KONYA MEVLÂNÂ DEMEK!

Arif Nihat Asya” Kubbe-i Hadrâ” şiirinde böyle seslenmiş; “Her etek tennûredir, Her satır bir sûredir; Her edâ mânâ demek, Konya Mevlânâ demek,

Gel ki yollar boş değil, Her nefes ney, her yeşil; Kubbe-i Hadrâ demek, Konya Mevlânâ demek!

Türk alırken Asya’yı, Mevleviler Konya’yı; Etmiş istilâ demek, Konya Mevlânâ demek,

Burda yer, gök ihtizâz, Burda boş dönmez niyâz, Burda yoktur “lâ” demek, Konya Mevlânâ demek,

Kar döner, rüzgar döner; Yol döner yollar döner… Yok bir istisnâ demek…Konya Mevlânâ demek.”

Şanslıyız, Konya’da doğmak, okumak, yaşamak… Yolu Konya’dan geçmiş olmak şanstır. Hz. Mevlânâ hemşerisi olmak şanstır. Bu kentte yönetici olmak onurdur. Mutluluktur. Elbette Hz. Mevlânâ kenti olmanın bize ve yöneticilerimize getirdiği sorumluluklar da var. Biz Hz. Mevlânâ adını ticari mekanlara alet ettirmemeliyiz. Belediyelerimizin yetkisi var bu konuda. Mevlânâ adı taksi durağı turizm, kunduracı vb. ticarethane adları olamaz, olmamalıdır. Biz eski yıllarda bırakın firma adı olmayı börek adı yapmışız.

Hazretin türbesi etrafından geçerken bile saygı gösterilmesi gereken ulu bir makamdır. Bahçesinde sigara bile içilmemeli. Orası çiçek bahçesi, gül bahçesi olmalı. Bence ziyaret, giriş ücreti alınarak yapılmalı. Türbe girişinde kıyafetlere özen gösterilmeli, galoş giyme alanı düzeltilmeli, keşmekeş yok edilmeli, hatta otomatik galoş giyme makinesi konulmalı. Hazretin huzuruna cep telefonsuz girilmeli. Orası geçerken uğranan selfie mekanı değildir. Olmamalı. Hatta belirli sayıda ziyaretçi sayıyla girmeli, belirli süre sonra yeni grup alınmalı. Şu anki durumuyla ziyaretinizi huzurla yapamıyor, duanızı bile rahatça okuyamıyorsunuz. Büyükşehir Belediyemiz artık Mevlânâ Vadisi’ne ne yapacaksa bir an önce yapıp bitirmeli.

Bizler bu kentte yüce insanın hemşerileri olarak daha özenli davranmalıyız. Belediyemiz yıllardır tüm dünyaya her dilde Mesnevi gönderdi. Mesnevi okullarımızda okunmalı. Tüm meslek kuruluşları, meslek odaları Hz. Mevlânâ felsefesini üyelerine özümsetmeli. Hazretin 746. Vuslat Yıldönümü yaklaşıyor. Bu senede şimdiden tanıtımlar yapılmaya başladı, maalesef her zaman olduğu gibi Ankara dahil bir çok kentimizde törenler yapılacak. Vuslat Yıldönümü’nün yeri Konya’dır ve bu konu maalesef çözülememiştir. Şeb-i Arus adıyla adeta talep olan her yerde, tüm yurtta, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ve dış temsilciliklerde Milli Bayram gibi anma olmaz.

Geliniz Hz. Mevlânâ’nın sözlerinden kısa bir geçiş yapalım; “Allah, velileri âlemlere rahmet olmak üzere yeryüzüne getirmiştir”, “Bil ki bir akıl, başka bir akılla birleşti mi kötü işe, kötü söze mani olur”, “Tasavvuf nedir diye bir uluya sordular da dedi ki: Sıkıntı zamanı gönülde neşe, ferah bulmak!”, “Bizim gönlümüzde lâlelik var, gül bahçesi var. Orada solmanın, perişan olmanın yolu yok”, “Böbürlenerek başlar kıran kişiye ne Allah’ın merhameti nasip olur, ne halkın!”, “Hakk’ın doğruluk makamında oturanların, orasını yurt edinenlerin derecesi arştan da yücedir, kürsüden de, boşluktan da”, “Ümitsizlikten sonra nice ümitler vardır… Karanlığın ardında nice güneşler vardır!”, “Kötülükte bulundun mu kork, emin olma: çünkü yaptığın kötülük bir tohumdur, Allah onu mutlaka bitirir”, “Hiçbir kâfiri hor görmeyin, Müslüman olarak ölebilir, olur ya”…

Hz. Mevlânâ’yı asli kimliği ile idrâk edebilmemiz toplumumuzu huzura yaklaştıracaktır. Saygıyla.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum