'Amerikalılar 100 milyon Kızılderili öldürdü'

'Amerikalılar 100 milyon Kızılderili öldürdü'

Konya Aydınlar Ocağı’nın Salı Sohbetleri’nde, Amerika kıtasındaki Kızılderili yerli halka yapılan soykırımını anlatan Dr. Mustafa Güçlü, “İlk biyolojik silahı (çiçek mikroplu battaniyeler) Kızılderililere uygulayan Amerikalılar 100 milyon Kızılderili..

Konya Aydınlar Ocağı’nın Salı Sohbetleri’nde, Amerika kıtasındaki Kızılderili yerli halka yapılan soykırımını anlatan Dr. Mustafa Güçlü, “İlk biyolojik silahı (çiçek mikroplu battaniyeler) Kızılderililere uygulayan Amerikalılar 100 milyon Kızılderili’yi öldürmüşler.” dedi

Konya Aydınlar Ocağı’nın Selçuklu Salı Sohbetleri’nde Geçmişten Günümüze Hak-Bâtıl Mücadelesi’nde Amerika kıtasındaki yerli halk olan Kızılderileri anlatan Dr. Mustafa Güçlü, Kristof Kolomb’un Amerika kıtasına ayak basar basmaz sömürü düzeninin başladığını söyledi.

“AMERİKA’DA İNSAN TİCARETİ VE SÖMÜRÜ 400 YIL SÜRDÜ”

Önce İspanyolların, ardından İngilizlerin kıtaya ayak basmasıyla yerli halkın katledilmeye, soykırıma uğratılmaya başladığını ve ardından Kızılderililerin plantasyonlarda köle gibi çalıştırıldıklarını ifade eden Dr. Mustafa Güçlü, “Amerikan yerlilerinde bir özgürlük ruhu vardı. Fıtratlarında köle olmama ruhu vardı. Toprakları ellerinden alınıyordu. Dolayısıyla kendi toprakları, canları ve zenginliklerinin heba olmaması için direndiler. Direndikleri için Batılılar katlettiler ve öldürdüler. Direnmeyen insanları da Afrika’dan getirdiler. Kızılderililer ve Afrika halklarından oluşan insan ticareti ve sömürü 400 yıl sürdü. Yâni bu pandemik bir sömürüydü. Bütün dünyaya dağıldılar ve sömürmeye başladılar.” dedi.

ABD’nin İngiltere’den kurtularak tam bağımsızlığına 4 Temmuz 1776’da kavuştuğunu belirten Dr. Güçlü, “Kurucu başkan George Washington’un nutkunda “Bu vahşi hayvanları (yerlileri) tamamen temizlemedikçe bu topraklarda bize rahat yok” anlamında bir cümle kullanıyor. Amerika kurulurken bile 1492’de geldikleri yerden 1776’ya kadar hâlâ kinleri, canavarlıkları ve ırkçılıkları devam ediyor.” diye konuştu. Güçlü, başkan Washington’un sistemi oturtmak ve yerli halkla olan dış mücadelesine siyasi taktik olarak ara vermek için Delavere Kızılderilileri ile bir anlaşma yaptığını da hatırlatarak şu ifadelere yer verdi:

“BATILILARIN YAPTIKLARI İŞLER HEP DALAVERE…”

“Bu Türkçedeki “dalavere”ye culk diye oturuyor. Çünkü batılılar hiçbir sözünü tutmadıkları için ve 400 sene Kızılderilileri aldattıkları için yaptıkları bütün iş dalavere. 1778’de yaptıkları bu anlaşmayı iki sene sonra bozuyorlar ve bu sefer Kızılderililerin topraklarına ABD olarak giriyorlar, özellikle Mississippi nehrinin doğu yakasından başlıyorlar. Küçük Kaplumbağa ve Mavi Çeket adlı Kızılderililerin liderleri ittifak halinde 1790’da Amerikalıları yeniyorlar. 1809’da Kızılderililer bir alfabe oluşturuyorlar. Amerika 1830’da bir tehcir yasası çıkarıyor.  Yerli halkın tepkisi çok sert olunca Amerikan Kongresi yasayı uygulamaktan vazgeçiyor.

“BATILILARIN VERDİKLERİ SÖZLERE GÜVENMEMEK LÂZIM”

Girdiği her savaşta Amerikalılara büyük kayıplar verdiren Kızılderililerin lideri Kızıl Bulut, barış zamanında Amerika’yı geziyor. Mississippi nehrinin doğu tarafını görünce uzun vadede savaşı kaybedeceğini anlıyor. Daha demokrat bir mücadele yöntemini seçiyor. Diyaloğa giriyor, diplomasiyi deniyor. Ama Batılılar hiçbir zaman sözlerinde durmuyor. Batılıların en büyük özelliği sözlerinde durmamaları ve müthiş yalan söylemeleri. Onun için siyasetle uğraşanlar, Batılıların verdikleri hiçbir söze sonuç alınıncaya kadar güvenmemeleri lâzım. İnsanın gözüne baka baka yalan söylüyorlar.

“AMERİKALILAR 100 MİLYON KIZILDERİLİ’Yİ ÖLDÜRMÜŞ”

Kızılderililerin mücadelesi 1886’da bitiyor. İlk biyolojik silahı (çiçek mikrobu bulaştırılan battaniyeler) Kızılderililere uygulayan Amerikalılar 100 milyon Kızılderili’yi öldürmüşler. Roger Garaudy’in Medeniyetler Diyaloğu kitabında “100 milyonu aşkın Amerika Yerlisinin öldürüldüğünü Dünyada en büyük soykırım suçlusunun ABD olduğunu” yazmaktadır. Son zamanlarda Kızılderililer, alkol ve uyuşturucudan kurtulup okullarda okuyarak eğitimli bir kadro yetişiyor. Aktivist, yazar, sanatçı yetişerek 2000’li yıllarda haklarını geri almaya başladılar. Kimisi tazminat kimisi toprak alıyor.”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.