1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. Karacahisar Kalesi ve Osmanlı için Önemi
Karacahisar Kalesi ve Osmanlı için Önemi

Karacahisar Kalesi ve Osmanlı için Önemi

Osmanlı’nın İlk Fethettiği Kale, Karacahisar Kalesidir. 

A+A-

Karacahisar Kalesi konumu ve mimari özellikleri itibari ile “Kastron” ya da “Kale Kent” olarak adlandırılan yerleşimlerin özelliklerini yansıtır. Anadolu’da 7. ve 8. yüzyılda oluşmaya başlayan kale kentler Orta Bizans döneminin askerî şehirleri olarak tanımlanmaktadır. 8. yüzyıldan itibaren düzenli olarak Pers ve Arap akınlarına maruz kalan bu yerleşimlerin 11. ve 12. yüzyıllarda büyük ölçüde Selçuklu hâkimiyetine girdiği; 13. ve 14. yüzyıllarda İstanbul ve Bitinya’da bulunan Bizans yerleşimleri dışındaki Anadolu’daki tüm kentlerin Türkmen beylikleri tarafından ele geçirildiği bilinmektedir. Karacahisar ve batısında yer alan Bizans yerleşimlerinde önceleri Selçuklu, sonrasında Osmanlı tehdidi karşısında surlarının onarıldığı, yeni kale kentlerin oluşturulduğu bilinmektedir. Karacahisar’ın Bizans İmparatorluğu’nun bu dönem içerisinde savunmaya yönelik olarak inşa ettiği yerleşimler arasında olup olmadığı ya da var olan bir kale kent olarak güçlendirilip güçlendirilmediği yönünde herhangi bir yazılı belge yoktur. Karacahisar Kalesi’nin de içerisinde yer aldığı söz konusu nitelikteki yerleşimler ile ilgili yeterince çalışma yapılmamış olması bir diğer eksiklik olarak karşımıza çıkmaktadır. 

Özellikle yüksek bir alanda inşa edilen bu tür kale kentlerin, içerisinde çok yoğun bir nüfus barındırmaya ve sınırları itibari ile yoğun bir mimari organizasyona elverişli olmadığı açıktır. Karacahisar Kalesi de bu genel tanımlama içerisinde değerlendirilmesi gereken konumu ve mimari düzenlemeye sahip bir yerleşim olarak karşımıza çıkmaktadır. Aynı zamanda özellikle 13. ve 14. yüzyıllarda Anadolu’da bulunan ve kırsal alanda yaşayan Bizans halkının büyük kısmının kalelere yerleştikleri yönündeki tanımlamalar içerisinde Karacahisar’ı da değerlendirmek gerekir. 1288 yılında Osman Gazi tarafından fethedilen ve 1299 yılında Osman Gazi adına sikke basılarak ilk hutbenin okutulduğu yönündeki dönem kaynaklarının varlığının altını çizmek gerekir. Kalenin fethinden sonraki süreçte bir Kadı (Dursun Fakı) ile Subaşı’nın (Gündüz Alp) görevlendirildiği ve yönetiminin Orhan Gazi’ye verildiği yönündeki Osmanlı kaynaklarında yer alan anlatıların dışında bilgilerimiz oldukça sınırlıdır. Fatih döneminde Kale’nin terkedilerek aşağıda kurulmuş olan yerleşime taşındığı yönünde bir bilgi bulunmaktadır. Bu genel bilgiler aynı zamanda Karacahisar Kalesi ile ilgili bugüne kadar yapılan çalışmalarda ortaya çıkan tanım ve değerlendirmeleri içermektedir. 

Eskişehir’in güneybatısında bulunan Karacahisar Kalesi deniz seviyesinden 1010 metre yüksekte bir plato üzerinde yaklaşık olarak 200x300 metre ölçülerinde sur ile çevrili bir alanı kaplamaktadır. 

KARACAHİSAR KALESİ'NİN OSMANLI DEVLETİ İÇİN ÖNEMİ

Eskişehir’in güneybatısında, Porsuk Çayı ’nın yanındaki platonun üzerinde kurulmuş bir Bizans kalesidir. Anadolu Selçuklu Devleti’nin sınırı Karacahisar Kalesi’ne kadar dayanıyordu. Kalenin tekfuru bölgede bulunan diğer Bizans tekfurları gibi Anadolu Selçuklu Devleti’ne vergi veriyordu.

Böylece Bizans île Türkler arasındaki barış devam ediyordu. Osman Bey Söğüt’e yerleştikten sonra Karacahisar tekfuru iktidarını kaybedeceğini düşünerek Osman Bey’e karşı düşmanca davrandı. Sonuçta Osman Bey tekfuru yendi ve 1288 yılında Karacahisar Kalesi’ni fethetti.

Kalenin yakınında bulunan Karacaşehir’e Türkleri yerleştirdi. Karacaşehir’de kalabalıklaşan halk, Eskişehir’e gelip Karacaşehir’deki camide hutbe okutmak istediklerini bildirdiler. Şeyh Edebali’nin yardımı ile Osman Bey Karacaşehir’deki camide hutbe okunmasına izin verdi. Oraya kadı ve imam tayin etti (1299). Karacahisar Kalesine sahip olan Osman Bey, Bizans topraklarında ilerledi ve beyliğin sınırlarını genişletti. Osmanlı Devletinin temeli Karacahisar Kalesinin alınması ile atılmış oldu.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT