KONYA YERLİ İLAÇ SANAYİSİNDE MERKEZ ÜSSÜ OLABİLİR
Sağlık sektöründe Türkiye’yi marka haline getirmek için yapılan çalışmalar kapsamında Sağlık Bakanlığı tarafından yerli ilaç üretimine destek verilmesi 2020 gündemine alındı. Konu ile ilgili açıklama yapan Konya Eczacılar Odası Başkanı Adem Açıkgöz, Türkiye’nin ilaç konusunda yüzde 50 dışa bağımlı olduğunu, bu nedenle yerli üretimin bir an önce hız kazanması gerektiğine dikkat çekti. İlaç sektöründeki dışa bağımlılığın sebebinin ekonomik nedenler olduğunu ifade eden Başkan Açıkgöz, “Son yıllara baktığımız zaman, yurtdışından gelen ilaçların inanılmaz derecede arttığını görüyoruz. Hekimlerin kaleminden çıkan yurtdışı menşeili ilaçlar yüzde 50’yi geçen rakamları buldu. Fakat yerli ilaç üretimi ile ilgili son zamanlarda ciddi adımlar atılıyor. Birçok firmanın bu konudaki AR-GE çalışmalarını başlattıklarını da biliyoruz” dedi.
YURTDIŞINDAN EN ÇOK ONKOLOJİ İLAÇLARI GELİYOR
Yurtdışından gelen ilaçlar arasında en çok onkoloji ilaçlarının olduğunu dile getiren Açıkgöz, yerli üretimin geri kalmasının en büyük nedeninin 2001 krizi olduğunu söyledi. Başkan Açıkgöz, “Bu ilaçların bir kısmı da diyabet hastalığında kullanılan insülin ve gözlerde kullanılan preparatlardan oluşuyor. 2001 krizinin ardından yerli ilaç sanayisindeki birçok fabrika yurtdışındaki firmalara satıldı. O kriz yaşanmamış olsaydı, 20 senede Türkiye’de gelişen sektör çok daha farklı olabilirdi. Bu firmalarda AR-GE çalışmaları çok büyük paralarla gerçekleştiriliyor. Bu çalışmalara yüz milyonlarca dolar harcanıyor. Yerli ilaç sanayisine yeterli bütçe ayrılmamasının bir diğer sebebi ise Türkiye’de dövizin dalgalı olması. Yerli sanayide önemli olan kıstas yurtdışındaki ilacın aynısını üretmek değil, yeni bir şeyler keşfederek ilaç üretmek olmalı. AR-GE dediğimiz olay yeni moleküllerin, yeni etken maddelerin bulunup, bunların ilaç yapımında kullanılan faz çalışmaları sonucunda ilacı ortaya çıkarmaktır. Bu çalışmalar yapıldıktan sonra hayvansal deneyler, sonra insan deneyleri üzerinde uygulandıktan sonra bunların piyasaya verilmesi gerekiyor ve bazı çalışmalar 10 yılı bulabilecek bir süreç sonunda piyasadaki yerini alıyor” diye konuştu.
“DEVLETİN ÖNEMLİ ATILIMLARI VAR”
Adem Açıkgöz, yerli ilaç sanayisinde çalışacak ekibin kuvvetli olması gerektiğini ve firmaların bütçe konusunda sıkıntı çekmemesi gerektiğini kaydederek, “Araştırmalar, analizler ve , bu analizlerde çalışacak olan ekibin bilimsel olarak çok kuvvetli olması ve ciddi araştırmaların yapılması lazım.
Bunların hepsi bir araya geldiği zaman masrafların yani AR-GE’ye ayrılan paranın da yüksek boyutlarda olması lazım. Son dönemlerde devletin de bu konuda ciddi söylemleri ve atılımları var. Yerli ilaç üretecek firmalara destek olacaklarını beyan ediyorlar. Bazı ilaç firmaları kanser ilaçlarını üretiyorlar ancak çok yetersiz durumdalar. Eczanelerde vatandaşa verdiğimiz yurtdışı menşeili ilaçların oranı yüzde 50’leri geçmiş durumda” şeklinde konuştu.
“ÜNİVERSİTELERE BÜYÜK GÖREVLER DÜŞÜYOR”
Bilimsel çalışmaların temelinde üniversitelerin önemli rol oynadığını ve yerli ilaç üretimindeki paya dahil olmaları gerektiğini dile getiren Başkan Açıkgöz, üniversitelerin yapılacak çalışmalar için bütçelerinin yetersiz olduğunu söyledi. Açıkgöz, “Bilim adamların çalışabilmesi için gerekli donelerin sağlanması lazım. Altyapısının tamamen hazırlanması lazım ki birçok üniversitemizin laboratuvarları son derece gelişmiş vaziyette. Bir şeyi sadece üniversiteden beklemek olmuyor ama olayın temelinde bilimsellik adına bir çalışma yapılacaksa burada üniversite olması lazım. Aynı zamanda Türkiye’de olan özel laboratuvarlara da görev düşüyor. Çalışmaların biraz daha ivmesinin artırılması gerekiyor. Bir sonuca ulaşabileceksek, ilaç sektörüne dahil olan üniversitedeki hocalarımızın da, vatandaşlarımızın da bir araya gelip neler yapabiliriz konusuyla ilgili çalışmalara ağırlık vermesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“KONYA ÜRETİM İÇİN EN UYGUN ŞEHİR”
Yerli ilaç üretimindeki sahanın, coğrafi konumunun uygun olması nedeniyle Konya’da olması gerektiğine dikkat çeken Açıkgöz, gerekli çalışmalar sonucunda Konya’nın merkez üssü haline gelebileceğini kaydetti. Başkan Açıkgöz, “Konya coğrafi olarak Türkiye’nin ortasında bulunan bir şehir. Ulaşım olarak her tarafa hemen hemen eşit mesafede. Bununla beraber Konya’nın sanayi ölçeği de Türkiye’de çok önemli bir noktada, orta ölçekli sanayide İstanbul bile Konya’daki sanayiye ulaşamamış durumda. Konya bu bağlamda Türkiye’de bir ilaç üretim sahası olabilecek kapasiteye sahip. Olumlu etkiler göz önünden bulundurulduğunda biz bu pazarın Konya’da oluşması gerektiğini düşünüyoruz. Konya’da bulunan tesisler çeşitlendirilebilir, önemli olan gönül vermek ve yönümüzü buraya yöneltmek. Yurtdışına giden milyarlarca liranın Türkiye içinde kalması için bir çaba harcamamız lazım. İlaç üretiminde Konya üs haline gelebilir ve çok verimli olur. İlacın üretildiği yerin yanı sıra nakliye de çok önemli. Üretileceği yer Türkiye içi olsa da her noktaya orta mesafede olmalı. Aynı zamanda üretim fazla olduğu ve yurtdışından da talep geldiği zaman ulaşımı kolay olmalı. Pazarı oluşturmak çok kolay, önemli olan üretmek” diye konuştu. Dilhan Dumanoğlu

Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.