Kovid 19’un yeni varyantı EG.5 (Eris) ile ilgili "Bilim Kurulu" üyelerinden açıklama

Kovid 19’un yeni varyantı EG.5 (Eris) ile ilgili "Bilim Kurulu" üyelerinden açıklama
İngiltere'de ortaya çıkan Kovid-19'un yeni varyantı EG.5 (Eris) virüsü dünyada bazı ülkelerde yayılmaya ve paniğe neden olmaya başlarken, Bilim Kurulu üyeleri Prof. Dr. Tevfik Özlü, Prof. Dr. Alper Şener Türkiye için durumu değerlendirdi

İngiltere'de ortaya çıkan Kovid-19'un yeni varyantı EG.5 (Eris) virüsü dünyada bazı ülkelerde yayılmaya ve paniğe neden olmaya başlarken, Koranavirüs Bilim Kurulu üyesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, Kovid-19 pandemisinin bittiğini ancak virüsün yok olmadığını belirterek "Eskiden olduğu gibi yasaklar kısıtlamalar, geri dönecek diye bir korkumuz olmasın. Bunların tekrar 2020'de 2021'de olduğu gibi bir kaosa dönüşme olasılığı şu an için söz konusu değil" dedi.

VİRÜS BİZİMLE BERABER YAŞAMAYI ÖĞRENDİ

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Tevfik Özlü, geçirdiğimiz pandemi süresince Korana virüsün çok sayıda mutasyon geçirdiğine dikkat çekti. Özlü, "Kovid-19 pandemisi bitti ama virüs yok olmadı virüs yaşamaya bulaşmaya devam ediyor. Hala Kovid hastaları görülüyor. Geçirdiğimiz bu süre içerisinde virüs çok mutasyonlar geçirdi, değişik varyantlar oluştu ve virüs bizimle yaşamayı öğrendi. Bizi ağır hasta etmeden bizi öldürmeden virüs bizimle beraber yaşamayı öğrendi. Biz de virüsle beraber yaşamayı öğrendik. Çünkü ya hastalığı geçirerek ya da virüse karşı aşılanarak bağışıklılığımızı sağlamış olduk. Dolayısıyla artık eskisi gibi ağır bir hastalık tablosu ölümcül bir hastalık tablosu çok gözükmüyor çok nadir olarak görülüyor. Pandemi dönemlerindeki dikkatimiz şu anda yok çünkü normal sıradan döngüsel bir hastalık haline gelmiş durumda. Solunum yolu virüsleri her sene Eylül aylarında yükselmeye başlarlar. Ekim, Kasım, Aralık, Ocak, Şubat gibi artar Mart-Nisan gibi de tekrar azalır. Böyle döngüsel bir süreç var. Kovid-19 diğer virüsleri gibi soğuk algınlığı virüsleri gibi bu döngüde devam edecekmiş gibi duruyor" diye konuştu.

"EG.5 VARYANTININ DAHA AĞIR BİR HASTALIK DAHA ÖLÜMCÜL BİR HASTALIK YAPTIĞINA DAİR BİLGİ SAHİBİ DEĞİLİZ"

EG.5 varyantının daha ağır bir hastalık, daha ölümcül bir hastalık yaptığına dair bilgi sahibi olmadıklarını kaydeden Özlü, "Şu an itibariyle dünyada vaka sayıları ve ölüm sayıları oldukça düşük. Son zamanlarda bazı ülkelerde yeni varyanta bağlı olarak vaka sayılarında artışlar ya da hastane yatışlarda artışlar rapor edilmeye başlandı. Ancak henüz biz yeni varyantın da EG.5 varyantının da daha ağır bir hastalık daha ölümcül bir hastalık yaptığına dair bilgi sahibi değiliz. Mevcut Kovid-19 hastaları arasında bu varyantın saptana bilirliği artıyor yani daha sık görülmeye başlandı. Bu da virüsün değişimle birlikte bir avantaj yakaladığını gösteriyor. Belki bir miktar bağışlılıktan kendini kurtarıyor özellikle hücreye yapışma özelliği arttığını görüyoruz. O açıdan şu anda Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) de bu virüsü izleme altında tutuyor, gözetim altında tutuyor. Artık şu anda pek çok ülke DSÖ'ye Covid-19'la ilgili düzenli veri göndermiyor. O bakımdan vaka sayıları ölüm sayıları pandemideki gibi sağlıklı değil. Onun için dikkatli olmakta fayda var" şeklinde konuştu.

