Muzaffer Kırmacı

Muzaffer Kırmacı

HARAMZADE DEĞİLİZ

      İnsanlar, hangi ırktan olacaklarına ve cinsiyetlerine kendileri karar veremezler.

      Hangi ana babadan nerede ve ne zaman  dünyaya gelecekleri de iradeleri dışındadır.

      Allah dilemiş olsaydı, Afrika'nın ilkel kabilelerinden birinde siyahi bir insan olarak da yaratabilirdi.

      Bu ve benzeri konular bizim kaderimizdir.  

      Kaderimizin belirlenmesinde ne gibi ilâhî hikmetlerin olduğunu da biz bilemeyiz.

      Bizi Osmanlı’nın hülasası olarak yaratan Rabbimize şükürler olsun.

      Ceddimiz, 6 yüz yıl adaletle dünyaya hükmetmiş.

      Onlardan bize sayısız güzellikler intikal etmiş.

      Zimem defteri de o güzelliklerden biridir.

      Zimem defteri, mahalle bakkallarının veresiye defterine verilen addır.

      Hali vakti yerinde, hayırsever zengin Müslümanlar, yoksul mahallelerdeki bakkala giderek veresiye defterini satın alıyorlar.

      Zengin Müslüman, kimlerin borcunu ödediğini bilmiyor.

      Borcu ödenen de, borcu ödeyenin kim olduğunu bilmiyor.

      Şimdi bu güzel gelenek, yeniden ihya edilmeye çalışılıyor.

      Yurdumuzun çeşitli yerlerinde, meçhul hayırseverlerin ihtiyaç sahiplerinin borcunu ödediğini duyuyoruz.

      Nezakete, kibarlığa ve inceliğe bakar mısınız? Sağ elin verdiğini, sol elin görmemesi de bu olsa gerek.

      Yoksulu rencide etmeden, gururunu kırmadan yardım etmek, en doğru olanı.

      Osmanlı’da, bir başka yardımlaşma aracı olarak da sadaka taşlarını görüyoruz.

      Şehrin belirli yerlerine konulan sadaka taşlarına insanlar, sadakalarını bırakıyorlardı.

      İhtiyaç sahipleri de, o bırakılan paradan ihtiyacı kadarını alıyordu.

      Sadakayı veren de, alan da birbirini asla bilmiyordu.

      Üstelik sadakayı alan kişinin dini, ırkı, dili, cinsiyeti de önemli değildi.

      Bazılarının burun kıvırıp beğenmediği, hatta aşağıladığı Osmanlı budur işte.

      Dünyada, bunun bir örneğini daha bulamazsınız.

      İşte Osmanlı'nın 6 yüz yıl ayakta kalmasının sırrı da budur.

      Bize de, Osmanlı'dan tevarüs eden bu güzel gelenekleri yaşatmak düşer.

      Bizim, Osmanlı'dan utanacağımız hiç bir şey yoktur.

      Aslını inkar eden haramzadedir.

      Onların kim olduklarını bizim açıklamamıza gerek yok.  Haramzadeler kendilerini biliyor zaten.

      Yoksa siz  bilmiyor musunuz?

     

     

     

       

     

     

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.