Emrullah Nergiz

Emrullah Nergiz

Merve Mercan’ın Ardından

Geçen hafta  Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi 6. Sınıf öğrencisi İntern doktor Merve Mercan’ın korona tedavisi gördüğünü yakın arkadaşlarından dinlemiştim. Selçuk Tıp mensuplarının bu konuda çok üzgün olduklarını her türlü tedavinin denendiğini öğrenmiştim. 23 yaşındaki Merve Mercan daha evvelden bilinmeyen rahatsızlığı immün yetmezliği yüzünden Covid19’a yakalanmıştı. Uzun süre üniversitenin inisiyatifi ile tedavisi için çok farklı yollar denendi. Maddi manevi bütün imkanlar seferber edildi. Gerçekten yaşatmak için çok mücadele verildi. Hatta bana o günlerde ‘çok riskli ama hocalar gerekirse akciğer nakli yapmayı düşünüyor’ demişlerdi. Böbrekleri sıkıntıya girdiği için toparlanmadan bu aşamaya geçilemedi.

Maalesef dün bu genç doktor hanımın vefat haberini öğrendiğimizde bu illet hastalığa bir kez daha kahrettik. Elbette her ölüm acı. Genç ölüm çok daha acı. Allah gani gani rahmet eylesin.

 

O HABERİ YAPANI GÖMMESİNLER

Sözcü gazetesi muhabiri Ali Ekber Ertürk dün zorlama ötesi bir haber yazmış. Özetle; ‘11. sınıf “Din” kitabındaki 37 sayfalık ünitede, tabut, cenaze ve mezarlıkla ilgili 9 fotoğraf yer alırken, kefenleme ayrıntılı anlatıldı. Veliler, şaştı kaldı.’ diyor.

Hangi veliler şaştı kaldı bunu öncelikle kendisine sormak lazım. Resmen dini olguları aşağılamak için gazete 1. Sayfasının yarısını bu habere ayırmış. Sormak lazım bu arkadaşa! 17-18 yaşındaki çocuklar ölümü, cenazeyi, kefeni öğrenmeyecek de ne öğrenecek? Bunları öğrenmekte ne gibi bilimsel bir sakınca var? Haberi yaparken hangi bilimsel pedagojik açıklamayı temel aldınız?

Mezarlıklar da kefen de cenazelerimiz de hayatımızın gerçeği değil mi? Bakın Karadeniz bölgesinde cenazeleri hemen evlerin karşına dağların  yamaçlarına gömerler. Hem ölümü hem onları unutmayalım diye…

Kimsenin inancını sorgulamak istemem ama %99 Müslüman olan bir ülkede Müslümanca defin şartlarını öğrenmenin sakıncası ne olabilir?

Gazeteyi okuduktan sonra; bu durumdan 9 sütunluk rahatsız olan muhabirin de, o manşeti atan müdürün de hatta sayfayı yapan grafikerin de cenazesini gömmesinler diye beddua edecektim vazgeçtim… Allah ıslah etsin.

 

SAKINAN GÖZE ÇÖP BATIYOR

6 aydır korona ile yatıp kalkıyoruz. Kurallara riayet edip evinden çok az çıkanlarda bile hastalık görülüyor. Özellikle aşırı derecede hassas davrananları illaki bu illet buluyor. Hastalık geldi mi geliyor mu stresi insanı hasta etmeye yetiyor. Kesinlikle ihtiyatlı olmalıyız ama vücut stres ile uğraşırken başka hastalıkların gelmesine davetiye çıkarıyor. Bütün uzmanlar vücut direncinin öneminden bahsediyor. Kesinlikle beslenmeye de tedbirlere de çok dikkat etmeliyiz.

Her gün bir tanıdığımız birer birer sonbaharda düşen yapraklar misali ayrılıyor aramızdan. Elbette takdir buysa yapacak bir şey yok. Lakin tedbiri almak boynumuzun borcu.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum