Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

“Osmanlı’nın bedduasına uğradık”

“Osmanlı’nın bedduasına uğradık”

TARİHE YOLCULUK (164)

Müftü Emin el-Hüseynî: “Müslüman dünyasının başına gelen Osmanlı Devleti’nin bedduasıdır. Biz Müslümanlar, bilhassa Araplar, masum ve mazlum Osmanlı Devleti’nin bedduasına uğradık. Babasının bedduasını alan bir evlât gibi… Başımıza gelen felâketler bu yüzdendir.”

Merhum Ali Ulvî Kurucu, hatıratında, Kudüs Müftüsü Emin el-Hüseynî’nin, I.Dünya Savaşı’nda savaş yıllarını Berlin’de geçirdiği dönemde Adolf Hitler’le, Hitler’in daveti üzerine üç kere görüştüğünü kendisine söylediğini belirterek bu görüşmelerle ilgili şunları bize aktarıyor:

“Hitler, ilk iki görüşmemizde, bana, İslâm âlemi hakkında sualler sordu: “A rapların İngiliz idaresinden ne gibi şikâyetleri vardır? İstekleri nedir? Araplar, İngiliz sultasından kurtuldukları gün ne yapmak isterler? Alman hükümetinin onlara ne gibi yardımları olabilir?”

Hitler, bu gibi şeyler soruyor; ben de cevap veriyordum.

Konuşmanın bir yerinde: “Osmanlıların idaresi ile İngilizlerin farkı nedir?” diye sormuştu. Ben buna cevabım sırasında, Osmanlılardan bahsederken gözüm yaşarmış. Hitler derhal, “Müftü Efendi, ecdadınız Türk müydü?” diye sordu.

Biz Hayırsız Evlâdız

Hitler bunu sorunca şunları söyledim:

“Hayır efendim, ecdadım Türk değildir. Fakat ben bu milleti, kendi ecdadımdan daha fazla severim. Eğer Osmanlı olmasaydı, İngilizler ve diğerleri, beş yüz sene evvel âlem-i İslâm’a hakim olurdu. Osmanlı olmasaydı, Endülüs’ün başına gelen hazin âkıbet, bütün Arap ülkelerinin de başına gelirdi.

“Bu cihatten, dinimin, imanımın, namusumun, şerefimin hâmîsi oldukları için Osmanlıları severim.

Fakat biz ne yazık ki, hayırsız evlât çıktık. Onlar hayırsız evlâdına bakan baba gibiydiler. Arap âleminden bir kuruş istifadeleri, faydaları yoktu. Bilhassa Hicaz ülkesine, asırlar boyu hayrat götürdüler. Oraların geçimini temin ettiler.

Biz ne yazık ki o nimetin kadrini bilemedik., nankörlük ettik.  O yüzden de, Filistin, korkarım İngilizlerin eline geçecek…”

Bunun üzerine Hitler şu cevabı vermişti:

Müftü Efendi, endişe etmeyiniz. Banim aslanlarım İngiliz’i kovacak. Yahudinin de kökünü kazıyacağız. Bayramı birlikte yapacağız.”

emin-el-huseyni-ve-adolf-hitler-(1941).jpg

Birinci Dünya Savaşı ve Osmanlı

İnternet ortamında Kudüs Müftüsü Emin el-Hüseynî ile ilgili çok sayıda dezenformasyon, yâni bilgi çarpıtma ve yanıltma haberlere rastladığım için Ali Ulvî Kurucu Bey’in Hatıratındaki bilgileri sizlerle paylaşmak istedim. Rabbim kendisinden razı olsun ve mekânını cennet eylesin.

Emin el-Hüseynî 1914’de I. Cihan Harbi’nin çıkarılmasını Avrupa'nın bir dolabı olarak görmüş ve şöyle demişti: “Birinci Cihan Harbi, ne şunun, ne de bunun için yapılmış- Bütün maksat, hedef, Osmanlı Devletinin yıkılması, hilâfetin kaldırılması, Müslüman dünyasının başsız bırakılarak parçalanıp paylaşılması idi. Hristiyan devletler, İslâm memleketlerini bir daha toparlanamaz hâle getirmek ve istedikleri gibi işgal etmek veya işgallerini sürdürebilmek, böylece oraları sömürmek, madenlerini, petrolünü ele geçirmek için bu savaşı başlatmışlardır.”

Türklerin bin yıldan beri var oldukları Arabistan Yarımadası’nı, şimdiki kendini bilmez bazı Arap idarecileri “Osmanlı bizi sömürdü” gibisinden yalan yanlış ve iftira dolu beyanlarda bulunuyorlar ya. Filistin Müftüsü Emin el-Hüseynî, belkide onları kastederek bakın bu konuda nasıl isabetli bir söz kullanıyor:

vay-42-002.jpg

Osmanlı’nın Bedduasını Aldık

“Müslüman dünyasının başına gelen Osmanlı Devleti’nin bedduasıdır. Biz Müslümanlar, bilhassa Araplar, masum ve mazlum Osmanlı Devleti’nin bedduasına uğradık. Babasının bedduasını alan bir evlât gibi… Başımıza gelen felâketler bu yüzdendir.”

 

***

Tarih sanki tekerrür ediyor gibi… Arap ülkelerinin başında bulunan Türk’e düşman bazı idareciler, kuyruk acılarından dolayı bugün ileri geri konuşmalar yaparak densizce açıklamalar yapıyorlar.

Suudi Arabistan’da darbe yapan Prens Muhammed bin Selman, Türkleri hiç sevmez. Kuyruk acısı 1807’de İngiliz ve Fransızların desteğiyle Osmanlı’ya karşı çıkarılan Vehhabi isyanında yakalanarak İstanbul’da 1818’de idam edilen Abdullah bin Suud’dan dolayıdır.

 

YARIN: Mevlânâ Haftası’na bakış ve değerlendirme.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Mustafa Balkan (Tarih Yazıları) Arşivi
SON YAZILAR