İyimseriz Ya…

Açlık sınırı 2 bin 736 lira olmuş. Bu sınırı koyanlar, böyle olması gerekiyor diye hesap-kitap yapanlar, bin lirayla, bin beş yüz lirayla bir ay nasıl geçirilir konusundan haberleri yokmuş gibi davranmışlar sergiliyorlar!

Rakamlar konusunda başta TÜİK olmak üzere bir türlü asgari müştereklerde birleşemedik.

O rakamlar ayrı ayrı tellerden çalarken, bizim rakamlarımız cebimizdeki paranın miktarının ne olup ne olmadığıydı.

Rakamlar bırakalım kendi aralarında kağıt üzerinde kavga edip dursunlar!

Bizim kavgamız hayatla, geçimle, sıkıntılarla!

Ne kadar iyimser de olsak, iyimser de düşünsek, artık yetişemediğimiz birçok kalem var!

Derdim çoktur, hangisine yanayım diyen o içli türkümüzün dizelerine dönmüş durumda halimiz!

Şu anda yetişmeye çalıştığımız gıda harcamaları var.

Ve onlara bir türlü yetişemiyoruz.

Sonra faturalar tabi… Doğalgaz, elektrik, su yan yana dizildiler mi, ne cep kafi geliyor, ne cüzdan!

Kira standart! Sağlık, sağlık olsun demekle geçiştirilemeyecek kadar acil ve öncelikli!

Okuyan çocuklarınız varsa, eğitim çok daha masraflı…

Ulaşım olmazsa olmazınız! İşinize yayan gidecek haliniz yok ya… Arabanız olsa bile, akaryakıt lazım. Akaryakıt demek para demek!

Evden dışarıya adımınızı atmanızla birlikte, eliniz cebinizden çıkmayacak demek!

Paranız varsa ne âlâ, yoksa borç alacaksınız, borç bulacaksınız, olmadı kredi çekeceksiniz, kredi kartına yükleneceksiniz!  

Gözünüzü açıp kapayıncaya kadar bir bakmışsınız yeni bir ay gelmiş, birkaç gün sonra aybaşı diyor takvimler!

Yeni bir ay demek, yeni ödemelerin sıra sıra siniler misali dizilmesi demek!

 

******

Son bir yıldır iyimser bir tabloyla karşılaştınız mı?

Tablo dediğin karamsar olur, kötümser, binde bir iyimsere dönerse ne mutlu demeye başlayan insanlar çevremizde, sağımızda, solumuzda.

Hiç mi umut yok?

Umut tünelin ucunda ışık görmeye kadar uzanıyor.

İyimser miyiz?

Elbette!

Bizim kadar iyimser bir millet yok! Batı böyle olaylara Pollyanna yaklaşımı demiş! Batıda bir tane Pollyanna var. Bizde neredeyse her hane ayrı ayrı Pollyanna havasında…

Lakin kıymetimizi bilen yok. Derdimiz çözen yok!

 

*****

İyimseriz ya… Maskeni tak, mesafeni ayarla, aman ha hijyeni unutma! Hemen denileni yapıyoruz.

Maske demişken, maskenin bir halay mendili olmadığı kalmıştı, o da oldu!

Maskeyi halay mendili yapan ne yapıyor?

İyimserlik mi?

Şaka mı?

Espri anlayışı çok mu değişik!

Canım ne olmuş, halay mendili yaptıysa diyenlerimiz çıkabilir!

İyimseriz ya…

Bir de bakıyorsunuz ki, halay çekenlerin tamamı virüse yakalanmış!

Yarısı hastanede…

Yarısı evlerde karantinada!

Ne oldu halay çektiler!

İyi olalım, Pandemi bitsin, her tarafta halay çekelim!

İllaki böyle ortamlarda nişanlarda, düğünlerde halay çekmek zorunda mıyız?

Maske halay mendili, maska kolda, maske çene altında, maskeler fora!

Sonra kalk, halayda mesafe ara!

İyimseriz ya…

İyimserlik mesajları vermeye çalışıyoruz ya…

 

*****

Hayatı eve sığdırmanın psikolojisini bir inceleyen, irdeleyen var mı?

Sokağa çıkmayı istemeyen, sokaktan nefret eden insanlar olduk!

Eşimiz dostumuz evlerde, telefonu aline alan bırakmak istemiyor!

Var mı bilen, var mı haberi olan!

Bıçak kemiğe dayandı diyor ya insanlar!

Ne diyor diye, dönüp te bakan yok!

Hatta bıçak ne, kemik ne, bu insanlar ne diyor diye duran, soranda yok!

Bunun neresi mi iyimserlik?

İyimserlik öyle güzel, öyle özel bir şeydir ki, tadından yenmez desek, siz şimdi Kemal Sunal filmlerine gönderme mi yapmaya çalıştınız diyecekler, gülüp geçecekler! Yine iyimserlik denen duyguyla bir başımıza kalmaya devam edeceğiz!

 

*****

Anlaşılan o ki, 2020 yılı gibi 2021’de insanımızın yakasını kolay bırakacağa benzemiyor!

Adı konmayan bir acı reçete 1998 yılı Ağustos ayının ortasından itibaren insanımızın başında…

Üç yıla yakındır, hayatla, ecelle, borçla karşı karşıya olan insanımız için bu yeni acı olmayan hangi reçete kaldı ki…

Bunun adı yorgunu yokuşa sürmek deniyorsa, yorgun çıksın yokuşu, çıkarsa çıkar, çıkmazsa düşer kalır bir tarafta denir gibi.

Açıklanan enflasyon rakamları, bizlerin yaşadığı enflasyon rakamlarının çok gerisinde.

Bu rakamlar, sokak enflasyonu denilen, fırsatçıların kazanmaya doyamadıkları kazançların görülmek istenmediği gibi bir manzarayı ortaya koyuyor.

Paramız pul olmuş, gelirimiz değil yerinde saymak, daha da azalmış, dolar ve altın düştü, biz bu düşmeden bir şey anlayamadık, şimdi yükselişe geçti, yükselmeyen hiçbir şey kalmadı

Bu enflasyon rakamlarını bulan dâhiler, bizlerle beraber çok değil, sabahtan akşama kadar sadece bir gün yaşadığımız şehirleri bir dolaşsalar kıyamet falan kopmaz.

Kopmaz amma, hakikatler ortaya çıkar, rakamlar yukarı fırlar, enflasyon canavarı kaçacak delik arar. Bizimkisi garip bir iyimserlik. Bu iyimserliğe bakan da yok, katılanda, aldıranda!  

 

*****

Hani bir tarihte  “bendensin” diye bir reklam vardı ya…

Ülker’in Amerikan kolalarına rakip olarak piyasaya çıkardığı Cola Turka'nın ünlü Amerikalı komedyen Chevy Chase'in oynadığı reklam kampanyası, dünya basınında da ses getirmişti.

“Bendensin” kelimesi Cola Turka’nın önüne geçti. Hesap ödemedeki cömertliğimiz, ”bendensin” kelimesiyle zirve yaptı. O reklamın o kampanyanın üzerinden neredeyse 18 yıl geçti.

Nerede kaldı o cömertliğimiz?  Teşbihte hata olmasın, “Bendensin” dediniz de, duyan mı olmadı?

Bu ay, bendensin diyemedi Doğalgaz, cep yaktı, cüzdan yaktı, yaktı geçti kül eyledi.

Bu ay, bendensin diyemedi Elektrik İşletmeleri, her birimizi çarpıp geçti elektrik faturası!

Bu ay, bendensin diyemedi, su idareleri, oysa bir güzellik yapsalardı, su gibi aziz ol diyecektik!

Kiminin parası, kiminin duası derlerdi ya..

Bu arkadaşlar duayı biz kendimiz yaparız, sen paradan haber ver demekten geri durmadılar!

İyimser tablo ise beklemede! Şayet, biz ne yaptık böyle derlerse, pişman olup dönerlerse iyimserlik hakim olacak her şeye!

İyimseriz ya…Olur mu, olur!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.