Ahmet Hakan-Bülent Arınç polemiğinde kedi "Sekter" de devrede

Ahmet Hakan-Bülent Arınç polemiğinde kedi "Sekter" de devrede

Bülent Arınç'la Hürriyet Gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan arasındaki olay polemik gündeme oturdu

Her açıklamasıyla tepkisi çeken Bülent Arınç'la Hürriyet Gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan arasında eski TBMM Başkanı Arınç'ın BBC Türkçe'ye verdiği bir söyleşinin ardından tartışma başladı.

Arınç bu söyleşide "Erdoğan'a karşı hiçbir zaman rakip olmayacağım diye bir içtihatta bulundum ama beni fazla zorlamasınlar" ifadelerini kullanmıştı.

Ahmet Hakan da bu ifadeler üzerine bir köşe yazısı kaleme almış ve Arınç'a şu sözleri sarf etmişti: Fazla zorlarlarsa Erdoğan'a karşı rakip olabilirmiş! Kimler zorlayacaklarsa Allah billah aşkına, zorlasınlar şu Bülent Arınç'ı... Zorlasınlar da... Alsın boyunun ölçüsünü!

ARINÇ TWİTTER'DAN AÇIKLAMA YAPTI

Bülent Arınç bunun üzerinden Twitter hesabından Ahmet Hakan'la ilgili paylaşım yaptı ve şunları söyledi:

"Sen Yeşil Camii Kura'an Kursu'nda talebeydin. Ben Erbakan Hocamın Manisa İl Başkanıydım. Sen belki daha üniversitede bile değildin. Ben Refah Partisi için DGM'de yargılanıyordum.

Sen Kanal 7'deydin; başka bir adamdın. Ben senin her akşam ısrarla programına davet ettiğin Refah Partisi Manisa Milletvekiliydim, sonra da Grup Başkanvekili oldum. Sen yine Kanal 7'deyken, bizler ise AK Parti'yi kurduk ve iktidara taşıdık. Ben de AK Parti'nin ilk TBMM Başkanı oldum.

"SEN BAZI VAROLUŞSAL SANCILAR ÇEKTİN, DÖNÜŞÜM GEÇİRDİN"

Sonra sen bazı varoluşsal sancılar çektin, dönüşüm geçirdin. İnsanların fikirleri değişir ve dönüşür, bunu yadırgamam. Sen dönüştüğün zamanlarda ben Başbakan Yardımcısıydım.

Sonra sen dönüşmekten birkaç adım öteye geçtin, dalından kopan yaprak misali rüzgâra göre savruldun... Nâzım Hikmet'in dediği gibi 'Günde on kaat, bir çift rugan pabuç, sıcak bir döşek ve üç yüz papellik rahat için...' güzel günlerini sattın.

"MÜFTÜ BABANIN DAHİ KEMİKLERİNİ SIZLATTIN"

Ben siyaseti zirvede bıraktım. Sen ise yaşadığın savrulma sonucu tüm değerler bütününü kaybederek merhum müftü babanın dahi kemiklerini sızlattın. Öyle ki seninle yaşamak zorunda olduğu için acısı her fotoğrafından yüzünden okunan kedin Sekter'e dahi acıyorum.

"PATRONLARININ HİMMETİ İLE GELDİĞİN SON NOKTADA BASIN HAYATIMIZIN EN KÖKLÜ GAZETELERİNDEN BİRİNİ TAM BİR MAGAZİN VE BULVAR GAZETESİ HALİNE GETİRDİN"

Patronlarının himmeti ile geldiğin son noktada basın hayatımızın en köklü gazetelerinden birini tam bir magazin ve bulvar gazetesi haline getirdin. Eğer siyasi varlığımı sadece ve sadece Sayın Cumhurbaşkanına borçlu olduğumu ve yukarıda yazdıklarımın gerçek olmadığını düşünüyorsan 40 yıllık dava arkadaşım Recep Tayyip Erdoğan'a artık kabul gördüğün uçakta bizzat kendin sor.

