KÜLTÜR BAKANIMIZA NERELERİ GEZDİRMELİYDİK?

Geçtiğimiz yılın 23-24 Kasım’ında Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy Nevşehir’i ziyaret etti.  Nevşehirliler, Protokol ziyaretlerinden ziyade, Bakanımızı turizm ve kültür açısından önemli olan her yere götürdüler.

Uçhisar, Göreme ve Avanos’taki programlarla katılan Kültür Bakanı, Kaymaklı yer altı şehrini gezdi.

Çeşitli inceleme ve ziyaretlerde bulunmak üzere Nevşehir'e gelen Bakan Ersoy, beraberindeki heyet ve gazetecilerle sıcak hava balon turuna katılarak, Kapadokya'yı gökyüzünden seyretti.

Göreme Açıkhava Müzesi, Paşabağları-Zelve Ören Yeri'nde, Kapadokya Müzesi inşaatında, Nevşehir Kalesi ve Yeraltı Yerleşiminde incelemelerde bulundu.

Bunları neden mi anlattık?

Nevşehir ve Konya arasındaki turizme bakış farklılığının boyutlarını ortaya koyabilmek için!

Kültür Bakanımız, geçtiğimiz Aralık ayının 7’sinde ve 17’sinde şehrimize geldi.

Biz ne yaptık?

Kültür ve Turizm açısından nerelere götürdük sayın Bakanı?

Sadece Sille’ye!

7 Aralık 2019’da, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ve Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Sille'yi ziyaret ettiler.  Bakan Kurum ve Ersoy, Konya'daki 5 bin yıllık Sille Mahallesi'nde; Sille Müzesi, Sille Sanat Galerisi, Subaşı Camii ve Aya Elena Müzesi'ni ziyaret ederek, tarihi mahalledeki projelerle ilgili bilgi aldılar.

Sayın Bakanı, Kilistra’ya götürdük mü?

Çatalhöyük programda var mıydı?

Boncuklu Höyük aklımıza geldi mi?

Yada Zazadın Kervansarayı?
Meke gölüne kadar gidilemez miydi, mesela?

Gidildi mi?

Ne yazık ki, bu soruların cevaplarının hiç biri, “Evet” diye başlamıyor!

Nevşehir’de olduğu gibi, sayın Bakan şehrimizde iki gün üst üste misafir edilemez miydi?

Konya, kültür ve turizm değerleri, zenginlikleri açısından Kapadokya’dan daha mı az, ilgi çeken özelliklere sahip?

Elbette değil!

Öncelikli olarak, Mevlana vuslat törenlerinden ibaret olan turizm anlayışımızdaki ısrarımız halen devam ediyor! Keşke onu da tam olarak yapabilseydik!

Hatırlarsanız, yakın geçmişte alternatif Şeb-i Aruslara mani olamadık!

Sema törenlerinin başta Kapadokya ve Antalya olmak üzere en olmadık yer ve mekanlarda icrasına oldukça cılız tepkiler verdik ve dur diyemedik.

Rahmetli Feyzi Halıcı’nın, Türkiye’nin en büyük sanatçılarını, sazendelerini ve hanendelerini yıllarca Konya’ya getirdiği o güzel yılları, ondan sonra bir daha tekrarlayamadık!

İşte onun içindir ki, adeta adım Hıdır, elimden gelen budur diye yeksenak programlar icra etmekten kendimizi alamadık, alamıyoruz, almak gibi bir derdimizde yok!

 

TANITIM FIRSATLARINI KAÇIRMADA ÜSTÜMÜZE YOK!

Konya kültür ve turizm noktasında, kapağı neredeyse hiç açılmayan, sayfalarında neler var diye merak ettirilmeyen bir kitap gibi!

Sadece kapağına bakıp geçiliyor!

Kapadokya ise, zevkle ve merakla sayfa sayfa okunan, eklemeler yapılan, yazılı her cümlesi yeniden yorumlanan bir kitap adeta!

Tek eksiğimiz tanıtım diye ahkam kesenlerimiz, Kapadokya’ya hiç mi gitmediler?

Yada Antalya’ya?

Antalya’dan kalkan turlar, eskiden şehrimizin merkezinden geçerdi,

Şimdi transit geçip-gidenleri var!

Uğrayanlarda, Mevlana türbesini ziyaret sonrasında, molayı Aksaray’da verip,

Bir an önce Kapadokya’ya ulaşma derdindeler!

Arada Konya kayıplarda!

