Prof. Dr. Recep Dikici

Prof. Dr. Recep Dikici

Neden Karaköy?

İstanbul’un tarihî camilerinden “Arab Cami” nin hayatımda önemli bir yeri vardır. Kürsüsünde vaaz ettiğim bu şirin cami, tarihî badirelerden geçmiştir.

Şam’da hüküm süren Emevî halifesi Abdülmelik bin Mervân’ın oğlu Mesleme, başkomutan olarak çok cihad yapmış olup, 704 yılında Erzurum’u ve Trabzon’u fethetmiş ve altıncı Emevî halifesi olan kardeşi Velîd bin Abdülmelik’in emri ile 714 senesinde büyük bir ordu ile Ankara ve Eskişehir’de kanlı savaşlar yapıp, Çanakkale’den Gelibolu ve Edirne’ye, sonra İstanbul’a gelmiştir. Kardeşi Süleyman da denizden gemilerle gelmiş ve Bizans imparatorunu korkutarak Galatayı ele geçirmiştir. Haliç kenarında “Arab Cami” sini yaptıran Mesleme, İstanbul’da yedi sene kalıp geri dönmüştür.

Mesleme, hastalık ve sıkıntı yüzünden Arab Caminin bulunduğu yere “Kahr köyü” adını vermiştir. Şimdi ise bu semte “Karaköy” denilmektedir. Mesleme çekilince, Rumlar verdikleri sözü bozup bu camiyi kilise yapmışlardır. IV. Murad Han zamanına kadar kilise olarak kalıp, 1637’de eski yeri keşf olunarak mescide çevirilmiştir. I. Mahmud Han’ın validesi Sâlihâ Sultan, camiyi 1734’de yenilemiş ise de, bu cami 1809 yangınında yanıp yeniden tamir edilmiştir.

Diğer taraftan asıl adı “Kurşunlu Mahzen Cami” olan “Yeraltı Cami” si de, Mesleme tarafından yapılmış bir mescid iken, sonra depo olarak kullanılmıştır. Sadrazam Mustafa Paşa 1749 senesinde mahzeni temizlettiğinde, içinde birkaç kabir olduğu görülmüştür. Bin seneden fazla kapısı kapanarak kilidine kurşun akıtılarak terk edilmiştir. I. Sultan Mahmud Han tarafından cami haline getirilmiş ve sonradan minare de ilave edilmiştir. Sultan Mahmud Han ilk Cuma namazında bulunmuştur. Camide üç kabir vardır.

Şehid Ali Paşa önceden 1812’de cami üstüne bir bina yapmış ve bu bina 1821’de yenilenmiştir.

Seyyid Gazi ve Muhammed Battal Gazi ile aynı yıl (740) vefat eden Mesleme’nin İstanbul seferi, Muhyiddîn-i Arabî hazretlerinin “Musâmere” adlı kitabında uzun yazılıdır. Ayrıca I. Sultan Mahmud tarafından Yerebatan Camisinin eski yeri keşfedilerek mescid çevirildiği de, Fezleke-i Târîh-i Osmânî’ni 166. sahifesinde yazılıdır.

Islahat hareketlerinden dolayı II. Mahmud, tarihte meşhur olmuştur. Bu arada I. Mahmud’un da hizmetleri takdire şâyândır.

Allahü teâlâ İslâmiyete hizmet eden ve gayr-i müslimlere karşı canı pahasına mücadele edip dinimizi koruyan ecdadımıza layık olmayı nasip eylesin .

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Prof. Dr. Recep Dikici Arşivi

Bir mucize yaşandı

23 Ekim 2026 Cuma 13:58

Sonumuzu düşünmek

17 Ekim 2026 Cumartesi 15:00

Kutsal mekân

09 Ekim 2026 Cuma 09:38

Bir çözüm

07 Ekim 2026 Çarşamba 12:23

İstanbul'dan mektuplar

25 Eylül 2026 Cuma 19:29

Eli boş gitmişti

20 Eylül 2026 Pazar 11:51

Zehirlerini kusmaktadırlar

11 Eylül 2026 Cuma 15:51

Hamam sıcaklığı

08 Eylül 2026 Salı 14:02

Yol güzergâhındaki bir âlim ve bir sahabî

31 Ağustos 2026 Pazartesi 16:15

Nasip işi

21 Ağustos 2026 Cuma 14:07