MEVLÂNA’YA ZULMÜ DURDURALIM MI?

Dr. İhsan Şenocak Hoca takip ettiğim görüşlerine değer verdiğim bir isimdir. Sosyal medyada bir süredir Hazreti Mevlâna’nın kabri başında yıllardır süregelen ney çalınmasıyla ilgili görüşünü okuyunca/dinleyince şaşırdım.

İhsan Hoca, ‘Moğol ve Haçlı savaşlarıyla yangın yerine dönen Anadolu’ya ruh veren, umut aşılayan, Mesnevi ile Osmanlı İslam Devleti'nin temellerini atan, Hz. Mevlana'nın kabrinde ney çalmak bu büyük âlime zulümdür. Müslümanların kabrinde yalnız Kur'an-ı Kerim okunur #MevlanayaZulmüDurdurun' diye yazdı. Videosunda da benzer şeyler söylüyor. Konyalılara seslenerek Mevlana’yı bu zulümden kurtarın diyor.

Bu görüşe sosyal medya üzerinden çok fazla destek geldi. Hatta çağrı üzerine Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın sosyal medya hesabına da yüklenme oldu. Lakin durum onunla pek alakalı değildi.

Meselenin muhataplarıyla görüştüm. Birazdan anlatacağım. Öncelikle merak ettiğim şu salgın döneminde ‘bayram seyran değilken’ böyle bir konunun niçin gündeme geldiği…

Malum müze kapalı. Bugünlerde Mevlâna ile ilgili bir etkinlik de yok. En son mesafeli karşılama programı protokol nezdinde icra edildi.

Öyleyse yıllardır çok dillendirilmeyen bu konu şimdi niçin ateşlendi? Son zamanlarda sosyal medyada Hazreti Mevlâna’nın kabrini arkasına alarak ney üfleme pozu veren şahıs mı kıvılcımı çakan? O fotoğraf ne zaman çekildi?

Buradaki soru işaretlerini bırakarak, İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdüssettar Yarar ile olan görüşmeye geçeyim. Sayın Yarar ilkin konuyla ilgili bir şey söylemesinin doğru olmayacağını Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın açıklama yapacağını belirtti. Hoca ile bazen atışsak da tanışıklığımız eskidir. Biraz muhabbet uzayınca menfi ya da müspet bir şey söylememekle birlikte, 2003 yılında İl Müftülüğü ile yapılan bir protokol kapsamında müze içindeki odalardan birinde sürekli Kur’an-ı Kerim okunduğunu hatırlattı. Hazreti Pîr’in kabri başına gelenlerin sadece Müslümanlar olmadığını da ilave etti.

Zaten sosyal medyada görüş bildirenlerin birçoğu da ‘Müslümanların kabrinde ney değil sadece Kur’an-ı Kerim okunur’ diyordu.

Öyleyse kabir başında ney çalmak da nereden çıkmıştı? Konuyu biraz daha deştim.

 

MEVLEVİLİK GELENEĞİNE UYGUN

Mevlâna, Mesnevi ve Mevlevilik denilince yaptığı çalışmalarla akla ilk gelen isimlerden biri defalarca sohbetlerine katıldığım Doç. Dr. Yakup Şafak Hoca’dır.

Dün bu konuyla ilgili görüşünü merak ettiğim için Yakup hocayı aradım.  Hocam dedim, nedir bu ney meselesi?

Hoca yine o nazik üslubuyla ince ince anlattı. ‘Ney Mesnevi’nin ilk 18 beytinde 7-8 defa geçiyor. Bu bile Hazreti Mevlâna’nın neye olan ilgisini göstermeye yeter. Mevleviliğin Hüsamettin Çelebi ve Sultan Veled gibi sadakatli kişiler tarafından tanzim edildiği düşünüldüğünde, ney ve Hz. Mevlâna ilişkisi doğaldır. Kabrinde sürekli ney çalmak gerekli mi, bilmiyorum. 7 asırdır devam eden bir gelenekle türbe-i şerifte, Şeb-i Arus kutlamaları yapılıyordu. Mevlevihanelerde âyin-i şerif kabirlerin yanı başında icra edilirdi. Hz. Mevlâna da şiirlerinde "Kardeş, bizim mezarımıza defsiz gelme. Hak meclisinde üzüntülü olmak, yakışık alır bir şey değil" buyuruyor. Dolayısı ile bu durum Mevlevilik geleneğinin ruhuna uygundur. Kültürleri kendi bütünlüğü içinde değerlendirmeliyiz. Kendi beğendiğimiz şekle getirirsek yarın bir başkası da çıkıp farklı bir talepte bulunabilir.’

Hocanın kelamları üzerine söz söyleme makamında değiliz. Bu yüzden yorum yapmayacağım.

Temel aldığımız ölçü şu: ‘Helal olan şeyler her yerde helaldir; haram ise her yerde haramdır. Bu durum müzik içinde geçerlidir. Eğer dinlenmesi caiz olan bir müzikse, mezarlıkta dinlemek haram olmaz. Ancak dinlenmesi haram olan bir müzik ise, mezarlıkta da diğer yerlerde de haramdır.’

Daha çok su götürecek bir mesele bu…

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum