyor.

Bakın hiç tanımadığımız ve hiç yazışmadığımız bir abimiz bakın yukarıda açmaya çalıştığım konuyu nasıl ispatlıyor;     

“Sayın Özteke,

Sizlere çok teşekkür ediyorum.

Yazdıklarım yalnız ve yalnız sizin yazılarınızda olduğu gibi Allah Rızası içindir. Gerçi bu mübarek kelime ve cümlelerin de anlamları hafifletildi ama neyse.

Bugünkü yazınızın tümü benim için dert dolu.

Bu konuları okuyup veya görünce tansiyonum çıkıyor.

Hastane çimler.

Belki biz de fazla duyarlı mıyız?

Yazdıklarınıza ilave etmeyeceğim.

Biz geçen hafta Numune Hastanesi içerisinde yaşadık.

Eşim ameliyat geçirdi yarın son kontrole gideceğiz.

Hastanede bir kısım arızalar olsa da güzel doktorlarımız zihin ve el maharetiyle bir kısmını hallediyorlar.

Fakat genelde resmi kurumlarımızın kadroları % 50’si ilgisiz belki daha fazla daha üst seviyedeki yöneticilerimiz bile siyasi hal içerisindeler.

Elle tutulur sorunların üstesinden gelme yerine, cenazelere resmi arabaları ile iştirak, düğün nişan mevlidi vs... ile iştigal.

Şaşıyorum okumuş aydın bir mülki amir bunlarla nasıl yetinir?

20 gün önce köyde 40 yıl önce var olan OKUMA ODASInın yeniden ihyası için (şimdi yok) eşimle bir ilçenin yetkilisine gittik.

İlk kez böyle bir amirle karşılaştım. Maalesef hak ve halk için çalışan bir görevli yerine hiç mi hiç vurdumduymaz bir ruh ile karşılaştık.

Yetkilinin talebimizle ilgili sözleri,

“Kütüphaneye gelip giden olacak mı?

Başka bir mahallede bildiğin kütüphane var mı?

Yakın kazalarda var mı?

Kitap doldurabilecek misiniz?

Eski kütüphaneyi 49 yıllığına işgal eden kurum için, sen olsan oradan çıkar mısın?

Velhasıl bize ışık olacak hiç bir kelam etmedi.

Allah’tan ola dertlerimize çare.

Bir akşam namazına hastaneden Parsana Camiine uğradım.

İçerideki imam hocamızın odası demir parmakla çevrili idi.

Camiin içerisindeki oda eğer çelik kafese alınmışsa bizim hiç bir tutar yerimiz kalmamış demektir.

Bunca okul, bunca camii bunca görevli demek ki fonksiyonlarını icra etmiyorlar.

Ya da bir yerlerde yanlışlar içerisindeyiz.

Çok üzüldüm.

Yüce rabbime dualar ettim ama demek ki şahsım için biz de çok kusurluyuz ki dualarımızda kabul olmuyor.  

Ama o zat-ı mükerrer vasidir, kerimdir.

Başka sığınağımız da yoktur.

Bunları uzunca yazıp sizi yorduğum için üzülüyorum ama bir yandan da bilinmesi, konuşulması gerekli diyorum.

Bir daha;

Konya’da bizim camimiz büyükçe.

Biz 10 yıldır uğraşıyoruz. Geçen hafta köyden geldim ki iç halılar devasa baştanbaşa yenilenmiş. 10 yılda üçüncü kez. Ancak girişteki kir dolu ve içerdeki güzelim halılara mikrop ve virüs taşıyan halılar yerinde. Yani aynı kirlilik devam ediyor.

Günlük en az 500 kişinin uğradığı bir camide bu hususu gören yok.

Ya da uğraşan.

Girişte bir bant alıp koymayı ve zaman zaman bu halıflex bandın atılıp yenilenmesini düşündüm ama problemi anlayacak insan bulamam hissi ile kulağımın üstüne yattım ve yatıyorum.

Allah bizi affeder inşallah.

Yeniden yorduğum için özür diliyor sağlıcakla kalın dert içinde olmayın dualarımı gönderiyorum.”

………….

Yatalım kalkalım dua edelim.

Cenab-ı Allah’ım bizleri şaşırtmasın.

Başımızı öne eğecek hatalar yaptırmasın.

Doğrudan, helalden ve adaletten ayırmasın.

………

İyi tatiller dilemeden sadece dünya sermayesinin ve kapitalist sistemin bir günü olan Anneler Günü’ne inanmasam da annemin, kayınvalidemin, eşimin, gelinimin ve tüm cennetlik analarımızın Anneler Günü kutlu olsun.

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Bütün mesele her halinden ötürü hesaba çekileceğini unutmadan yaşamak

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Kadınlarımız cadde ve sokaklarda yere tükürmediği zaman daha iyi ADAM oluruz.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

2 Yorum