1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Ve Sözcüsü Ünal:
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Ve Sözcüsü Ünal:

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Ve Sözcüsü Ünal:

"Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP'sinden haddini fazlasıyla aşan açıklamalar olmuştur. Hakaret, iftira, tehdit ve küfür içeren bu sözler son derece provokatif bir dil kullanılarak yapılmaktadır. Siyaset, kamuoyunun sorularına cevap vermeyi gerektirir. Cevaplar

A+A-

ANKARA (AA) - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, "Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP'sinden haddini fazlasıyla aşan açıklamalar olmuştur. Hakaret, iftira, tehdit ve küfür içeren bu sözler son derece provokatif bir dil kullanılarak yapılmaktadır. Siyaset, kamuoyunun sorularına cevap vermeyi gerektirir. Cevaplar yerine tehditler savuran Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP’si suçüstü yakalanmanın paniğini yaşamaktadır." ifadelerini kullandı.

Ünal, yaptığı yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, kamuoyunda uzunca bir zamandır tartışılan bir konuyu kendine has siyasi üslubu ile dile getirdiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Dile getirmesinden sonra Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP'sinden haddini fazlasıyla aşan açıklamalar olmuştur. Hakaret, iftira, tehdit ve küfür içeren bu sözler son derece provokatif bir dil kullanılarak yapılmaktadır. Siyaset, kamuoyunun sorularına cevap vermeyi gerektirir. Cevaplar yerine tehditler savuran Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP’si suçüstü yakalanmanın paniğini yaşamaktadır.

Öncelikle şunu bir kez daha belirtmek gerekir, MİT tırları ihaneti Türkiye’yi teröre destek veren ülke olarak göstermek, Türkiye’ye uluslararası yaptırım uygulanmasını temin etmek, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ve diğer yöneticilerini uluslararası mahkemelerde yargılatmayı hedefleyen büyük bir ihanettir."

- "Karanlıkta kalan noktaları aydınlatması gereken Kılıçdaroğlu'dur"

FETÖ ve CHP tarafından yargılanmakla tehdit edilen ve yurt dışına kaçacak ithamıyla suçlanan Erdoğan'ın söylediklerinin gayet açık ve net olduğuna dikkati çeken Ünal, "Karanlık olan ve karanlıkta kalan noktaları aydınlatması gereken Sayın Cumhurbaşkanımız değil Sayın Kılıçdaroğlu’dur." ifadesine yer verdi.

Mahir Ünal, "Sayın Kılıçdaroğlu, MİT tırları ihanet suçunda FETÖ’nün yargı, emniyet, asker ve medya içindeki unsurlarıyla aynı argümanları ve söylemi hala neden kullanmaktadır?" sorusunu yönelterek, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"FETÖ de 'Tırlar silah götürüyordu' diyor, Sayın Kılıçdaroğlu da aynısını söylüyor. FETÖ de 'Uluslararası mahkemelerde yargılanacaklar' diyor, Sayın Kılıçdaroğlu da aynısını söylüyor. FETÖ de 'Yurt dışına kaçacaklar, gelip yargılanacaklar' diyordu, Sayın Kılıçdaroğlu da aynısını söylüyordu. FETÖ de 'Türkiye güvenlik açısından riskli ülke' diyor, Sayın Kılıçdaroğlu da aynısını söylüyor. FETÖ de 'kontrollü darbe diyor', Sayın Kılıçdaroğlu da aynısını söylüyor.

Sayın Kılıçdaroğlu 'Bu görüntüleri ben de seyrettim' diyor. Görüntüleri size kim getirdi? Görüntüleri nerede, ne zaman, kimlerle izlediniz? Görüntüleri yalnız mı yoksa başkalarıyla mı izlediniz? İzlerken yanınızda kimler vardı? Bu görüntüleri Can Dündar’a Enis Berberoğlu’nun verdiği mahkeme kararlarında var. Peki Berberoğlu bu görüntüleri nereden, ne zaman, nasıl temin etti? Sayın Kılıçdaroğlu’nun 17 Mayıs 2015’te Zaman gazetesine yaptığı ziyaretle bu görüntüler arasında ilişki var mıdır?

Mustafa Akaydın’ın 15 Temmuz işgal girişimine 'evcilik, tiyatro' demesi ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun kontrollü darbe demesi FETÖ ile aynı söylemi kullanmak anlamına gelmiyor mu?

