DEİZM ZOKASINI YUTMAYALIM-1

Zaman zaman “Zokayı Yutmak” deyimini kullansak da balıkçılıkla uğraşanların dışındakilerin “zoka” kelimesinin karşılığını bilmediklerini düşünüyorum. Kısaca zoka; büyük balıkları tutmakta kullanılan, küçük balık biçiminde ucu iğneli kurşun parçası yani tuzak, aldanmak.

İslam coğrafyasında Müslüman çocuklarını İslam’dan uzaklaştırmak için profesyonel misyonerlerin faaliyetlerini biliyoruz. Bunların gayesi Müslüman çocuklarını İslam’dan uzaklaştırarak dinsizleştirmektir.

Misyonerlerin kullandığı tuzaklarından biri olan DEİZM’e dikkat çekmeye çalışacağım. Maksadım, karınca kararınca sorunların çözümüne azda olsa katkı yapabilmedir.

Normal şartlar içerisinde insanımızın yaşadığı sorunların çözümüne herkes katkı yapması gerekirken üzülerek ifade etmeliyim ki çözümsüzlükten beslenen bir kesim var ki bırakınız katkı yapmayı engel olmaktadırlar.  Zaten böyle bir kesim olmasa birçok sorun kendiliğinden çözülürdü. Her neyse konumuza dönelim.

Yaşar Nuri Öztürk’ün ölmeden önce sürekli gündeme getirdiği ve hakkında kitap yazdığı DEİZM; tüm dinleri reddeden bir tanrının varlığına inanılan sapık bir anlayıştır. Bu inanışta peygamber, kitap, cennet, cehennem, melek şeytan, günah, sevap gibi kavramların hiç biri yoktur. Deizme inanlara DEİST denir.

Yaşar Nuri Öztürk, “Deistler, dinciliğin bütün kötülüklerine, rezilliklerine rağmen Allah’a inançlarını koruyan samimi mümin insanlardır. Tarihin en namuslu, en ahlâklı, en üretken adamlarıdır” diyor. Görüyorsunuz, adam deistleri samimi mü’minler olarak görecek kadar zıvanadan çıkmıştı.

Yaşar Nuri ölse de bu sapık anlayışı bilinçli olarak hoş göstermeye çalışanlar az değil. Ben bunlara bir şey demiyorum; çünkü bunların İslam’la zaten alakası yok. Ancak, bu güruhun dolduruşuna gelip “Zokayı Yutan” şuursuz Müslümanlara kızıyorum. Müslüman akıllı olmalı, tuzakları görmeli!

İslam’ın Müslümanların hayatına yansımalarındaki bir takım sorunlar, Ateizm ve Deizmle ilişkilendirilerek ortaya konulması sorunların çözümüne katkı yapmadığı gibi daha büyük zararlara yol açmaktadır. Müthiş bir algı operasyonu ile karşı karşıyayız. Ateist ve Deistleri hoş, hümanist; dindarlar ise sert, katı gibi gösterilmesine sık sık rastlıyoruz.

15 Temmuz Darbe girişimi sonrası yaşanan iftira ve karalama furyası bu algıya dolaylı da olsa hizmet etmiştir. Sosyal medyada bunlara sık sık rastlamaktayız. Bir Müslüman kendisine yapılan iftiraların kendilerini dindar olarak tanımlayanlar tarafından yapıldığını söyleyerek bu durumu anlatmak için Ateist ve Deistlerin insancıllığını öne çıkarıyor.

Yani niyeti Ateist ve Deistleri övmek olmasa bile farkına varmadan kara propagandaya alet oluyor. Bu durum, bir Müslüman için çok tehlikeli bir durumdur. Zaman zaman “Senin yaptığını gâvur bile yapmaz” sözü kullanılsa da Ateist ve Deisti övücü sözler buna benzemez, imana zarar verebilir.

Bazıları Deizmi, Ateizme göre daha makul göstermeye çalışsalar da ikisi de aynı şeydir. Deistler bir yaratıcıya inandıkları halde Ateistler ise hiçbir şekilde bir yaratıcıya inanmıyor denilse de her ikisi de küfürdür. Bu böyle biline, başka hiçbir şekilde açıklaması yok.

Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü öncülüğünde 03-04 Mart 2018 tarihlerinde düzenlenen “İmam Hatip Öğretmenleri Zirvesi ve Gençlik ve İnanç Çalıştayı” sorunların tespiti ve çözümüne yönelik çok değerli bir faaliyet olmakla birlikte Deist seviciler (bir kısmı Deist olabilir) çalıştayda tespit edilen sorunlardan “Deizm furyası İmam Hatip gençliği arasında da hızla yayılıyor” tespitine mal bulmuş mağribi nasılda sarıldılar, anlatılmaz.

İmam Hatip Okullarının bir takım sorunlarla karşı karşıya olduğunu kabul etmekle birlikte “Deizm furyası İmam Hatip gençliği arasında da hızla yayılıyor” değerlendirilmesini çok abartılı buluyorum. Eğer, ciddi ciddi Deizm yayılıyorsa burada sorun çocuklarda değil, meslek dersleri öğretmenlerindedir.

İmam Hatip Lisesinde okuyan öğrencilerde ameli bir takım sıkıntıların yaşanmasının kabul edilebilir bir tarafı olmakla birlikte Deizm gibi kitabı, peygamberi, cenneti ve cehennemi yok sayan bir inanca yönelmesi kabul edilemez. Onun için değerlendirme yapılırken çok hassas davranılarak gelişigüzel ifadelerden kaçınılmalı kötü niyetlilere malzeme verilmemelidir. 

İslam’a düşman olanlar, hükümete kızanlar; tatlı su muhafazakarları keyiften dört köşeler! Görünüşte üzülüyormuş gibi yapıyorlar ama seviniyorlar! Çünkü, her olumsuzluğu hükümeti yıpratmak için kullanıyorlar. “Deizm furyası İmam Hatip gençliği arasında da hızla yayılıyor” açıklamasını da bazı yazarlar bu amaçla kullanmışlardır.

Gelecek yazımda bu değerlendirmelere yer vereceğim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum