Sadık Büyüksakarya
AK Parti’ye Ak Partililer sahip çıkar!
AKP’li ifadesini işitince sinirlenirdim.
Hiç hoşuma gitmezdi bu kısaltma.
İğreti olurdum.
Bir ötekileştirme nidası gibi değil mi?
Yok sayma, görmezden gelme ve hatta silikleştirme.
Fakat şöyle bir bakıyorum da sözüm ona avam ve asalak takımı için hiç sırıtmayacak bir yakıştırma.
Artık şimdilerde fazlasıyla hak ettiklerini düşünüyorum bu yakıştırmayı.
Aidiyeti olmayan, yediği kaba pisleyen, mensubu olduğu mahallenin insanlarına hakaret edercesine söz ve eylemde bulunan biri Ak Partili olamazdı zaten.
Mahalle görmemiş, sokak gezmemiş ve cadde nedir bilmez birinin / birilerinin Ak Partili olması, mantıklı düşünen herkes için uygun değildir diye düşünüyorum.
En azından Ak Partililer için durum böyledir.
Peki hoş kelam kesip hâl hatır sormak maksadıyla gecenin kör vaktinde bacası tüten bir ev var mı acaba diyerek gözünü evlerin en tepelerine mıhlayan teşkilatçılar, bu işin ocağı, mutfağı diyebileceğimiz teşkilatlara gönül vermiş has Ak Partililer olan biteni nasıl değerlendiriyor acaba?
Öyle ya bu durumları değerlendirmek herkesten önce sapına kadar Ak Partili olan namuslu insanlara düşer.
Gazetecilerin, ekonomistlerin, sosyologların ve daha birçok disiplin mensubunun laf ürettiği ve değerlendirdiği yeter!
Söz onların!
‘Çok yazık!
Üzülüyoruz ve kahroluyoruz!
Cefasını biz çektik sefasını haram dairenin içinde onlar sürüyor
Bir seçim olacağı zaman caddeleri bayrağa bezemek için kilometrelerce mesafeyi biz teptik, yarım elma gönül alma niyetiyle parklarda ve pazarlarda vatandaşla hem hâl olup bir bardak sıcak çayı biz paylaştık, kahvehanelerde ve kıraathanelerde yanlış bilinen doğruları zihinlere ilmek ilmek işlemek için yuvarlak masanın etrafında toplanıp dil döken bizler olduk, cenazelere bizler katıldık düğünlerde bizler bulunduk, vatandaşın sevincini beraberce yaşayıp hüznünü ve kederini yine bizler hissettik, gençlerin üstüne titredik tüylerine kıyamadık şerden ve beladan korumak için çaba sarf ettik, bir köşede yüreği burkulmuş görünce yanına bizler koştuk, her an ve zamanda yaş almış büyüklerimizin ellerinden öpüp onları bizler kucakladık, mahalle muhtarlarının kapılarını aşındırıp kimin neye ihtiyacı varsa bizler öğrendik ve öğrendiğimiz gibi büyüklerimize aynen ileterek yaralara yine biz merhem olmaya çalıştık, bize söylenileni kulak arkası yapmadık hiçbir zaman ve kimseyi kimsesiz bırakmadık en nihayetinde.’
Bakın bu ifadeleri ben yazıp söylemiyorum.
Bu dava için alnı terleyen has Ak Partililer söylüyor.
Laf olsun diye dillendirilmiyor bunlar.
Tepede olup bitenlere karşılık tabanın tepkisi ve duygu-düşünceleri bu yönde.
Hâl böyleyken Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar’a bir tavsiyem olacak.
Ak Parti’nin tüm üyelerini kapsayacak bir anket ve karar sistemi düzenlensin.
Bu anket ve karar sistemiyle genel merkezin, milletvekillerinin ve bakanların parti üyeleri nezdinde fikirleri alınsın.
Alınan fikirler neticesinde de sağlıklı bir şekilde yol kat edilmiş olur ve herkes hak ettiği yerde vazife görür.
En azından milletin önüne çıkmadan önce taban ve tavan olarak belirli noktalarda mutabık kalınmış olur.
İnanın zor bir şey değil.
Öneriye dayalı mevzu bahis sistem hakkıyla uygulanırsa menfi yöndeki tüm tutum ve davranışlar bir anda müspet tarafa doğru evrilir.
Yerelde İl Başkanları da uygulasın bu sistemi bakın bakalım anketler nasıl da yukarı yönlü tırmanıyor.
En azından millet ciddi manada karar verici olduğunu görür.
Seçimden seçime sandığa gitmekle olmaz bu işler.
Vatandaş sandığa giderken biraz şerbetli olacak.
Öncesi önce sonrası sonra diyecek.
Ez cümle; niyet has Ak Partilileri yormadan ve küstürmeden ve dahi örselemeden yola devam etmekse bu gibi radikal sistemleri uygulama makamına koymak lazım.
Daha önceki yazılarımda da söylediğim gibi hatırla gönülle olmaz bu işler.
Nitekim olmuyor da.
Daha profesyonel adımlar lazım.
Has Ak Partililerin sesi olmak ve seslerini duyu
rmak ümidiyle…
Selâmetle…
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.