Sayın Kılıçdaroğlu neden ısrarla ülkemizi uluslararası basın aracılığı ile güvenlik açısından riskli ülke olarak göstermeye hala devam ediyor?

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’si siyasetin gereği olarak sandığı, seçimleri ve demokrasiyi adres göstermek yerine, neden ısrarla sokağı adres göstermektedir?"

Kılıçdaroğlu'nun bu soruları cevaplaması gerektiğinin altını çizen Ünal, "Hatırlanacaktır ki Sayın Kılıçdaroğlu ve CHP’sinin bir kaset kumpası ile göreve geldikleri süreçte neler yaptıkları kamuoyunun malumudur. Ayrıca 17-25 Aralık FETÖ yargı darbesinden sonra Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’si FETÖ’nün arkasında uluslararası güçlerin de olduğunu düşünerek 'AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan’dan ancak bu şekilde kurtuluruz' düşüncesiyle FETÖ’nün gemisine binmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

- "Hakaretle, küfürle, iftira ile bu sorumluluktan kurtulamazsınız"

Kılıçdaroğlu ve CHP'nin Erdoğan ve hükümetini uluslararası arenada savaş suçlusu olarak gösterip Türkiye’yi DEAŞ’a yardım eden ülke olarak lanse eden her türlü FETÖ senaryosunun aktörü ve taşıyıcısı olduğunu belirten Ünal, "Bindikleri FETÖ gemisi 15 Temmuz gecesi batınca panikle feveran ederek gerçeği perdeleme gayreti içine girmişlerdir. Küfür ve hakaret yoluyla kendilerini temize çıkarma çabası içine girmişlerdir. Diyoruz ki paniklemeyin, sakin olun, hakaretle, küfürle, iftira ile bu sorumluluktan kurtulamazsınız." ifadelerini kullandı.

CHP'nin, FETÖ’nün televizyonlarında yüksek öz güvenle onların kendilerine fısıldadığı sözleri tekrar ettiğini vurgulayan Ünal, "(Türkiye savaş suçu işliyor) diyordunuz, 'Recep Tayyip Erdoğan kaçacak ve Türkiye'ye getirip yargılayacağız' diyordunuz. Biz şimdi bütün bunlara ilişkin sadece sorular soruyoruz ve cevaplar bekliyoruz." açıklamasını yaptı.

- "AK Parti her türlü vesayet odağı ile mücadele ederek bugünlere geldi"

AK Parti’nin Türk siyasetindeki pozisyonunun belli olduğunun altını çizen Ünal, AK Parti'nin her türlü vesayet odağı ile mücadele ederek bugünlere geldiğini bildirdi.

Sivil toplum örgütü görünümlü FETÖ yapılanmasının 2013’te maskesi düştükten sonra bu beladan Türkiye'nin kurtarılmasında milletle beraber en çetin mücadeleyi verenin Erdoğan ve AK kadrolar olduğunu aktaran Mahir Ünal, şunları kaydetti:

"İttifak edenlerse bir milletvekilinizin de ifade ettiği gibi sizlersiniz. Burada pozisyonunu sorgulaması gereken Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’sidir. Bizler haksız tutuklanmalar ve gözaltılarla mücadele ederek iktidar olmuş ve Türkiye’nin demokratikleşmesi için sessiz devrimler gerçekleştirmiş bir siyasi hareket olarak, kimsenin haksız tutuklanması ya da gözaltına alınmasından yana olamayız. Ancak biz aziz milletimizin temsilcileri olarak, ülkemize karşı işlenen ihanetlerin de sonuna kadar takipçisi olacağımızın bilinmesini isteriz.

Biz DAEŞ'le, PKK terör örgütü ve onun uzantıları ile, DHKP-C terör örgütü ve onun savunucuları ile, FETÖ ve onun üyeleri ve kullanışlı sözcüleri ile, hasılı Türkiye düşmanı bütün şer odaklarıyla sonuna kadar siyasi mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu bizim milletimize verdiğimiz sözün bir gereğidir. Sayın Genel Başkanımızın, Cumhurbaşkanımızın ifadelerinde kullandığı mücadele kararlılığı, bunlara ve bunların uzantılarına dönük ifadelerdir. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’sinin duyduğu rahatsızlığı ve panik halini aziz milletimizin takdirine bırakıyoruz."




Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT