Mustafa Emre Akgül

Mustafa Emre Akgül

Öylesine yazmak istiyorum

Öylesine yazmak istiyorum

Öylesine yazmak istiyorum

Not: Bu yazıda konular kopuktur. Yazıyı yazarken hiçbir bilimsel kaynaktan yararlanılmamıştır. Yazı Fatih Altaylı usulü konudan konuya atlayarak anlamsız entelektüel cümleler kurmaya özenilerek yazılmış, fakat entelektüel birikim olmadığı için olmamış olabilir. Sonuçta yaşımız genç, Fatih’in yaşına gelince bizimde onun kadar olur…

Evet uzun bir zaman sonra tekrar karşınızdayım, biraz kızgın biraz mutsuz biraz da yorgun malum bir yandan bitirmeye çalıştığımız üniversitemiz bir yandan iş güç derken hayat geçiyor gidiyor…

Sürekli yazmasam da uzun zamandır gazetecilik mesleğinin içindeyim babadan kalma miras oldu artık bu iş, bu işi sürdürmeye Allah izin verdikçe devam etmeyi planlıyorum. Keyifli de bir iş aslında toplumun gazetecilere bakışı çok iyi olmasa da seviyor gibiyim ne bileyim işte öylesine yazacağım.

Bende bir rahatsızlık var dikkat eksikliği diye geçiyor ayrıntılı ismine gerek yok, bugüne kadar hiç ders dinleyemedim bir şeylere odaklanamadım bilgisayar oyunu oynasam bile yarım saat benim için sonrası yok… İlk teşhisimi Hatice Harmancı hoca koymuştu sonraları üniversitede hocamda oldu kendisi, öyle güzel sorular soruyordu ki sınavlarında bu kadının yanlış teşhis koyma imkanı yok. Tabi ben odaklanamayıp yanlış dinlemediysem…

Çok uzun zaman önce ben lisedeyken konulmuştu ilk teşhis, sonraları çok da önemsemedim ilaç falan filan hiç de kullanmadım doktorumun yazmasına rağmen ama bugün aklıma geliyor acaba ilaç kullansaydım nasıl olurdum diye neyse önce bir kamu spotu yapayım sonra devam ederim. Çocuklarınızda bir dikkat eksikliği sezerseniz, sonuçlarını düşünmeden ani davranışlar sergileme, dürtüsellik, derslerinde başarısızlık vb. gibi götürün bir merkeze baksınlar çocuğun dikkatine çok zor bir süreçte değil hemencecik bitiverir hayat gibi… Konuma döneyim, ben bugüne kadar kendi küçük dünyamda mutlu himmet az gayretim ise yoktu. Ta ki Gökhan hocamla tanışana kadar. Orada dedim kendime demek ki sen de sıkıntı yokmuş, karşıda ki insanlar dersi anlatamıyormuş…

1 saat süren derseler bana oldu 5 dk zaman hızlıca akıp gidiyor derslerde… Yani diyorum sayın öğretmenler ve akademisyenler çuvaldızı biraz da kendinize mi batırsanız. Bak ömrüm boyunca yarım saat ders dinleyemeyen ben dikkat manyağına döndüm. Hocanın anlattıkları kafamdan çıksa da dinliyorum. Bununla birlikte, Türkiye’de materyal eksiği de var zaten. Çocukluğumdan hatıra kara tahta tebeşir sonraları az daha gelişti beyaz tahtanın üzerine renkli kalem. En son hiç kullanılmayan akıllı tahtalar… Dersi biraz ilgi çekici hale getirin lütfen elinizde dünya putuyla girin derse ne bileyim takla atın, portakal çevirin yapın işte bir şeyler siz de heves yoksa talebede nasıl olsun?

Neyse konudan konuya atlayacağım geçenlerde Hasan Karakaya’nın bir yazısını okudum Fatih Altaylı’ya yazmış. Bir yazı insanın bu kadar mı hoşuna gider Hasan abi Allah ona rahmet etsin döktürmüş yazıda ulan dedim ben niye böyle hiciv edemiyorum. Hiciv dediğime bakmayın aleni küçük düşürme, hakaret etme… Sıkıntı ben de sonra farkına vardım bizim okul sistemimiz daha çocuklara Türkçe’yi öğretemiyor baksana bana noktalama hatası yaptım mı diye yazının üstünden tekrar geçiyorum ve yine eksiklerim çıkıyor…

Diğer bir konuya geçeyim ben neden üniversite 2’ye kadar Atatürk ilke ve inkılap dersi alıyorum ulan kimse mi demiyor? Geçen senede paşa aynı İnkılapları yapmıştı görmüştük bundan önce ki 10 yılda gördüğümüz gibi… Belki müfredat ilerleyerek gidiyordur bilmiyorum. Buna rağmen tüm hocalar akademisyenler ismi ne olursa olsun eğitim veren şahıslar aynı şeyleri tekrar tekrar anlatıyor. Hatta inkılap-1 dersi ile İnkılap-2 dersinin sorularını karşılaştırın muhtemelen çok benzer olacaktır…

