M. Mustafa Özdemir

M. Mustafa Özdemir

Kurumların vatandaşa çektirdiği

Olay Meram’da yaşanıyor.

Ramazan ayında cumartesi günü iftara yakın gelip gazı kesiyorlar, bir de fatura bırakıyorlar.

Ne bir bilgilendirme, ne bir haber hiç bir şey yok.

Vatandaş şok oluyor.

Müşteri hizmetleri aranıyor.

-Operatör: Hafta sonu hizmet veremiyoruz, hafta içi mesai saatleri içerisinde arayın…

Gaz kesme ekibi, 7/24 görevde ama müşteri hizmetleri tatilde!

Bunun üzerine doğalgaz acil aranıyor.

Görevli abone numarasını soruyor, üzerine sayaç numarasını…

-Söz konusu adreste doğalgaz sözleşmesi yok beyfendi.

Nasıl olur 2014’ten beri aboneyiz, 8 yıldır doğalgaz kullanıyoruz.

-Sistemde çıkmıyor.

Peki sözleşme yok da bıraktığınız bu fatura neyin faturası, uzaylılar mı getirdi, ne yapacağız?

- Yapılacak bir şey yok. Pazartesiyi bekleyeceksiniz, gidip başvuracaksınız!

Sonra ısrarlı arama sonucu bir görevli geliyor.

Görevli personel, ikamet yerinde üstüyle yaptığı telefon görüşmesi sonrası “Sözleşme feshedilmiş” diyor.

Vatandaş ikinci şoku yaşıyor.

Benim öyle bir talebim, başvurum olmadı, böyle bir bilgilendirme yapılmadı, sözleşme bilgim dışında nasıl feshedilir?

-Bilemiyorum, gazı açamam, pazartesi gününü bekleyip ENERYA’ya gideceksiniz?

Pazartesi günü gidiliyor kuruma:

-Pardon, yanlışlık ve karışıklık olmuş, sizinle ilgisi yok, hemen gazınızı açtırıyoruz.

Hata yap, vatandaşı mağdur et, sonra ayağına çağır, sonra da pardon!

Senin için bu kadar basit ama vatandaş için mağdur olduğu iki gün o kadar basit geçmedi.

Bir kere vatandaşın talebi dışında, hafta sonu gaz kesemezsin.

Mesai saati dışında kesemezsin.

Mesai bitimine 10, 20 dakika, yarım saat kala kesemezsin.

Resmi tatillerde, bayramlarda kesemezsin, kesmemelisin.

Çünkü vatandaşın “hak arama kanalları“ kapalı.

Çünkü resmi kurumlar kapalı.

Çünkü senin dükkan kapalı!

TÜRK TELEKOM’UN 2 AYDIR ÇÖZEMEDİĞİ ARIZA

Çumra Balçıkhisar Mahallesinde Türk Telekom internet abonesi.

Kullandıkları internet gidiyor.

Arıyorlar.

-Geleceğiz, bakacağız…

Sonra “bölgesel arıza var” deyip geçiştiriyorlar.

Böyle böyle yaklaşık 2 ay geçmiş, sorun hala çözülmemiş.

Bölgesel arızadan da ne hikmetse sadece bir abone etkileniyor ama mahalledeki diğer aboneler etkilenmiyormuş!

Arıza tam da bu abonenin evinin olduğu bölgede demek ki!

Uzaydan iz düşümü arıza!

Sen koskoca! TT olarak 2 aydır, bir arızayı gidermekten acizsen, bu ne bireysel, ne bölgesel değildir.

Arıza başka yerde!

Enerya, Tük Telekom, vb kurumların adeta vatandaşı umursamayan, yoksa sayan, tepeden bakan, “nasıl olsa mecbur” şeklindeki anlayışlarından vatandaş mağdur oluyor ve orayı ara, buraya git, bekle gelecekler, ha çözdü çözecekler… Vatandaş en sonunda sonra devlete, hükümete kızıyor.

Evinde hastan olabilir, küçük çocuğun olabilir, acil ihtiyacın olabilir.

Çocuğunun okulu, dersi olabilir.

Umurlarında değil!

Nasıl olsa vatandaş “mecbur”, gideceği başka yerde yok!

Para almaya gelince verdiğin hizmetin karşılığını, haklı olarak kuruşu kuruşuna alıyorsun, para kazanıyorsun. Vatandaş bir sıkıntı yaşayıp ödemesini geciktirse, gecikme faiziyle zaten tahsil ediyorsun da biraz daha geciktirirse tepesine biniyorsun hizmeti kesip gidiyorsun. Açma-kapama parasını da vatandaştan alıyorsun.

Yani vatandaşın sana karşı yükümlülüğünü yerine getirmeme, parasını ödememe, öngörülen süreden fazla geciktirme (onu da bedelini ödemek kaydıyla) şansı ve hakkı yok ama senin vatandaşın sorununu öngörülen süreden fazla çözüme kavuşturmama, haftalarca, aylarca bekletme, mağdur etme hakkın var öyle mi?

Bu işi Allah rızası için, devlete, millete hayır olsun diye yapmıyorsun, para karşılığı yapıp, vatandaştan, devletten para kazanıyorsun

O zaman, hakkıyla, düzgün yapacaksın.

***

KADİR MISIROĞLU’NU RAHMETLE ANIYORUZ

6 Mayıs 2019’da vefat eden Tarihçi yazar Kadir Mısıroğlu’nu vefat yıldönümünde rahmetle anıyoruz. Tarihin gerçekliği yoluna ömrünü adayan merhum Kadir Mısıroğlu, "Yunan Mezalimi - Türk’ün Siyah Kitabı", "Filistin Dramı'nın Düşündürdükleri", "İslam Dünya Görüşü" ve "Tarihten Günümüze Ermeni Meselesi ve Zulümler", “Moskof Mezalimi”, "Lozan Zafer mi, Hezimet mi?" gibi onlarca eser kaleme aldı.

Hakkında birçok dava açılan bu yüzden gurbette 11 yılını geçirmek zorunda kalan Kadir Mısıroğlu, öngörüleriyle de damga vurdu. Fetullah Gülen’in gerçek yüzünü daha 90’lı yıllarda ifşa eden Kadir Mısıroğlu’nun FETÖ hakkında söylediklerini İstanbul’da üniversitede okurken, yıl 1998 veya 1999, canlı olarak dinlemiştim.

“Ayasofya'yı açmak Recep Tayyip Erdoğan Bey'e nasip olacak” diyen, Kadir Mısıroğlu’nu Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan da vefatından önce hasta yatağında ziyaret etmişti.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldıracağını da yıllar önce öngören Kadir Mısıroğlu’nun en dikkat çeken öngörülerinden birisi de, çok yakın dönemde Amerika’nın parçalanacağı, dünyada birisi Yahudi güdümünde “Çin” diğeri İslam'ın liderliğinde “Türkiye” olmak üzere iki süper güç olacağı öngörüsüdür.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.