Çünkü bizim, ayağımıza kadar gelen tanıtım fırsatlarını kaçırmakta üstümüze yok!

Tanıtım konusunda ki tavrımızı değiştirmeye niyetimiz var mı?

Keşke olsaydı!

Bu şehre, uzun yıllardır, Cumhurbaşkanları, Başbakanlar, Bakanlar az gelmedi! Bu şehir Başbakanlar, Bakanlar ve güçlü siyasiler çıkarmış ve yetiştirmiş bir şehir.

Turizmi neden ıskaladığımızı, neden yanı başımızda ki, Kapadokya kadar bu işte başarılı olamadığımızı hiç sorguladık mı?

 

ALTERNATİF TURİZM SEÇENEKLERİMİZ ACİLEN HAYATA GEÇİRİLMELİ!

Merkezde yerinde sayan, herkesin sözüm ona meramını merak etmekten öte hiçbir şey yapmadığı Meram, ayağa kalkmayı, ayağa kaldırılmayı bekliyor!

Selçuklu Belediye Başkanları Adem Esen ve Uğur İbrahim Altay tarafından adeta küllerinden yeniden doğarcasına toparlanan, kültür ve turizme kazandırılan Sille, Meram’a fark atmış durumda.  

Sille, Konya’da konaklamayı, Konya’yı merak ettirmeyi başaran bir turizm değeri olarak göz kamaştırıyor!

Çevremiz Hanlar ve Kervansaraylarla çevrili, Han turizmi diye bir çalışmamız varsa, ne kadar var belli değil!

Zazadın Kervansarayı, Horozlu Han, Dokuzun Hanı, Obruk Hanı ve Kızılören Hanı hemen ilk elden sayabileceklerimiz!

Bu şehir istenirse, gezmeye ve kalmaya doyulamayacak bir şehir haline getirilebilir!

Ancak kurumlarımız, kuruluşlarımız, kültür ve turizme gönül verenlerimiz bir ve beraber olamıyorlar. Herkes kapısını birbirine kapatmış gibi! Oysa, halledilmesi gereken pürüzlerin acilen ve hiç vakit kaybetmeden çözülmesi gerekiyor!

Bakın Kültür Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy, Kapadokya için geçtiğimiz yıl neler söylemiş;

 "Bizim hedefimiz Kapadokya'nın turizmden aldığı pasta payını artırıp gelirlerini yükseltmek. Bundan sonra Kapadokya'nın sadece sayıya değil, gelire odaklanması gerekiyor. Bizim hedefimiz Kapadokya'da kalan turistin konaklama süresini uzatmak. Sadece balona endeksli bir turizm olmaktan çıkarmak lazım. Sezonun yıla yayılması için neler yapılması gerektiğine bakacağız. Kapadokya'nın genelinin bir müze olduğunu düşünürsek bu müzeyi bütün detaylarıyla korumamız ve sağlıklaştırmamız gerekiyor. Bundan sonraki aşamada belediyelerle daha sıkı çalışmamız gerekiyor, buna konsantre olacağız."

Köşe yazarlığına başlamış olduğum, 1999 yılından bu yana, Konya, gelen turistler şehrimizde kalmıyorlar, bir bardak çayımızı içmiyorlar, lokantalarımızda yemek yemiyor, alışveriş yapmıyorlar söylemlerinden ve sızlanmalarından hiç vazgeçmedi

Turizm sezonunun bütün bir yıla yayılması, gelecek misafirlerin şehrimizin tarihi, kültürel ve turizm değerlerini gezmesi, dolaşması ve konaklama süresinin uzatılması olmazsa olmazımız olmalı. Tur operatörlerinin bu şehre bakış açılarının değişmesi kadar, şehrimizin turizme bakış açısının da hoşgörü ve anlayış çerçevesinde değişmesi şart!

Sayın Kültür Bakanımızın, Kapadokya’nın sadece balona endeksli bir turizm olmaktan çıkarılmasını ortaya koyması gibi, Konya’nın da sadece Mevlana’ya endeksli bir turizmden artık vazgeçmesi, oldukça zengin olan alternatif turizm seçeneklerini de hayata geçirmesi gerekiyor!  Çünkü, Konya, kültür ve turizm değerleri açısından Anadolu’nun tartışmasız en zengin şehirlerinin başında geliyor!

Görene, köre ne, demek istemiyoruz!

Konya böyle bir kısır döngüyü kesinlikle hak etmiyor, sevgili okurlar!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum