1. YAZARLAR

  2. Uğur Özteke

  3. PUSULA OLARAK ÇOK MU OLUYORUZ?
Uğur Özteke

Uğur Özteke

Yazarın Tüm Yazıları >

PUSULA OLARAK ÇOK MU OLUYORUZ?

A+A-

Biz gazeteciler her gün yeni bir imtihandan geçeriz. Bu sadece yaptığımız haberler ve yorumlarla ilgili imtihan değildir. Yaptığımız haberlerin vebalini de her gün içimizde yüreğimizde hissederiz.

Yüce rabbime binlerce şükürler olsun ki patronumuz Harun Akgül abimizden, tüm çalışanlarımıza bizim ekip Konya basının en fedakârlarıdır.

Yayın hayatına başlayalı 3 yıl yeni doldu. 4. yılın içindeyiz.

Ve bunu asla gurur kibir meselesi yapmadın ifade ediyoruz, Konya’nın en çok satılan, en çok abonesi olan dahası ilçelerindeki nerede ise tek gazetesiyiz.

Ve yayın grubumuz sadece PUSULA ile takip ve taklit edilmeye çalışılan bir yayın organı da değil. Haftalık tek yayın organı PS LİFE ile 125. sayımızı tamamladık inşallah çarşamba günü 126. sayımız elinizde olacak.

Yine bu fedakâr, çalışkan, ırgat ekip(!) aylık PRESTİJ Dergisi ile her ay sizlerle.

Her ay ama her ay ortalama 120 sayfa ile sizlerin huzurunda. Geçtiğimiz ay 16. sayısı çıktı inşallah bu ay 17. sayısı için son aşamadayız.

Durun daha bitmedi bizim ekip tüm bunların yanı sıra yine her ay olmasa da iki aya bir sektör dergisi çıkartır.

Yani mart ayında TARIM, nisan ayında MAKİNE dergilerini çıkardık. Mayıs ayında da inşallah İNŞAAT dergisi çıkacak.

İnternet sayfamız, heyecanımızın kaymağı oluyor.

Bu arada çok kısa bir süre sonra PUSULA YAYIN GRUBU olarak Konya basınında bir ilki bir hayalimizi gerçekleştirmenin son hazırlıklarını yapıyoruz.

Yani...

Yani patronumuza karşı aldığımız parayı en iyi şekilde helal ettirmek isterken, gazete alıp reklam veren bizi okuyup takip eden şehir yöneticilerinden siz okurlarımıza en iyisini en az hata ile vermek Allah sizi inandırsın çok büyük vebal.

Bunlarla asla kibir içerisinde değiliz. Çünkü bu bizim işimiz. Ve bu bir imtihan. Yüce rabbim veriyor, başarılı kılıyor peki biz bunun karşılığını ne kadar verebiliyoruz?

Biz bunun şuuru ve korkusu içindeyiz.

Tüm bunları yaparken bir yandan da ses getirmek zorundasınız.

Nasıl mı?

İşte şöyle.

..........

Geçtiğimiz hafta bugün Mevlana Türbesi bahçesinde yapılacak olan teşhir salonu için kazı çalışmalarının başlamasını Konya basınında değil Türk basınında ilk kez biz sizlerle paylaştık.

O gün, o yazımız ülkede patladı.

Salı günü İtalya’dan bir haber geldi.

Sevinelim mi üzülelim mi anlayamadık.

Çünkü İtalya’daki turist rehberleri bizim yazımızı ve fotoğraflarımızı kendi sayfalarında paylaşıyorlarmış.

Sonra tüm ulusal basın bizi takip etti.

Ve işte dün.

Hürriyet gazetesinin dünyaca ünlü yazarı tarihçi İlber Ortaylı köşesinde PUSULA’yı kaynak göstererek şöyle yazıyordu;

“MEVLÂNÂ MÜZESİ’NDE BİR GARİP ÇALIŞMA

 

MEVLÂNÂ Müzesi’ni güya genişletmeye kalkmışlar. Kimselerin haberi yok. Kültür Bakanlığı’ndan birkaç kişi karar vermiş olmalı. Belki müzenin o alanda uygun bir şekilde genişletilmesi düşünülebilir ama şart değildir. Hele bu genişleyen bölüm sahadaki eski mezarlıkları tahrip etme ve nakli kubur kaidelerine bile dikkat etmeden kabirlerdeki iskeletlerin ortaya çıkıp saçılmasıyla yapılıyorsa küstahlığın ne dereceye ulaştığını düşünebilirsiniz. Ayrıca bu blokta mezar taşı (şahide) bulunmuş değil; bu kabir taşları daha evvelden mi yoksa yakın zaman da mı yok oldu, nereye gitti, araştırılması gerekir.

