Uğur Özteke

Uğur Özteke

Yazarın Tüm Yazıları >

TAHİR...

A+A-

Konya; bugün yeni bir haftaya birinci gündem maddesi olarak “hafta sonu Reis Konya’nın büyükşehir belediye başkanını niye açıklanmadı?” sorusu ile giriyor. İkinci günden maddemiz ise şüphesiz Aykut Kocaman ile başlayan yeni dönem ve yeni hedefler…

Önce yazımızı samimi itiraflar ile girelim. Bizler de sizler gibi Reis’in cumartesi günü Konya’nın adayını dolayısıyla Uğur Başkan’ı açıklanmasını bekliyorduk ama hafta sonu yaklaşırken gördük ki kazın ayağı hiç de öyle değil.

İşin içinde bir fırıldak değil kırk fırıldak döndürülünce Ankara’da iş dahası Konya’nın işi Konyalıya da bıraktırılmıyordu.

Ya da şöyle diyelim; Ankara’da öyle bir kötü izlenim bırakmışız ki! Bizim için sizin için klasik “bunlar birbirlerinin ayaklarından çekiştirirler akıllı olan aradan sıyrılır” ya da “vur ensesine al ağzındaki lokmayı” diye Konya’yı Konyalı dahi olmayanlara yönettirmeye hazırlanmışlar.

Tabii biz konuda Allah nasip ederse daha çok şeyler yazacağız ama yarını dahası Reis’in grup toplantısını beklemek istiyoruz.

Cumartesi günü tüm Konya, Reis’in Uğur Başkan’ı açıklamasını bekliyordu, dahası temiz saf insanlarımız bunu bekliyorlardı oysa Uğur Başkan cumartesi günkü tören için İstanbul’a çağrılmadı, Konya’daydı.

Uğur Başkan’ın açıklanmaması, Konya isminin 40 il arasında yer almadığının görülmesiyle insanımız şok oldu.

Çünkü şehrin genel beklentisi o yöndeydi. Çünkü genel merkezin ve il teşkilatının yaptırdığı anketler o yöndeydi. Çünkü Uğur Başkan anketlerden partiden bile önde çıkıyordu. Çünkü bu demekti ki AK Parti’ye oy vermeyeceğim diyen insanımız yani AK Partili olmayan CHP’liler MHP’liler bile Uğur Başkan’a oy vereceğiz demişlerdi.

Yoksa yoksa çok küçük bir azınlık, dahası siyasette minder kavgası yapanlar her şeyi bertaraf edip yine mi kazanıyorlardı.

Uğur Başkan açıklanmayınca şehrin belli bir kesimi sallandı hani Ankara’dan gelecek o isim mi Büyükşehir’e uygun görülüyordu veya tecrübeli, vekillik yapmış bir abi mi geliyordu Konya’nın başına; bazı diğer illerde olduğu gibi…

Bize inanan güvenen ve Allah’a şükürler olsun ki kendi küçük hatalarımızın dışında hiç yanıltmadığımız sizlere bugün yine üstü kapalı olsa da aylar öncesinden dediğimizi tekrar yazıyoruz. Evet rahmetli Süleyman Çınar’ın Konyaspor şampiyonluk maçına çıkarken dediği gibi “deprem olmaz ise sel olmaz ise ya da yangın olmaz ise” Uğur Başkan’ı Reis yarın açıklayacak.

Bu iş Uğur Başkan için de Uğur Başkan’ı AK Parti’nin içinde destekleyenler için de Uğur Başkan’ı Ankara’daki Külliye’den genel merkeze kadar destekleyenler için de Konya’daki Uğur Başkan sevdalıları için de hiç kolay olmadı.

Bu işin bu kadar kolay olmayacağını herkes biliyormuş ama aksini düşünen bu işin kolay olduğunu zanneden sadece benmişim. Çünkü Reis’in her şeyi bildiğini sanıyordum. Çünkü iki kelimelerinden biri “Reis” olanların Reis’i yanıltmayacaklarına inanıyordum. Özür dilerim burada atlamışım.

Bir de yine Konya’yı Konyalılara bırakmayacakları gerçeğini es geçmişim.

Dedik ya Uğur Başkan hayırlısı ile inşallah açıklandıktan sonra Ankara’daki bazı kavgaları yazacağız. Şimdilik duruşuyla, 5-10 erkeğe bedel davranışı ile beni bile yanılttığını çok net söyleyeceğim Leyla Şahin Usta Hanımefendi’ye dik duruşu, samimi davranışları ile birilerine bu noktada örnek olduğu için, onlara “duruş” nedir ve nasıl yapılırı öğrettiği için huzurlarınızda teşekkür ediyor, hürmetlerimi sunuyorum.

Başka da bir şey demiyorum. Bu işin kazananı da ve kaybedenleri de oldu, bunu zaman gösterecek

İçinizi biraz rahatlatabilmek için cumartesi akşam saatlerinden itibaren sosyal medya da dönen şu küçük hikayeyle yazdığımızı noktalayalım inşallah

Tahir...

Onu hiçbir sınıf arkadaşı sevmiyordu. Çünkü derslerine asla çalışmayan, tembel ve bön bir çocuktu. Özellikle öğretmeni “beni delirtiyorsun” diye hep kızıyordu Tahir'e.

Bir gün Tahir'in annesi okula geldi. Öğretmeni ile görüştü. Öğretmen dürüstçe “çocuğunuz ders çalışmayan aptalca şeyler yapan bir çocuk, notları da düşük, hayatımda bunun kadar tembel bir öğrenci görmedim” dedi. Annesi çok şaşırdı, Tahir'i okuldan aldı ve Kayseri'ye taşındılar.

Aradan 25 yıl geçti. Öğretmen de Kayseri'ye tayin olmuştu. Bir gün öğretmen ağır bir kalp krizi geçirdi. Bütün doktorlar ameliyat olması gerektiğini söylediler. Bu zor bir ameliyattı ve Kayseri'de ameliyatı yapabilecek tek bir cerrah vardı.

Öğretmen ameliyat oldu. Gözünü açtığında karşısında yakışıklı cerrah ona gülümsüyordu. Öğretmen tam teşekkür edecekti ki suratı morarmaya başladı. Bir şey söylemek için elini kaldırdı ama söyleyemeden küt diye öldü.

Cerrahın Tahir çıkacağını sandınız değil mi?

Yapmayın, komik olmayın… J J J

Doktor şaşırdı. Ne olduğunu anlamaya çalışırken bir baktı ki o da ne?

Odaları temizleyen Tahir, solunum cihazının fişini çekip süpürgenin fişini prize takmış…

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Sıfırın gücü yoktur; ama kaybedeceği hiç bir şey de yoktur..!

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ

Toplu taşıma araçlarına binerken ya da inerken yaşlıların ellerindeki kaldıramayacakları kadar ağır eşya ve yüke bakıp geçmeyerek, onlara yardımcı olduğumuz zaman daha iyi adam oluruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

24 Yorum