Eğer olur da bu soruyu sormanın senin haddini aşacağını düşünüyorsan, sorunu -sen dahil olmak üzere yöneticiliğini yaptığın gazetenin birçok çalışanına Whatsapp'tan talimat verenler üzerinden sor!

Bir önceki yazında da benim tek derdimin dikkate alınmak” olduğunu söylemiştin. Bugün dahi her cümlesi ve konuşması gündemi belirleyen birinin böyle bir derdi olabilir mi? Asıl senin tek derdinin
muhatap alınmak olduğu çok aşikâr.

Bugüne kadar aile fertlerimi teker teker hedef alan ve kişilik haklarıma saldıran muhtelif hadsizliklerin karşısında sükût ettim. Beni samimiyetle eleştiren herkese saygı duyarım ama sen istihza ediyor, hakaret etmek istiyorsun. Bu hadsizliklerine son vermen için başkaları gibi kapalı kapılar ardında değil, kamuoyunun gözü önünde seni ilk ve son kez muhatap alıyor ve uyarıyorum.

Sonsöz: Ne zaman Ahmet Kaya'nın Entel Maganda şarkısını dinlesem seni anımsarım.

AHMET HAKAN'DAN CEVAP GELDİ

Ahmet Hakan, bugünkü köşe yazısında Arınç'a kedisi Sekter'in ağzından şöyle yanıt verdi.

"Hakkında yazdığım eleştirilere cevap verdi Bülent Arınç. Uzun, upuzun metnin bir yerinde bana şöyle seslenmiş: "Seninle yaşamak zorunda olduğu için acısı her fotoğrafında yüzünden okunan kedin Sekter'e dahi acıyorum." Hemen kedim Sekter'e dönüp sordum: "Ne diyorsun buna?" Kedim Sekter, hiç ama hiç beklemediğim bir cevap vermesin mi? Yüzüne her şeyi göze almışlara özgü bir ifade kondurup "Kusura bakma ama adam haklı" demesin mi? Bu apaçık nankörlük karşısında çok bozuldum. Öfkeyle zıpladım: "Nasıl haklı ya? Bunu nasıl dersin? Şunca zamanlık yaşanmışlıklar var." Sekter de bunun üzerine aşağıdaki yazıyı kaleme aldı. Noktasına, virgülüne dokunmadan yayınlıyorum:

Fotoğraflarıma bakanlar, genelde “Aman da ne şirin şey, aman da ne şeker şey, ben bunu yerim yahu” diyorlar, başka da bir şey demiyorlar.

Zannediyorlar ki ben gamsız, kasavetsiz, mutlu mesut yaşıyorum.

Ahmet Hakan’ın elinden çektiğim acıları asla fark etmeyip bana alenen ciğercinin kedisi muamelesi yapıyorlar.

Kurtar beni Bülent Abi

Çok şükür, çok şükür!

Nihayet bunu fark eden bir kişi çıktı:

Bülent Arınç!

O engin ferasetiyle, o muhteşem basiretiyle, o meşhur uyanıklığıyla, o asla külyutmaz tabiatıyla...

Kimselerin çözemediği büyük sırrı çözdü.

Benim acılar içinde kıvrandığımı fark etti.

*

Gerçi 15 Temmuz gecesine kadar FETÖ’nün silahlı bir örgüt olduğunu anlayamamış, sırf bu yüzden “İsterseniz bana ahmak diyebilirsiniz” deme durumunda kalmıştı ama o kadarcık kusur kadı kızlarında bile bulunur canım.

Neyse... Neyse...

Fotoğraflarıma bakanlar, genelde “Aman da ne şirin şey, aman da ne şeker şey, ben bunu yerim yahu” diyorlar, başka da bir şey demiyorlar.

Zannediyorlar ki ben gamsız, kasavetsiz, mutlu mesut yaşıyorum.

Ahmet Hakan’ın elinden çektiğim acıları asla fark etmeyip bana alenen ciğercinin kedisi muamelesi yapıyorlar.