Diğer bir konu ise üniversitede ki saçma sapan zannedilen ama gerekli dersler, mesela psikolojik testler diye bir ders var. Kendi okuduğum bölüm adına konuşuyorum. Her şeyini anlatsan toplasan 6 saat sürer ve biz bu dersi 1 dönem boyunca alıyoruz… Belki yine benim cahilliğimdir, Ya da hocaların eksikliğidir. Sizde farketmediniz mi? Kağıt üzerinde yapılması gerekenleri sahada kimse uygulayamıyor. Hocalarda eksik var hocalarda…

Yani şuna geleceğim bir hoca demişti Türkiye’de üniversite yok diye öğrenci yetişmiyor diye. Kardeş hoca olmadan nasıl öğrenci yetişsin? Bir odun marangozun yontma becerisi kadar şekil alır. Kusura bakmayın akademisyenleri yurt dışına mı göndereceksiniz ne yapacaksanız… gönderin gitsinler 4 sene kalsınlar sonra başlasınlar ders anlatmaya. Öğrenci eleştirip durmasınlar. Öğrenci başarısızsa öğrenci salak değil sen anlatamıyorsun, bazı öğrenciler istisna onlar okuyorsa bu yazıyı kendini biliyor… Ama üniversitelerde de sıkıntı var. Mesela iktisadi idari bilimler hakaret olarak alıgılanmasın ama bu kadar saçma sapan bir yoğunluk olamaz ülkede 81 ilde 81 Üniversite desen hepsinde de vardır İktisadi idari bilimler, 100 öğrenci mezun olsa 8100 öğrenci yapar her sene, hadi sağla istihdam da görelim. Yapılması gereken açıktır. İktisadi idarileri kapat belirli üniversitelere koy kapattığın yerlerde ki sağlam hocaları bu üniversitelere al. Farklı işlerle uğraşan iktisatçı siyaset bilimci kaynıyor zira… bana bakmayın cahilane kafamda kuruduğum çok acil bir müdahale planı… Geliştirilebilir, Ama şunu da bilmek lazım kaynağını incelemedim. Ama Mustafa Kemal ekonominin başına ekonomiden anlamayan birini getirmiş, sonrasında ekonomi şartlara göre çok da iyi olmuş diyorlar.

Bknz. Hasan Fehmi Ataç. Ekşi sözlük yazarı gibi oldum yazarken, anlamsız konudan kopuk ve her konuda bilgili…

Efendim Konudan konuya atlamak yerine sanırım eğitim sistemini eleştirdik. Farklı bir konuya atlayalım ve toplumun kanayan yarasına değinelim fal ve falcılar bu ara o kadar popüler oldu ki bir arkadaşım falcı o üstüne alınmasın ona yazmıyorum. Her yer Hogwarts oldu her taraf witcher doldu baby witch doldu hatta ve hatta discord uygulamasında millet bir birine büyü öğretiyor. Şahsen ben büyü ilminin kaybolduğuna inanan bir kişiyim, ehil bir büyücü bulmak zor olsa gerek… toplum sekülerleşiyor, laikleşiyor diye sevinen bir grup insan var mesela ki bunlar tamamen İslam düşmanıdır. Not: Türkiye ateisti ateist değil islamofobiktir çünkü… Evet bunu okuyan bir ateistse eğer, sende kardeşim sende… Neyse efendim konuma döneyim toplumun sekülerleşmesi, burçlar, fal okları, değişik değişik kartlar, enerji vb. haline geldi… Bilim rasyonellik falan teistlere kalıyor benden size söylemesi… Biraz ayağınızı denk alın ateistlikse ateistliğinizi yapın. Ha birde her şeyin başına Neo getirip güzel bir cümle kurduğunu zanneden geri zekalıya sesleniyorum buradan, sen neo-gerizekalısın kardeşim.

Ulan saçmalamak ne güzelmiş APA-7’sinde Allah belasını versin diğer tüm atıf sistemlerinin de yazım hatalarını noktalama işaretlerini de düzeltmeden atmayı düşünüyorum bu yazıyı. Hiç bir bütünlük de içermeyecek. Neyse Yazıyorum ve kaynak göstermek zorunda değilim hürüm ulan. Bir hocamın şiir kitabı varmış bu arada çok güvendiğim bir bilim insanı neden şiir yazdığını şu an daha iyi anlıyorum. Atıfsız, rasyonellikten tamamen uzak, tamamen duygularıyla bir şeyler yazmak… Kitabını da daha almadım gerçi şiirlerin altına atıf yapıyor da olabilir. Necip Fazıl bunu demiş bununla beraber ben bunu diyorum da diyebilir…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum
Mustafa Emre Akgül Arşivi
SON YAZILAR