1. YAZARLAR

  2. Uğur Özteke

  3. BİR HANIMEFENDİ, BİR BEYEFENDİ VE BİR ASİL ADAM…
Uğur Özteke

Uğur Özteke

Yazarın Tüm Yazıları >

BİR HANIMEFENDİ, BİR BEYEFENDİ VE BİR ASİL ADAM…

A+A-

Dün sonbahar soğuk yüzünü gösterdi değil mi? Allah sizi inandırsın havanın biraz soğuması sabah saatlerinde şehrin trafiğinden yaya trafiğine kadar hemen kendini hissettirdi. Bu şehri tanımak, bu şehrin insanını çözmek asla mümkün değildir.

Bugün yine gündemimizde birbirinden farklı ve fazlası ile yazılması gerekenler var. İzninizle hemen başlayalım.

HUZUR BAHÇELERİNE UĞUR

BAŞKANIN HASSASİYETİ

Aslında geçtiğimiz haftadan buyana Huzur Bahçeleri sakinlerinin inanılmaz bir huzursuzluğu ve tedirginliği vardı. Bu insanlar öfkeleri ile herkese kızıyorlardı. Bunların başında da biz basın mensupları geliyordu. Bunu da normal karşılıyordum. Çünkü herkes sokağa kendi penceresinden baktığı için kendi açısından durumu görür.

Neyse bu konuyu en sonunda biz de köşemize taşımıştık.

Sağ olsunlar Allah razı olsun dün bize Büyükşehir Belediyesinden bu konu ile ilgili nihai karar geldi. Başkan Uğur İbrahim Altay gelişmeleri, serzenişleri ve bu durumu baştan sona izliyormuş. Ve başkan bu konuda nihai kararı vermiş.

Burada bahçeyi işleme süresi 4 yıl olarak belirlenmiş.

Yani bir yıl önce bahçe sahibi olmuş iseniz daha 3 yıl daha buradasınız.

Ve bu iş iki yılda yeniden hesaplanacakmış. Ayrıca bizi Büyükşehir’den bilgilendiren dostumuz engelli kontenjanının zaten olduğunu ve bu durumun suiistimal edilmemesi gerektiğinin de altını çiziyordu.

Tabii şunu da unutmamak ve göz ardı etmemek lazım. Şimdi diyelim ki buradan 400 vatandaşımız faydalanıyor. Ancak sırada bekleyen 4 bin kişi varmış. Bunun adaleti nasıl sağlanacak?

Huzur Bahçelerinden faydalanan vatandaşlarımız adına Uğur Başkan’a hassasiyetlerinden dolayı teşekkür ederiz.

KONYASPOR MAÇINI İZLEYEMEYEN

LİSE ÖĞRENCİLERİNİN MAĞDURİYETİ

Hilmi Kulluk Başkanlığındaki Konyaspor yönetimi bu sezon öğrencilerin Konyaspor maçını tribünden izleyebilmeleri ve Konyaspor aşkının sevdasının güçlenmesi için Milli Eğitim Müdürlüğü ile yapmış olduğu sosyal projeyi yürekten destekliyorum. Ve Konyaspor yöneticilerini de takdir ediyorum.

Ancak Konyaspor-Malatyaspor maçı oynanırken bize kötü bir haber ulaştı.

Şöyle ki; Kulüpten Konya Lisesinden Konyaspor-Malatya maçı için passoligi olan öğrencilere ücretsiz bilet göndermek için isim listesi ve bu öğrencilerin TC numaraları filan istenmiş. Ve bu şanslı öğrencilerin cep telefonlarına da bilet yerini bildiren mesajlar gelmiş.

Ancak öğrenciler maçı izlemek için maça gittiklerinde tanımsız kart denilerek maça alınmamışlar dolayısıyla müsabakaya girememişler.  

Hadi diyelim ki buraya kadar teknik bir sorun. Ama bizi arayan anaların babaların endişesi gerçekten yüzde yüz haklı ve korkutucu bir durumdu.

Maça girecekler diye tribünlere kadar çocuklarını getiren veliler, 6 kız toplam 24 öğrenci o saatte o karanlıkta oracıkta kalmışlar. Allah korusun bu çocukların başına bir şey gelseydi bunun sorumlusu kim olurdu?

Buradan kimseyi eleştirmiyoruz ama testi kırılmadan da uyaralım istedik.

KONYASPOR DEMİŞKEN

SERKAN İÇİN FARKLI GÖRÜŞLER VAR

Konyaspor-Malatya maçını izleyenler bence en şanslı sporseverler arasına girdiler. Çünkü ölünceye kadar maç seyretsek herhalde böyle bir pozisyonu 16.saniyede ve böyle bir doksan dakikayı asla izleme şansını bulamayacaklardır.    

