1. YAZARLAR

  2. Uğur Özteke

  3. AYKUT HOCA, SADECE “SPOR ADAMI” DEĞİL DEMİŞTİM!!!
Uğur Özteke

Uğur Özteke

Yazarın Tüm Yazıları >

AYKUT HOCA, SADECE “SPOR ADAMI” DEĞİL DEMİŞTİM!!!

A+A-

Bugün gerginlik filan yok. Öyle gaza gelmek ise hiç yok. Bugün güzel ve sakin şeyler yazmak istiyorum. Onun için de ne olursunuz siz siz olun bizi germeyin.

Gelin önce günümüze şükretmek için aza kanaat etmek için hepimiz için geçerli olan ve aklımızda kalması da kolay bir kıssayı bugün hep birlikte okuyarak yazımıza başlayalım.

“BAL, KARINCANIN SONU OLDU!

Aza kanaat etmeyenlerin sonunun ne olabileceğini ortaya koyan, ibretlik bir kıssa.

Bal ve Karınca…

Bir gün yere bir damla bal düştü.

Küçük bir karınca geldi balın tadına baktı ve gitti.

Bal hoşuna gitmişti.

Bir zaman sonra tekrar geldi, biraz daha yedi.

Gitmek istedi ama bal lezzetli gelmişti.

Bir türlü bırakamadı.

Kendini balın lezzetine kaptırdı ve bal damlasının içine girdi.

Ancak çıkmak isteyince buna gücü yetmedi

Debelendikçe daha da battı ve balın içinde can verdi.

Karınca biraz bal ile yetinseydi elbette ölmeyecekti.

Hikmet ehli der ki…

Dünya büyük bir bal damlasıdır.

Kim ondan yetecek kadarıyla iktifa ederse kurtulur.

Kim de ona dalarsa, karınca misali battıkça batar ve helak olur…”

……………….

 

Şimdi bu satıra kadar diyeceksiniz ki Konyaspor’la, Aykut Kocaman ile aza kanaat ile bunun ne alakası var.

Durun kızmaca yok, biraz sabır.

Konu Konyaspor ise izninizle önce şuradan başlayalım;

KONYASPOR kulübünün gerçek sahibi Konyaspor’a gönül veren, “Ben Konyasporluyum” diyen sporseverlerdir.

Yani sporseverler, taraftarlar HANCIdır.

Yönetimler, teknik adamlar, futbolcularımızda bu hanın yolcularıdırlar.

Yani bizler hancıyız.

 

………………….

 

Geçtiğimiz hafta 8-9 gazeteci dostumuzla teknik direktör Aykut Hoca ile Konyaspor’un Kayacık tesislerinde birlikte olduk. Aykut Hoca her zaman ki gibi bildiğimiz Aykut Hoca idi.

Bakın maçlarda alınan sonuçlar ne olursa olsun, Aykut Kocaman benim için özel ve ayrı bir kişiliktir.

Aykut Hoca’ya gelmeden Başkan Hilmi Kulluk ve Yönetim Kurulu Üyelerine Konyaspor’un Kayacık Tesisleri için çok çok teşekkür etmek istiyorum. Vay be Konyaspor’un nasıl bir tesisi varmış da bizim haberimiz yokmuş.

Bence bu tesis kulüpteki görevli arkadaşlarımız tarafından yazılı basın için sayfa sayfa, ekranlar için dakikalarca çekimleri yapılarak kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

Yemin ediyorum size Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın sosyal tesislerini bire bir gezmiş bir gazeteci olarak Konyaspor’un Kayacık Tesisleri ile gurur duydum. Kendimi çok farklı bir ortamda hissettim. Konyaspor formasını giyen bırakın Türk futbolcularımızı, Bosnalı, Ugandalı, Gürcistanlı futbolcularımızın asla bana geldikleri ülkelerin kulüplerinden sonra bize dudak bükme şanslarının dahi olmadığını gördüm.

Bizim kulübümüzün bu ülkelerin ve kulüplerinden hiçbir geri yanları olmadığı gibi fazlası var eksiği yok şekilde olmuş.

