İslam İşbirliği Teşkilatı harekete geçmeli!

İslam İşbirliği Teşkilatı harekete geçmeli!

İşgalci terörist İsrail’in Filistinlileri hedef alan kanlı saldırıları devam ederken şehit sayıları her geçen gün artıyor. Prof. Dr. Caner Arabacı, İTT’nin İsrail’in anladığı dilden harekete geçmesi gerektiğini söyledi

İşgalci terörist İsrail’in Filistin’de Müslümanları hedef alan kanlı saldırıları devam ediyor. İsrail’in dünyanın gözü önünde uyguladığı terör ile ile ilgili değerlendirmelerde bulunan KTO Karatay Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Caner Arabacı, farklı ırktan ve inanıştan insanlara hayat hakkı tanımayan bir kafa yapısının dünyaya yansımasının görüldüğünü söyledi. Arabacı, “Filistin’e yapılanları geçici günlük bir mesele gibi değerlendiremeyiz. Yahudiler kendilerinden olmayanın öldürülmesi gerektiğini düşünüyor. ‘Filistinli ölmek için var Yahudi de onları öldürmek için var’ diyorlar. Onlara göre bu bölgede Yahudi olmayanın yaşamaması lazım. Bir İsrail gezisinde görmüştüm. Ayrımcılık o kadar çok sokağa yansıyor ki Yahudi olanla olmayanın evini çok kolay ayırt edebiliyorsunuz. Mesela Yahudilerin güneş enerjisi beyaz renk Müslümanların siyah renk yapılıyor. Yine araç plakaları da Yahudi ve Müslümanların farklı. Filistinlilerin etrafı 10 metre yüksekliğinde duvarla çevrili. Bu duvar dünyanın ayıbıdır. Berlin Utanç Duvarı yıkıldı ama ondan çok daha uzun, aşılmaz ve bütün Filistinlileri bölge olarak bölen bir duvar var. Yani bir açık hava hapishanesi içinde adeta tecrit ve yok etme çalışması uygulanıyor.” dedi.

BATININ DESTEĞİ İLE YOK EDİYORLAR

Kudüs’ün üç semavi dininde kutsalı olduğunu dile getiren Arabacı, “Kudüs tarih sırasıyla söylemek gerekirse Musevilik, İsevilik ve İslam’ın kutsal şehridir. Yahudiler kendilerine ait zannederek buradaki halka zulmetseler de asla öyle değildir. İsrail batının şartsız desteği ile öldürmeye ve yok etmeye bütün dünyanın gözünün önünde devam ediyor. Eritme çalışması özellikle İngiliz işgalinden bu yana her fırsatta devam ediyor. Mesela geriye doğru gittiğinizde İsrail başbakanları var. Bunların bir terör örgütünün lideri olduğunu görürsünüz. Yani İsrail’in başbakanları geçmişten günümüze eli kanlı insanlar. Çünkü ırkçı oldukları için Yahudi nüfusunun kolay çoğalmayacağını biliyorlar. O zaman Müslüman nüfusu öldürerek dengeyi sağlamaya çalışıyorlar. Bu bütün dünyanın gözü önünde 104 yıldır devam ediyor” dedi.

İSRAİL KINAMAYLA DURDURULABİLECEK BİR ÜLKE DEĞİL

Batının ve özellikle Amerika’nın ve İngiltere’nin İsrail’in arkasında durduğunu söyleyen Arabacı, “Mazlumların ahını en başta alan İsrail gibi görünse de ondan daha beter ah alan buna sessiz kalan ve şartsız destek vermeye devam eden ülkelerdir. Dünyanın bunu görmesi lazım. İsrail kınamayla durdurulabilecek bir ülke değil. Onlarca BM kararını şimdiye kadar uygulamamış bir devletten bahsediyoruz. Bu son katliamda da şehit edilen Filistinli sayısı 250 kişiye yaklaştı. Ramazan ayından beri yapılanlar çizmeyi aştı. BM’ye Amerika engel olduğu için kınama bile yapılamadı” diye konuştu.

ÜRDÜN KRALI ABDULLAH OLMASA İSRAİL KURULAMAZDI

Arap Dünyası hakkında da açıklamalarda bulunan Arabacı, “Arap dünyasının yönetim kademelerine baktığımız zaman İsrail’i kuran güçlerle İslam medeniyetinin düşmanlığı konusunda ortaklık görürüz. Diyelim ki Ürdün Kralı Abdullah olmasa İsrail kurulamazdı. 30’lu yıllardan itibaren Siyonist örgütün en önemli paralı destekçisi Kral Abdullah’tı. Arap dünyasının siyasi kadrosunda Filistin’e, Kudüs’e ihanetle harmanlanmış bir geçmiş var. Filistin’e saldırıların görünen yüzünde İsrail olsa da onu azdıran darbeci Sisi ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin desteği ve anlaşmaları var. İsrail’de bu yaklaşımdan güç alıyor” dedi.

ARAP BİRLİĞİ’NİN KOLTUK SORUNU VAR

Arabacı şöyle devam etti. “Arap Birliği’nin Kudüs diye bir sorunu olduğunu sanmıyorum. Arap Birliği’nin koltuk sorunu var. Kudüs’ü satan insanların devamı mahiyetinde bir kafa şu an Arap Birliği’ni oluşturan yönetimlerin tepesinde bulunuyor. Mesela Birleşik Arap Emirliklerine baktığınız zaman İsrail’i kuran iradenin okullarında okumuş yöneticiler görürsünüz. Onun için Kudüs sorunu Dünya’nın sorunu olmalıdır. Zulme seyirci olma zalimin kendisine musallat olmasını davet etme demektir. Mazlumun yanında yer almak lazım. Kudüs Yahudilerin malı değildir. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) bu konuda sesinin çıkması lazım. 57 civarında İslam devleti var. Birlikte hareket edebilirler. Fakat İTT’de bu konuda zayıf kaldı. Zulme seyirci olma Müslüman’a yakışır bir durum değil. Müslüman devletler İsrail’e yaptırıma varan bir sürecin, anladığı dilden olmak üzere başlatılması lazım. Çünkü İsrail sözden anlamaz, güçten anlar.” (Gülşen Çopur)

 

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.