"2020, 2021'DE OLDUĞU GİBİ BİR KAOSA DÖNÜŞME OLASILIĞI ŞU AN İÇİN SÖZ KONUSU DEĞİL"

Yeni varyantın 2020-2021 yıllarındaki gibi bir kaosa dönüşme olasılığının bulunmadığını ifade eden Özlü, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

"Son zamanlarda Avrupa'da da, Amerika'da da vakaların önemli bir kısmını bu yeni varyantın oluşturduğunu görüyoruz. İngiltere'de, İsrail'de yeni bir varyant daha ortaya çıktı yani bunlar hep oluyor olacak ama bunların tekrar eskiden 2020'de 2021'de olduğu gibi bir kaosa dönüşme olasılığı şu an için söz konusu değil. Böyle bir korku böyle bir panik yok onun için eskiden olduğu gibi yasaklar kısıtlamalar, geri dönecek diye bir kokumuz olmasın. Dikkatli olmakta fayda var. Özellikle yaşlı kronik hastalığı olanların sadece Covid-19 için değil ama diğer solunum yoluyla bulaşan virüsler için de kendilerini korumaları lazım. Özellikle, güz ve kış aylarında salgınların artacağını dikkate alarak topluma çok karışmamak hijyene dikkat etmek temiz hava solumak kalabalıklara girmemek maskeyi gerekli ortamlarda kullanmak gibi tedbirler her zaman için risk grubu kişilere önerilir. Şu anda yeni varyantla ilgili korkular veya endişeler şu an için yersiz böyle bir durum şu anda gözükmüyor. Ama izlenmesi gereken bir süreç var, zaten sadece bu değil başka varyantlar da var şu anda izlem altında takip ediliyor. Virüsün daha ölümcül daha ağır bir hastalık yapıcı bir forma dönüştüğünü gösteren herhangi bir bilgi bulgu yok."

PROF. DR. ALPER ŞENER: "EYLÜL AYINDA VAKA SAYILARINDA ARTIŞ OLABİLİR"

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nda görevli Üyesi Prof. Dr. Alper Şener de, Omicron varyantının alt türevi olan Eris'in (EG.5.1), Avrupa Birliği ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletlerinde yaygın olarak görülmeye başladığını belirterek, “Türkiye’de ise bu süreç biraz daha uzayacak gibi görünüyor. Eylül ayı içerisinde belki 3’üncü, 4’üncü haftasından sonra karşı karşıya kalacağımız yada göreceğimiz vaka sayılarında artış olabilir” dedi.

Şener, dünya genelinde Kovid-19 vaka sayısında son üç aya göre yaklaşık yüzde 80 artış olduğunu belirtti.

Dünya Sağlık Örgütü'nün yakın takibe aldığı Eris varyantı vakalarına henüz Türkiye'de rastlanmadığını ifade eden Şener, "Türkiye için baktığımız zaman ise Türkiye'de henüz daha bu alt grup varyantla ilgili bir geri bildirim yok. Sahadaki kişisel gözlemimiz şu ki acil servise başvuru, test pozitifliyle, yoğun bakıma ve hastaneye yatan vakalarda Kovid-19 açısından bir artış yok." dedi.

Dünyada bazı ülkelerde tek tip aşılama yöntemi uygulanırken Türkiye'de Sağlık Bakanlığının "hibrit aşı" yöntemini belirlediğini dile getiren Şener, şunları kaydetti:

"Sağlık Bakanlığı tarafından Türkiye'de hibrit aşılama stratejisinin güdülmüş olması, vaka sayılarının tırmanışa bir engel olabilir çünkü şunu biliyoruz ki hibrit bağışıklığı dediğimiz mRNA aşıları ve inaktif aşıları Türkiye'nin korona aşısını birlikte kombine uygulamış olması daha iyi bir bağışıklık sağlıyor. Alt grup varyantlara karşı daha iyi bir koruma yelpazesi aldı. Kısmen de olsa bunu biliyoruz. İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri ise genelde tek tip aşılama yaptılar. mRNA aşılamalarını yaptılar. O ülkelerdeki tırmanışı ya da aşıdan kaçan varyantları buna bağlayabiliriz ama yorum yapmak için çok erken."

Şener, Türkiye'de okulların açılmasından sonraki süreçte büyük kentlerde Eris varyantının görülebileceğini ifade etti.

"SEMPTOM GÖRÜLEN VATANDAŞLARIMIZ PCR TESTİ YAPTIRMALI"

Eris varyantının da belirtilerinin Kovid-19 ile aynı olduğunu dile getiren Şener, şunları kaydetti:

"Şikayetler aynı; burun akıntısı, burun tıkanıklığı, eklem ağrısı, gözlerinin arkasındaki ağrı, kuru öksürük, halsizlik gibi. Bu dönemde altını çizmekte fayda var, bu semptomları olan vatandaşlarımız mutlaka Kovid-19 PCR testi yaptırmasında fayda var çünkü sessiz bir Kovid-19 pandemisiyle yaz döneminde karşı karşıya kalmış ya da kalıyor olabiliriz, gözümüzden kaçıyor olabilir."

ERİS VARYANTI

Dünya Sağlık Örgütü, 9 Ağustos'ta yayımladığı raporunda, daha önce "gözlem altındaki varyant" olan Omicron'un alt türevi Eris (EG.5.1) varyantının statüsünü, "izlenmesi gereken varyant" olarak değiştirmişti.

Mevcut kanıtlara dayanarak, Eris'in oluşturduğu halk sağlığı riski, diğer mevcut Kovid-19 varyantlarının riskine benzer şekilde "küresel düzeyde düşük" olarak değerlendirilmiş, Eris'in özelliklerine bağlı olarak küresel şekilde yayılabileceği ve vakalarda artışa neden olabileceği kaydedilmişti.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.