Dahası tesise göz atarken, gözümün önüne bir anda Zafer Çarşısı’nda bu şehrin ilk yürüyen merdivenleri ile çıktığımız İDMANYURDU kulübü geldi.

……………..

 

Şimdi gelelim Aykut Hoca için bugün yazacağımız farklı yönüne.

Baylar bayanlar;

Sezon başlamadan bu köşede yazdığım bir iki Konyaspor yazısını lütfen tekrar okur musunuz?           

Hilmi Kulluk ve yönetiminden, Aykut Hoca ve teknik heyetten bu sezon için hiçbir sportif başarı beklemediğimi, bu takımın asla düşme potasında olmayacağını ama kulübün yani Konyaspor’un geleceği için en büyük başarının sportif başarı değil, ekonomik başarı olduğunu yazmıştım.

Yani, yani ülkeyi yönetenlerin “Ülkede kriz mriz yok” diye demeçler verdikleri günlerde Türk futbolunun ekonomik olarak battığını dahası kulüplerin ve federasyonların tükenme noktasına geldiğine dikkat çekmek istemiştik.

Ve geçen hafta Aykut Hoca kendi hesabına göre ligi, kaçan puanları kaybedilen maçları ve önümüzdeki kritik haftaların değerlendirmesini yaptı. Hocanın hesabına saygı duyuyorum. Zaten bunların büyük bir kısmını da o gün o görüşmede olan arkadaşlarım sosyal medya paylaşımlarında ve kendi gazetelerinde, televizyonlarında dile getirdiler. Biz de PUSULA gazetesinde hocanın açıklamalarından pasajlar sunduk.

Ama yine bir şey göz ardı ediliyordu, Aykut Hoca’nın net ve acı çekerek düne dönüp gelecek adına dikkat çektiği sportif yönden önce ekonomik yönden iyi yönetilmeyerek futbolda batan bir dönemin anlı şanlı tarihi kulüplerine…

Aykut Hoca içi sızlayarak da olsa formasını giydiği teknik adamlığını yaptığı bir İstanbulspor’un, bir Sakaryaspor’un, bir Kocaelispor’un, bir Mersin İdmanyurdu’nun… Bugün nerelerde olduklarını, kendisinin yüzüne karşı “Şu oyuncuyu neden oynattın?”, “Bu oyuncuyu neden sattın?” diye soran dostlarıma bu kez hoca soruyordu.

(Bu kulüplere daha nice kulüpleri takımlarımızı ekleyebiliriz değil mi?)

Bence de artık daha akıllı, zeki ve yukarıdan konulara bakarak “Şu maç”, “Bu oyuncular” demenin yerine Konyaspor bir sezon sonra, 10 sezon sonra inşallah 100 sezon sonra bu ligde nasıl ayakta kalabilir? Onun hesabı yapılmalı.

Aykut Hoca çok doğru bir yerde duruyor…

İşte benim gönlümde Aykut Hoca’yı diğer yerli ve yabancı teknik adamlardan ayıran en büyük özelliği de budur.

Ne yazık ki ülke insanları olarak hep tribünlere oynadığı için iyi niyetli fedakâr tertemiz Konyaspor taraftarı haklı olarak hep başarı hep galibiyet ister ve de isteyecektir. Taraftarlığın da ruhu budur. Taraftar galibiyetle, golle, mücadele ile nefes alır ve verir.

Ama bakın ben bugünlük yazımızı noktalarken Aykut Hoca’yı başarılı bir teknik adam olarak değil futbolu ekonomisi, felsefesi ile çok ayrı bir yere en üst yere koyuyorum.   

Allah seni mahcup etmesin Aykut Hoca.

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Başarılı bir işbirliğinin dört anahtarı; güven, saygı, sadakat ve iletişim.

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Otobüs duraklarında başta dolmuşlar olmak üzere otomobil sürücüleri de araçları ile durmadıkları zaman daha iyi ADAM oluruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

12 Yorum