Mahalli basın bu konuya el attı.

(PUSULA HABER’DE FOTOĞRAFLAR YAYINLANDI)

Mevlânâ Dergâhı çevresindeki mezarlık, Konya tarihi, dolayısıyla Anadolu tarihi bakımından çok önemli şahsiyetlerin defnedildiği bir alandır. Bu ilgisizliği anlamak mümkün değil. Müzeye yapacağınız ek binayı 200-300 metre hatta yarım kilometre uzağa yapabilirsiniz, çevrede buna müsait binalar ve arsalar var. Bu saygısızlığın gereği ne? Herkese mukaddesat öğreten Konya’nın ayanı ve okumuşları uyuyor mu? Görülüyor ki gidişatta merkez bürokrasi kadar mahalli halk ve yetkililer de kusurludur.

Şehircilik anlayışımızı neden gözden geçirmeliyiz

NE OLACAK?”

............

Tekrar söylüyoruz.

Dün onlarca okurumuz, dostumuz bizi arayıp “Hürriyet’i gördünüz mü?”, “İlber Ortaylı’yı okudunuz mu? Sizi yazmış” diyordu.

Az da olsa sevindik mi?

Elbette sevindik.

Ama daha çok üzüldük? Konya gündeme böyle gelmemeliydi...

..............

Biz yerel gazeteciyiz sizlerden gelenlere gözümüzü kulağımızı nasıl kapatabiliriz?

Buyurun bir antrenör büyüğümüz futbolcusunun aynı konu ile ilgili sosyal medyadaki şu paylaşımını bize gönderiyor ve “Uğur Hocam ne olur bunu bir yaz” diyordu.

Bakın Türbe ile ilgili üzüntüsünü nasıl paylaşmış;

“Bir hüznümü paylaşmak istiyorum bugün...

Cumanız Mübarek olsun.

Hayırlı sabahlar dostlar...

Allah bereketli ve güzel bir gün versin.

Akıl, mizan ve ihsan nasip etsin.

Aslında bunlar elimizde olup kıymet bilmediğimiz büyük nimetler.

Bunların kıymetini bilmezsen hata yapar, hain olursun.

Allah’ın âyetlerine inanmayanları, Allah elbette doğru yola iletmez.

Onlar için elem dolu bir azap vardır.

[Nahl Sûresi.104].

Önceki dostlarla güzel vakit geçirelim diye Pirin, Mevlana civarına gidelim güzel vakit geçirelim diye. Ama Mevlana müzesinin yan tarafının yıkıldığını, duvar taşlarının vinçlerle çekildiğini ve kırıldığını gördük. Daha sonra kazıldığını ve bina yapılacağını söylediler...

Ne yazık ki, mezarlar ortaya çıkmış... Kemikler ortada...

REZALET BİN PARA...

Bu koca akıllı kim Konya'da???

Dünya buraya koşarken...

Dünya böyle mekanların etrafını bile genişleterek korumaya alırken...

Böyle bir rezilliği kim yapıyor???

Hiç kimse dur demez mi bu akılsızlara, izan eksiği insanlara.

Velilerin, dervişlerin, çelebilerin mezarları rezil rüsva, kemikler ortada...

Kim bu akılsız ve tarih düşmanı...?

Saygısız ve futürsuz!

Kendini kuş cennetinde görenler.

TARİH BİR DAHA YOK OLUYOR.

Ancak yazıklar olsun böyle bir kararı alanlara. Kendini bir bilen sanıp, kendi kafasına iş yapan akıl yoksunlarına.

KONYA BU KADAR ÖKSÜZ ve YALNIZ.

Yok mu bu memleketi seven akıllı insan.

Bu kadar düçar ve gariban mı bu memleket?

...............

Neyse Cenab-ı Allah’ım en başta biz olmak üzere cümlemizi ıslah etsin inşallah.

 

 

GÜNÜN OKKALI SÖZ

Önce doğruyu bilmek gerekir, doğru bulunursa yanlış da bilinir; ama önce yanlış bilinirse doğruya ulaşılamaz.

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Düğün, dernek, kına törenlerinde silah atma işinden vazgeçtiğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

4 Yorum