Mesela ben de aklım erdi ereli maç seyredeyim. Öyle mesleğimiz gereği gazetecilik için filan maç seyretmedik. Çocukken rahmetli büyükbabam elimden tutar Konyaspor ve İdmanyurdu maçlarına götürürdü.

Ama bugün unutamadığın bir maç deseniz bir tanesi hemen Şampiyonlar liginde Roma’da oynanan Roma-Bayern Münih maçı derim. Bu maçı Alman ekibi deplasmanda 7-1 kazanmıştı. Ama o tribünleri İtalyan ve Alman sporseverleri ve çok çok farklı atmosferi herhalde ömrüm boyunca bir daha göremem.

O yüzden de dün Konya olarak kaybetsek de diğer oyuncuların maçı kazanma isteğinden tutun tribünlere kadar her şey unutulmazlar sayfasına giriyordu.

Bende kaleci Serkan’ın durumunun bir trafik kazası ve olabilecek bir hata olduğunu dahası Serkan’ın bugüne kadar ki performansından dolayı su götürür olduğunu düşünüyorum. Zaten tribünler de bu görüşteydi.

Ancak bu duruma asla katılmayan okurlarımız da vardı.

Bakın Antalya’daki fanatik Konyasporlu kardeşimiz Okan maçtan sonra görüşünü bizimle paylaşıyor ve Aykut Hoca’ya yazıyordu;

“İnstagram Konyaspor sayfasında Aykut Hoca’nın maç analizine cevaptır…

Sevgili Uğurcuğum... Yine Konya semalarında spor anlamında rehavet yaşanması sıkıcı... Neler oluyor..?

Sevgili Aykut hocam, futbolun hata oyunu olduğu yadsınamaz gerçektir. Anadolu şehirlerinin takımları başarılı olduklarında, galip geldiklerinde, birde her takımın korkulu rüyası olduğunda şehir, futbol taraftarı ve de fanatik spor taraftarı o hafta mutlu olur. Hayat şartları, işsizlik, maddi sıkıntıların unutulmasına geçici de olsa bir nebze moral oluyor. Ve övünç gurur vermesi takımının üst sıralarda, Avrupa kupalarına katılması hele birde kupa alması değme gitsin.

Bir dedenin torununun olması, bir babanın çocuğunun olması kadar büyük sevinçtir.

Anadolu insanın tek lüksü futbol ve de başarılı bir takıma sahip olmasıdır. Bu duyguları siz bizden daha iyi bilirsiniz sevgili Aykut hocam.

Öğrencilerinize mağlup olunan haftanın sonunda, o takım taraftarının 1 haftasının zehir olduğunu lütfen her antrenman sonu işleyin olur mu?

Umut çok farklı saygı duyulması gereken bir duygudur. Konyalı pazar günü güzel kaliteli pilav yiyecek… Bir de Konyaspor galip gelecek... Konyaspor mağlup oldu mu her evde matem vardır. Olan çoluk çocuğa oluyor, evdeki eşlere oluyor. Evin erkeği agresif ve öfkeli sinirli oluyor. Sizin nezdinizde talebelerinizin buna asgari azami dikkat etmelerini rica ediyorum. Konyaspor taraftarının biraz daha diğer taraftarlardan hassasiyeti vardır. Size şehre ilk geldiğinizde yöneticiler söylememiştirler...

Konya’nın Konyalının iki lüksü vardır,

1-Konyaspor devamlı başarılı olacak..

2-Düğün pilavlarının etleri bol olacak...

Sizden ricam hocam Antalya’nın Kadıköy’de Fener’i 2 hafta önce yendiği gibi siz de önümüzdeki hafta Konyaspor’un Fener’i Kadıköy’de yenmesini sağlayın. Hem affettirin, hem de hafta sonu evlerde gerginlik yaşanmasın eşler ve çocuklar yüzleri gülüp mutlu olsunlar babalarıyla. Antalya’dan selam ve saygılarımla. Okan Şenkal”

…………….

Dedik ya yufka yürekler affetse de işin sonu para yani olmazsa olmaz olan para olunca daha farklı düşünen okurlarımızda vardı. Bakın bir okurumuz sabah gün doğarken şöyle yazıyordu;   

“Ne demek futbolda hata vardır. Adam milyon milyon para kazanıyor sonra 20. saniyede elle oynayıp takımı 10 kişi bırakıyor. Seyirci kredin var diyor. Yönetici kredin var diyor. Peki kredin var diyenler, onca çuvalla parayı cepten ödeyecek olsalar “yine kredin var” derler miydi?

Bu kadar para alan bir adamın böyle bir hata yapma kredisi olamaz.”

…………..

Evet krediyi veren ya da vermeyenler böyle idi. Ama biz tekrar diyoruz ki sonu bizim için hazin ve acı da olsa bu maçı seyredenler ömürleri boyunca unutamayacakları bir maç seyrettikleri için şanslıydılar.