Çok şükür, çok şükür!

Nihayet bunu fark eden bir kişi çıktı:

Bülent Arınç!

O engin ferasetiyle, o muhteşem basiretiyle, o meşhur uyanıklığıyla, o asla külyutmaz tabiatıyla...

Kimselerin çözemediği büyük sırrı çözdü.

Benim acılar içinde kıvrandığımı fark etti.

*

Gerçi 15 Temmuz gecesine kadar FETÖ’nün silahlı bir örgüt olduğunu anlayamamış, sırf bu yüzden “İsterseniz bana ahmak diyebilirsiniz” deme durumunda kalmıştı ama o kadarcık kusur kadı kızlarında bile bulunur canım.

Neyse... Neyse...

Ah Bülent Abi ah!

Ben bu Ahmet Hakan denilen şahsın elinden neler çekiyorum, neler!

Kurtar beni Bülent Abi

Ödül maması talep ederim. Karşılamaz.

Sevilmek istemem. Sever.

Sevilmek isterim. Yüzüme bile bakmayıp TV izler.

Hiç hoşlanmadığımı bildiği halde... Islak burnuma pıt pıt vurur.

Kaç defa “Yapma” dediğim halde... Israrla kuyruğumu tutmaya kalkar.

Biraz fazla miyavlasam... Küt diye bir odaya kapatıverir.

Bazen dayanamayıp, “Yeter artık yeter! Benim bir özgül ağırlığım var” diye dikleniyorum bunun karşısında.

Sanki dünyanın en komik, en absürd iddiasını işitmiş gibi başlıyor Erol Taş kahkahaları atmaya.

Kışkırtmak gibi olmasın ama bu adam resmen sana yaptıklarının aynısını bana yapıyor Bülent Abi!

Öyle doluyum ki benim Saygıdeğer Bülent Abim...

“Genç Sekter’in Acıları” diye bir kitap bile yazabilirim.

Dışarı çıkmak istiyorum, salmıyor.

Nefret ettiğimi gayet iyi bildiği halde, su şakaları yapıyor.

Tenhalarda menhalarda uyumak istiyorum, bırakmıyor.

Misafir geldiğinde türlü çeşitli şirinlikler yapma görevi bana verildiği halde evin karar mekanizmalarında zerre kadar fonksiyonum yok.

Canıma tak etti artık!

Biraz daha zorlarsa ben de bunun karşısına rakip olarak bile çıkabilirim be abi.

Madem şu koca memlekette çektiğim acıyı fark eden ilk ve tek kişi sen oldun, o halde gel de kurtar beni bu adamın elinden Bülent Abi...

Gerekirse cübbeni giy, müdafaa et beni.

Hiç merak etme:

Karşılığını fazlasıyla öderim sana Bülent Abi...

Yedi senedir ben bu adamla yaşıyorum abi.

Sana istemediğin kadar çok mahrem bilgi veririm.

Sen ister o mahrem bilgileri, kaset faresi dostlarına verirsin.

İster önümüzdeki polemiklerde kullanırsın.

Artık orası senin bileceğin iş.

Kurtar beni Bülent Abi

Gel, kaçır beni Bülent Abi...

Gel, sahip çık şu Sekter mazlumuna...

Damadını kurtardığın gibi kurtar beni.

*

Ya da gel, özgül ağırlıklarımızı birleştirelim Bülent Abi.

“Başkaldırıyoruz, varın bizim farkımıza” diye Ahmet Kaya şarkıları söyleyelim beraber.

Kedilerden bile oy alacak bir parti kuralım.

Üçüncü ittifakı oluşturalım.

Tom ve Jerry olalım.

Devirelim şu Ahmet Hakan saltanatını.

*

Hadi Bülent Abi...

Cesaret, cesaret, azıcık daha cesaret.

Korkma, ben varım Bülent Abi.

*

İMZA:

Acıların Kedisi...

SEKTER

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.