Muzaffer Kırmacı

Muzaffer Kırmacı

HARAM-HELAL

      Toplumumuzda genel kabul görmüş bir yanlış anlayış var.

      Bu yanlışın adı: Göz hakkı.

      Haramı yumuşatmak, biraz da meşrulaştırmak için uydurulmuş bir kavramdır göz hakkı.

      En muhafazakar insanlar bile göz hakkını kabullenmiştir.

      Peki nedir göz hakkı?

      Göz hakkı bir tane tadına bakmak mıdır? Yoksa tıka basa yedikten sonra bir de çıkınlayıp eve götürmek midir?

      Sahibinin izni olmadan, değil bir tane tadına bakmak, bir yaprağını kopartsanız dahi vebalden kurtulamazsınız.

      Göz hakkı diyerek de haram olanı helal yapamazsınız.

      AVM'de alışveriş yaparken bir adam dikkatimi çekti.

      Adam 70'inden aşağı değil.

      Çürütülmüş bademler vardır. Kolayca ayıklanır.

      Yaşlı adam badem tezgahının başına geçmiş kırıp kırıp yiyor. Kabuklarını da tezgaha atıyor. 30-40 tane badem yedikten sonra ceviz tezgahına yanaştı.

      Ben alışverişi bıraktım adamı seyrediyorum.

      Cevizlerden de 10 kadar yedikten sonra, oradan ayrıldı.

      Şimdi bu adam market sahibinden helallik istese. Market sahibi de “helal olsun” dese, adam yine de vebalden kurtulamaz.

      Çünkü badem alacak insanlar, adamın kırıp attığı kabukları da badem niyetine almış olacaklar. Yani adam, badem alan herkesten de helallik isteyecek.

      O yaştaki bir insanın, haram konusundaki duyarsızlığına çok üzüldüm.

      Bir kıssa ile konuyu pekiştirelim.

      Ebu Hanife’nin babası Numan Bin Sabit gençliğinde dere kenarında abdest alıyordu. Suya kapılıp gelen bir elma gördü. Elmayı aldı bir kere dişledi. Yaptığının yanlış olduğunu düşünerek elmanın sahibini buldu. Helallik istedi.

      Elma sahibi, kendisine iki yıl hizmet ederse hakkını helal edeceğini söyledi.

      Numan Bin Sabit kabul etti.

      İki yıl sonunda helalleşmek istediğinde adam, özürlü kızıyla evlenirse helalleşeceğini söyledi.

      Numan Bin Sabit onu da kabul etti.

      Zifaf gecesi kızın özürlü olmadığını gördü. O hanım Ebu Hanife’nin annesiydi.

      Bu evlilikten dünyaya gelen Ebu Hanife, üç yaşındayken Kur-an'ı hatmetti.

      Toplumda, helal süt emmiş kişiyle haram süt emmiş kişi hemen kendisini belli eder.

      Ağaçlar, önümüzdeki günlerde meyve vermeye başlayacak.

      İnşallah, göz hakkı bahanesiyle kimsenin ağacına saldırmayız.

    

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum