Konya Havzası’ndaki göller yok oluşun eşiğinde!

Konya Havzası’ndaki göller yok oluşun eşiğinde!
 Editör
Konya Havzası’nda kuraklık ve yoğun yeraltı suyu kullanımı gölleri hızla küçültüyor. Çavuşçu Gölü tamamen kururken, Akşehir, Beyşehir ve Tuz Gölü’nde yaşanan dramatik çekilme, bölgenin ekosistemi için geri dönüşü zor bir tehlikeyi gözler önüne seriyor.

Konya’da kuraklığın en görünür ve aynı zamanda en kritik göstergelerinden biri de göller. Göller yalnızca yağış azlığına değil gölü besleyen yeraltı suyu akışlarına, havza içindeki sulama ve çekim baskısına, buharlaşmaya ve suyu tutan ekosistemlerin tahribatına birlikte tepki veriyor. Bu nedenle barajlarda görülen düşüş kısa vadeli bir depolama sorunu olarak okunabilirken, göllerdeki çekilme çoğu zaman daha uzun vadeli ve geri dönüşü daha zor bir kırılmaya işaret ediyor.

KONYANIN KURUYAN GÖLLERİ

ÇAVUŞÇU GÖLÜ

Konya'nın Ilgın ilçesinde bir dönem kuş cenneti olarak bilinen Çavuşçu Gölü tamamen kurudu. Gölün kurumasıyla birlikte tarım, yerel iklim ve kuş göç yolları üzerinde zincirleme etkiler yarattığı belirtiliyor.

avus.jpg

AKŞEHİR GÖLÜ

Akşehir Gölü'nde 2025 itibarıyla kuraklık etkileri belirginleşti. Tatlısu levreği, gümüş balığı, yengeç, kerevit, su kaplumbağası ve çok sayıda kuş türüne ev sahipliği yapan gölde su seviyesinin düşmesi, yalnızca kıyı çizgisinde bir geri çekilme değil; su derinliğinin azalmasıyla birlikte sıcaklık ve oksijen dengesinin bozulması anlamına geliyor. Isparta sınırları içerisindeki gölde çekilmeye eşlik eden yosunlaşma da bu baskının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

20250819aw520640-0.jpg

BEYŞEHİR GÖLÜ

Beyşehir Gölü'nde ise su, bazı noktalarda kıyıdan yaklaşık 300 metre çekildi. Bu veri, yağış yetersizliğiyle birlikte tarımsal sulama ve havza ölçeğindeki yoğun su kullanımının, göl kıyılarında dramatik değişimler yaratabildiğini gösteriyor.

tuz.jpg

TUZ GÖLÜ

Türkiye'nin en büyük ikinci gölü olan Tuz Gölü, kuraklığın ve plansızlığın etkisini gözler önüne seren bir başka örnek. Tuz Gölü son 90 yılda yüzde 85 oranında küçüldü.
1990'lı yılların başında su dolu alanı yaklaşık 93 bin hektar olan gölün sulak alanı yaklaşık 9 bin hektara kadar düştü. Bölgedeki 15 bini kaçak, 5 bini ruhsatlı olmak üzere toplam 20 bin su kuyusu, göl üzerindeki baskıyı artıran temel unsurlar arasında gösteriliyor. Bu tablo, göllerdeki çekilmenin yalnızca yağışla değil, yeraltı suyu kullanımı ve havza yönetimiyle de doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.

Kaynak:Pusula Haber

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.