Konya’daki avukattan dikkat çeken teklif: Evlilikte sadakatsizliğe hapis yolu!

Konya’daki avukattan dikkat çeken teklif: Evlilikte sadakatsizliğe hapis yolu!
Konya’da Av. Burak Akkurt, evlilik birliğinde sadakat yükümlülüğünün ağır ihlallerinin ceza hukuku kapsamında da değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, hazırladığı TCK değişiklik teklifine ilişkin Pusula Gazetesi'ne özel açıklamalarda bulundu.

Konya’da Av. Burak Akkurt, evlilik birliğinde sadakat yükümlülüğünün ağır ihlallerinin ceza hukuku kapsamında da değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, hazırladığı TCK değişiklik teklifinin aile kurumunu korumayı ve eşler arasındaki güven ilişkisini güçlendirmeyi amaçladığını ifade etti. Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonu Başkanlığı’na sunulan öneride, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na “Evlilik Birliğinden Doğan Sadakat Yükümlülüğünün İhlali” başlıklı yeni bir madde eklenmesi talep edildi. Başvurunun, Avukat Burak Akkurt tarafından hazırlandığı belirtildi.

akkurt-001.jpg

EVLİLİK BİRLİĞİ VE SADAKAT YÜKÜMLÜLÜĞÜ VURGUSU

Başvuruda, Türk hukuk sisteminde evlilik birliğinin eşler arasında karşılıklı hak ve yükümlülükler doğuran özel bir hukuki ilişki olduğu ifade edildi. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 185. maddesine atıf yapılarak, eşlerin birlikte yaşama, birbirine sadık kalma ve yardımcı olma yükümlülüğünün açıkça düzenlendiği hatırlatıldı. Buna rağmen mevcut sistemde sadakat yükümlülüğünün ağır ihlallerinin çoğunlukla yalnızca boşanma hukuku kapsamında değerlendirildiği, ceza hukuku bakımından ise doğrudan bir yaptırım bulunmadığı ifade edildi.

“AİLE DÜZENİ VE TOPLUMSAL YAPI” GEREKÇESİ

Dilekçede evlilik birliğinin yalnızca özel hukuk ilişkisi olmadığı, aynı zamanda aile düzeni ve toplumsal yapının temelini oluşturan bir kurum olduğu vurgulandı. Bu nedenle, evlilik birliğinin temelini oluşturan güven, bağlılık ve sadakat yükümlülüğünün ağır ihlallerinin belirli şartlar altında ceza hukuku korumasına alınmasının gerekli olduğu savunuldu. Ayrıca düzenlemenin kapsamının sınırsız olmadığı, yalnızca evlilik birliğini ağır şekilde zedeleyen davranışların hedeflendiği ifade edildi.

images-1.jpg

TCK’YA EKLENMESİ ÖNERİLEN MADDE

Teklif kapsamında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na TCK 230/A numarasıyla yeni bir madde eklenmesi önerildi.
TCK MADDE 230/A – “Evlilik Birliğinden Doğan Sadakat Yükümlülüğünün İhlali”
Önerilen maddeye göre:

(1) Evli olduğu kişinin bilgisi ve rızası dışında sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışta bulunan kişi, diğer eşin şikâyeti üzerine 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması önerildi.

(2) Fiilin evlilik birliği devam ederken başka biriyle duygusal veya fiziksel yakınlık kurularak gerçekleştirilmesi hâlinde ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası alması önerildi.

(3) Sadakat ihlalinin eş dışında başka biriyle cinsel ilişki kurularak gerçekleşmesi hâlinde cezanın artırılması önerildi.

(4) Suçun soruşturulması ve kovuşturulması mağdur eşin şikâyetine bağlı olacak. Şikâyet süresi, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay olarak önerildi.

(5) Eşlerin fiilen ayrı yaşaması, boşanma davasının sürmesi veya mağdur eşin de sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlarının bulunması hâlinde hâkime indirim yapma veya ceza vermeme yetkisi tanınması önerildi.

evlilik-aa-1703966.jpg

MADDE GEREKÇE

Gerekçede, evlilik birliğinin karşılıklı güven, bağlılık ve sadakat esasına dayandığı belirtildi.
Sadakat yükümlülüğünün Türk Medeni Kanunu’nda açıkça düzenlendiği, ancak ağır ihlallerin ceza hukuku kapsamında özel bir yaptırıma bağlanmadığı ifade edildi. Teklif ile amacın özel hayata sınırsız müdahale olmadığı, yalnızca evlilik birliğinin güven temelini ağır biçimde sarsan davranışların yaptırıma bağlanması olduğu vurgulandı.

FARKLI İHLAL DÜZEYLERİ VE ÖLÇÜLÜLÜK İLKESİ

Madde gerekçesinde: Genel sadakat ihlallerinin temel suç tipi olarak düzenlendiği
Daha ağır davranışlar için artırılmış ceza öngörüldüğü Cinsel ilişki durumunun nitelikli hâl sayıldığı
belirtildi.

ŞİKÂYETE BAĞLILIK VE YARGI TAKDİRİ

Düzenlemede, aile ilişkilerinin hassasiyeti nedeniyle suçun şikâyete bağlı olması gerektiği ifade edildi.
Ayrıca fiilen ayrılık, boşanma süreci veya karşılıklı kusur durumlarında hâkime geniş takdir yetkisi tanınarak ölçülülük ilkesinin korunmasının hedeflendiği belirtildi.

NETİCE VE TALEP

Başvurunun sonuç bölümünde, evlilik birliğinin korunması, eşler arasındaki güven ilişkisinin güçlendirilmesi ve aile kurumunun desteklenmesi amacıyla söz konusu düzenlemenin yapılması talep edildi. 29/06/2026 tarihli dilekçenin sonunda düzenlemenin yasalaşması yönünde gerekli çalışmaların başlatılması istendi.

Kaynak:Pusula Haber

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.