UĞUR BAŞKAN BİZİ VURUR MU?…

Allah’a çok şükür havalar ısındı. İliğimiz kemiğimiz ısındı değil mi?

Ama her gecen gün şükretmeyi biraz daha ihmal eden çok çabuk mutlu olmayı unutup bahanelere sığınmayı tercih eden bir millet olma yolunda hızla ilerleyen bizlere bakıyorum da herkes perişan.

Niye?

“Sıcakmış”…

Peki, daha iki ay önce “Yeter artık yaz ne zaman gelecek?” diyenler yine biz değil miydik?

Havalar soğur “soğuk” diye şikayet ederiz. Yağmur yağar “Islandık” diye yakınırız. Şimdi sıcak “Yandık, öldük piştik…” !!!

Yapmayın, etmeyin Allah aşkına biraz sabır biraz şükür. Ne oluyor ki?

Yediğimiz önümüzde yemediğimiz arkamızda. Elimizi kaldırıyoruz su, çay, kahve…

Sağlımız yerimizde özgürüz.

Bu olumsuzluklar, bu karamsar tavır niye?

……….

Haaa biz gazeteciler de aynı kabın içerisindeki insanlarımız. Millet böyle de biz farklı mıyız? Yoooo. Belki de daha da beteriz.

Ama titreyip bir kendimize gelmeliyiz.

Görmemiz gerekiyorsa dört bir yanımızda ders çıkartmamız gereken durumlar var.

Allah korusun biz görmemekte direnirsek korkarım uyarı Cenab-ı Allah’tan gelir. İşte o zaman hiç kimse kafasını kaldıramaz nefes alamaz. Yok oluruz, Allah muhafaza. 

………….

365 gün sıcak da olsa soğuk da olsa. İyi de olsa kötü de olsa yerel yazı yazan bir kardeşiniz olarak sizlerin uyarıları, büyüklerin ve alanında tecrübeli isimlerin nasihatleri ile kendi çapımızda bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.

İyi niyetle ve en önemlisi de samimiyetle bunu yapmaya çalışırken mesleğimiz gereği bir tarafı yapmaya çalışırken bir tarafı da yıkıyoruz.

Farkındayız. Ama bunun ortası da yok ki, ne şiş yansın ne kebap diyebilelim.

Bu konuda tek duamız eninde sonunda yazdıklarımızın söylediklerimizin doğru olarak çıkması. Çünkü bu yalan dünyada da en iyi ve tek gerçek zaman. O zaman geldiği zaman doğru isek, dik durabiliyorsak işte şükredilmesi en çok gereken duruş orasıdır.

Bugün izninizle yine sizlerden gelen iki uyarıyı köşemize taşımak istiyoruz.

…………….

Bize inanın güvenen, sıkıştığımız zaman elimizden tutan, karardığımız zaman feneri ile önümüze ışık tutan pek çok büyüğümüz vardır. Bizim bu büyüklerimizle tek ortak bağımız hiçbir maddi bağ, çıkar, menfaat kısaca B planımızın olmayışıdır, gönül bağımız samimiyettir. 

İşte bunlardan bir abimiz. Şehirde ve ülkede kendisini aile fertleri ile ispatlamış. Dünyalık işini kapatmış mühendis, aynı zamanda da Başkan Uğur İbrahim Altay’a inanılmaz güvenen benden Uğur Başkan’a hep destek olmamı isteyen abimiz şöyle yazıyordu;

“Uğurcum biliyorsun. Ne zaman bir şeye takılsam aklıma bir şey gelse ya da sorunda o konuyu senle paylaşırım. Bir hususu da seninle paylaşmak istedim.

Ayrıca bugünkü makalenle de örtüşür kanaatimdeyim. (Abimiz dünü kastediyordu)

O ne mi?

Biliyorsun sen. Daha önce de sana yazmıştım.

YAKA YOLU.

Yaka Yolu Londra asfaltı mübarek. Adamlar yarış yapıyor adeta. Karşıdan karşıya geçmek ölüm adeta. Huzur evi çıkışı ile Yaka Yolu’nun birleştiği noktaya kesinlikle trafik lambası ya da yolun belli bölümlerine hız kesici yapılmalı.

Alakana şimdiden teşekkür ederim…”

……………….

Bir diğer konuyu ise halen İstanbul’da üniversite öğrencisi olan bir Konyalı okurumuz dile getirmemizi istiyordu.

 

foto-1-462.jpg

 

Bu fotoğrafı dün Büyükşehir Belediyesinin sitesinden çekip atmış.

Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur Bey’e bu satırlardan birkaç defa işaret etmiştik. Uğur Başkan bu makama oturalı artık aylar oldu. Ramazan bitti, seçim bitti. Düne kadar vefat edenler listesi aynı idi. Yazdık; sağ olsunlar düzelttiler.

Şimdi üzülerek ve hayretler içerisinde bu bölümü (İstiklal Harbi Şehitleri Abidesi)  görüyoruz.

Bakın buradan bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.

Çok küçük detay gibi görünen işler bir bir tek tek toplanır ve başkanın önüne kocaman bir sorunmuş gibi konulu verilir.

Tahir Başkan’ı üç döneminin ardından sokağa çıkamaz hale getiren zihniyet artık titremeli ve aklını başına almalı.

Elbette Uğur Başkan da bu küçük detayların çok daha ötesinde daha büyük sıkıntıları görüyor. Eli kolu bağlı, önümüzde kısa bir dönem sonra özellikle AK Parti için yerel seçimler var.

Ama Konya Büyükşehir Belediyesinin sitesine İstanbul’dan bakıldığı zaman bu durum üzücü olmanın ötesinde utanç verici.

Bize kızsanız da, darılsanız da dost acı söylermiş diye düşünmenizi rica ederiz.

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Biz çekmediğimiz derdin türküsünü yakmayız

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ? 

Büyüklerin yaşanmışlıklar ile söylediklerini sabırla dinlemeyi öğrenebildiğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz. 

  

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum