Süleyman Sayan

Süleyman Sayan

ÇOK ÇEKTİK ÇOK

ÇOK ÇEKTİK ÇOK

Evet yazımızın başlığı gibi bu sezon çok çektik neyse ki Sergen ve ekibi geldi de yeniden tek vücut olup ligde kalmayı garantiledik. Sergen Yalçın döneminde çıktığı 9 maçtan ikisini kaybedip üçünde berabere kalıp 4 galibiyet elde eden takımımız 15 puan toplayıp umudunu kendi elinden başka takımlara verse de son nefese kadar direneceklerini gösterdiler. Bu arada Adana ve Eskişehir'den Konyaspor'a destek vermek için kilometrelerce yol gelen Eskişehirli ve Adanalı kardeşlere teşekkür etmemek olmaz. İyi ki varsınız.  

Göztepe maçı ile taktik, teknik, analiz vs hepsini bir kenara bırakıp şunu demek istiyorum.  Hedefi olmayan bir takımın bu kadar mücadele etmesi elbette Türk futbolu adına gururlandırıcı ama şunu da özellikle belirtmek isterim ki oyunu soğutup çirkeflik yapıp rakip futbolculara ve tribüne oynamaları kabul edilemez. Bir şehrin kaderi ile bu kadar oynanamaz.

Gelelim her fırsatta gördüğümü çalarım diyen Ümit Öztürk’e çalma kardeşim demek ki görmüyorsun. As düdüğünü bir köşede maçlarını izle kendi yaptığın hataları unut hakemleri eleştir. 5 yıl sonra hakem hocası olur milletin akıl aldığı adam olursun.

Konyaspor maçını izledikten sonra evime geldiğimde Gençlerbirliği’nin küme düşmemesi gerektiğini artık takımların Avrupa’da hem yirmi takımdan oluştuğunu tartışır olduklarını gördüm. İşte ülke futbolunun geldiği durum bu. Güler misin ağlar mısın?

Tekrar maça dönecek olursak, Türkiye Kupası’nı Fenerbahçe kazansa UEFA şansı olsa Göztepe’nin sadece alkışlayacağım ama yok. Türkiye’de bir camianın taraftarıyla yönetimiyle takımıyla bu kadar ortak provoke görmemiştim. İzmir’e gidenler aynı durumdan nasibini aldığını söylüyordu, lakin orada olmadığımdan bu konu hakkında bir şey diyemeyeceğim.

Siz hiç hedefi olmayan bir takımın yedek kulübesinden sürekli oyunu durdurmak için sahaya top atıldığını, rakip oyunculara kart yedirmek için çaba gösteren, oyuncuları kışkırtan, tribüne oynayan bir takım gördünüz mü? Ben ilk kez görüyorum.

Bir de kaleci durumu var. Sen ki Avrupa ligi kupasını kaldırmış adamsın, yaşın dayanmış kırka çocuk gibi hareketler sana yakışıyor mu? Tribüne oynamak neyse çok uzatmanın kimseye faydası yok.

Gelelim bu hafta yazımı geç yazmama neden olan bizim için hayati önem taşıyan Osmanlı-Beşiktaş maçına yüreklerimiz ağzımıza gelse de eksik kadro ile Beşiktaş önce bize adeta soğuk duş aldırdı, ardından maçı almasını bildi. Beşiktaş birçok taraftarı memnun olmasa da kendisi için kazandı ancak bu 3 puan Beşiktaş’tan çok bize yaradı. Osmanlı gol attığında sevinen bazı taraftarlarına inat, kendilerine bir teşekkür etmeden geçemeyeceğim.

Şimdi bir de yönetim olayımız var, devre arası güzel işlere imza atanlar olsa da, içlerinde çok kıymet verdiğimiz insanlar olsa da, onlar üzerine alınmasın. Bu kulüpten artık, kuzgunlar gibi bir parça daha koparmak isteyen bu kişilerinde bir an önce pılını pırtını toplayıp, defolup gitmesi gerekiyor. 

Küme düşmemeyi garantiledik diye birçok şeyi es geçemeyiz. Eğer ki düşmüş olsaydık şu an Ziya Doğan ve Yılmaz Vural yönetimindeki battığımız sezondan bir farkımız kalmayacaktı. Sayenizde tutmadığımız takım kalmadı. Neyse ki, oyuncularımızın gücü, taraftarımızın tutkusu, Allah’ın yardımı ile ligde kaldık.

Şimdi ne yapacağız, yönetimi temizledikten sonra, sıra hoca ile anlaşmaya ve yeni takımı kurmaya kalıyor, bizi şu durumdan çıkardığı için ve takımımızın zor gününde elini taşın altına koyduğu için Sergen Yalçın ile sözleşme yenilemek gerektiğini düşünüyorum. Bazılarınız belki kızabilir ama Fofana gibi futbol zekası olmayan, Eze gibi alt ligde kiralık olarak bile forma şansı bulamayan ve yerli olup da takıma gölge etmekten başka ihsanı olmayan oyunculardan kulübü temizlemek sanırım çok doğru olacaktır.

Sonuç olarak; Lig bizim için bitti ama gelecek sezon aynı durumlara düşmemek için alınabilecek önlemleri kendimce küçük satırlara sığdırmaya gayret ettim. Sezon değerlendirmesini Fenerbahçe maçından sonra yapmak en doğru olanı olacaktır. Şu kadarını söyleyeyim hiçbir zaman düşeceğimizi düşünmedim.

Günün sözü; Başarılı olmak ve yükselmek sırf gayretin meyvesidir, gayret ise iradenin ifadesidir. Lakin yukarıdan ambara istediğin kadar çuval boşalt, eğer fare ambarı altından delmişse, gayretin nafiledir.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Süleyman Sayan Arşivi
SON YAZILAR