REİS’İN HER DEDİĞİNE

İNANIYORUM AMA 

BUNA İNANAMIYORUM

Dün bu satırları yazmaya çalışırken bir dostumuzla çayımızı yudumluyor sohbet ediyor diğer yandan da Sayın Cumhurbaşkanımızın Soçi’ye hareket etmeden basın mensuplarına yaptığı açıklamayı seyrediyorduk. Bir ara Reis, ülkemize gelen Suriyelilere bugüne kadar 40 milyar doların üzerinde para harcandığını (Ben işin hiç para yönünü düşünmedim) Suriye’de çatışmalar bittiği zaman ülkemizdeki milyonlarca Suriyelinin gönüllü olarak kendi ülkelerine döneceğini deyiverdi.

Açık söyleyeyim

Bir; ben yerel bir gazeteciyim. Boyumun ne kadar olduğunu bilirim. (Haddimi bilirim)

İki; Türkiye meseleleri bizim boyumuzu aşar. Büyüklerimizin dediklerine evet ya da hayır, doğru ya da yanlış deme gibi asla bir hadsizliğimiz olamaz.

Üç; Sayın Cumhurbaşkanımızın iyi niyetinden, projelerinden, hayallerinden en ufak bir şüphem yok.

Dört; Her evde bazen eşin bazen çocukların duygusal yaklaşımları evin reislerini zor durumda bırakır. Bu duygusallık her evde olduğu gibi büyüklerimizin de evlerinde olabilir. Ama bugün için Reis’ten ve Reis’in yaptıkları ile yapacaklarından iyi niyet bazında hiçbir şüphem yok.

Yalnızzzzz dün Sayın Cumhurbaşkanımızı dinlerken kulaklarımla duyduğum inanamadığım ve hiç inanmayacağım küçük bir detay var. Sizler de bana inanmıyorsanız bugün ajansların geçtikleri haberleri birlikte okuyalım, takip edelim. İnşallah yanlış duymuşumdur. Ama biz o anda odada üç kişi idik.

Sayın Cumhurbaşkanım Suriye’de değil ateşkes ve huzur olması balon dahi patlamayacak olsa Türkiye’ye gelen milyonlarca Suriyeli asla ama asla gönüllü ya da gönülsüz o topraklara dönmezler. Niye dönsünler ki onlar belki bizden daha akıllılar. Böylesine cennet bir vatan bırakılır da Suriye’ye dönülür mü?

Sayın Cumhurbaşkanım her gün bu şehrin sokaklarında dolaşan Suriyelileri de gözlemleyen dahası onlarla uzun vadeli olarak konuşan, sohbet eden küçük, yerel bir gazeteci olarak bu görüşünüze bu dediklerinize katılamadığım için, inanamadığım için sizlerden çok çok özür dilerim. Ah keşke dediğiniz gibi olsa. İnşallah da olur.

GELELİM ÜÇ GÜZEL İNSANA

21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü imiş. Vallahi bunu pazartesi günü öğrendik. Tabii bizlerin bir de 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü var. Sonra 24 Temmuz Basın Bayramı günü var.

Nasıl ama hiç kimsenin güvenmediği yeri geldi mi aşağıladığı, bazı patronların çok kızdığı zaman “atarım seni karşı inşaattan birini getirir senin yaptığın işin daha iyisini yaptırırım” dediği, hatta yine birilerinin ağzını burnunu kırıp dövdüğü biz gazetecilere, büyüklerimiz bir yıl da 3 gün üç bayram gününü uygun görmüşler. Nasıl güzel mi? Yoksa çirkin mi? Siz bu duruma nasıl bakıyorsunuz bilmiyorum ama biz basın mensuplarının yılda üç tane bayramı varmış.

Bunu geçtik.

Önceki gün Dünya Gazeteciler Günü diye çok sayıda mail, mesaj geldi. Özellikle de okurlarımızdan. Amma velakin şahsen beni etkileyen mutlu eden ve oturduğu yerden mesaj mail atmak yerine ALO deme nezaketinde bulunan üç kişiye bende buradan teşekkür etmek istiyorum.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Milletvekili Dr. Leyla Şahin Usta Hanımefendi aradı hal hatır sordu ve günümüzü kutladı.

İyi Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Oğuz Şimşek Bey aynı şekilde günümüzü kutladı.

Ve Konya’nın iş dünyasından, yerel siyasetinden, belediye başkanlığı da yapmış başarılı örnek bürokratı Sayın Zeki Sayıcı abimiz aradı ve günümüzü kutladı.

Konya dışında oldukları halde bizi arama zahmetinde bulunarak arayan hatırlayan bu üç güzel insana da nezaketlerinden dolayı teşekkür eder saygılar sunarım.

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

İyilik yapmak için tanımak gerekmez

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Madden ve manen kendimizden daha zor durumdaki insanlara saygı gösterip empati yapabildiğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

12 Yorum