UMUTLARINIZ KIRILMASIN İNŞALLAH!

Gençseniz, taşı sıksanız suyunu çıkartacağınız yaşlardaysanız, hayat doluysanız, ne iş olsa yaparım, çalışırım, ekmeğimi taştan çıkartırım Allah’ın izniyle diyorsanız kolay kolay ne azminiz, ne umudunuz kırılır!

Ancak, 2020 yılının Haziran ayının sonlarına doğru manzara pekte iç açıcı değil!

Pandemi öncesinde, daha da geriye gidersek 2019 yılı içerisinde çalışana iş mi yok, iş beğenmiyorlar, herkes masa başı iş istiyor yakınmaları vardı.

İş soruyorlar, aramadıkları kadar iş var memlekette, yeter ki çalışmak istesinler diyenlerin yakınmaları mı haklıydı?

Yoksa, asgari ücret diyorlar, o fiyatın altında ödeme yapıyorlar, işverenlik bu mu, insanlık bu mu diye seslerini yükseltenler mi?

Netice de ortaya çıktı ki, asgari ücretten daha az ücretlerle insanların çalışmakla karşı karşıya oldukları perdelenmeye, dile getirilmesi hoş karşılanmamaya çalışılıyordu.

Yanımda Üniversite mezunları çalışıyor, Bu gençleri Üniversite mezunları arasından seçtim diye övünenler vardı!

Bugün, o övünenlerin bazılarının dükkanları çoktan boşalmış, Pandemi sürecine mağlup olmuş dükkanlar ve işyerleri arasında.

Düşük ücretlerle iş bulduklarına sevinen bir yıl öncesinin gençlerinin ise tamamı işsiz!

İş bulmak için başvurdukları kapılardan içeri girebilenler bir hayli az!

Lafların karın doyurmadığı, umutları tazelemediği bir dönemin tam ortasındayız!

 

NEŞTER İLK ÖNCE İŞSİZLİĞE VURULMALIDIR!

Pandemi sürecinde elemanlarını mağdur etmeyen iş yeri sahipleri,  yeni normalden umduğunu bulamadı. Müşteriler ve alışveriş yapacak olanlar, bir hayli temkinli.

Mesela, dışarıda karnını doyurmaktan, yemeğe çıkmaktan, büyük zevk alanlar dahi, kırk sefer düşünüyorlar dense yalan değil!

Böyle olunca da, yemek yemek için sıra bekleyen, dükkanları dolup-taşan, müşterilerine yetişemeyen esnaf üç-dört ay öncesinin görüntülerini göremediği için, bağrına taş basıp, yıllardır birlikte çalıştıkları çalışanlarıyla yollarını ayırmak zorunda kaldı.

Birçok işletme en son kaç kişiyle ayakta kalabiliriz dediler ve o sayılara indiler.

İşte bu yüzden, İşsizlik rakamları resmi rakamların çok daha üzerinde diye anlatılıyor!

Rakamların gerçeği yansıtmadığı ve inandırıcılıktan bir hayli uzak olduğu herkesin dilinde…

Önemli olan hayatın içinde neler olduğu, neler yaşandığı…

Lokomotif sektörler,

İşsizliğin çaresi,

Kaynağı olan,

Umudu olan sektörler yürümeye başlamadıkça,

Hareketlenmedikçe,

Hareket etmedikçe bu hayal kırıklıkları,

Bu umudum yok, umudum kırıldı yakınmaları devam edeceğe benziyor.

Dileriz, gerekli tedbirler hayata geçer, umutlar yeniden tazelenir.

                                                                                                                                                                   

ÜÇ AY SONRASINDA İLK NE ÇARPTI GÖZÜNÜZE?

İş Bulma Kurumunun önünde ki uzun kuyruklar, kendilerine mikrofon uzatılan gençlerin umudum yok, umudum kırıldı, nasıl umudumuz olabilir benzeri sözleri, gerçekleri göz önüne seriyor.

Üç ay dışarı çıkamayan, evde kal, güvende kal, hayat eve sığar denilen 65 yaş ve üstü insanlarımıza soruldu. Koronavirüsle yapılan mücadelede geçip-giden üç ay sonrasında ilk ne çarptı gözünüze?

Üç ay önce yürüdüğümüz caddelerde var olan alışveriş yaptığımız, mağazalar yok. Dükkânlar yok.

O günlerden yadigâr olarak sadece henüz sökülmeyen tabelaları kalmış.

Üç ay önce işi olanların, bugün işi yok.

Umut vadedecek bir gelişme yok!

“-ecek” ve “-acak” bu insanların önüne bir ekmek getirip koymuyor.  Faturalarını, borçlarını ödemiyor. Bekleyişlerinin daha ne kadar süreceğini söyleyemiyor!

 

NE YAPSIN UMUT?

Çaldığınız kapılar devamlı yüzünüze kapanırsa!

Hatta hiç açılmazsa!

Başvurunuzu yaptıktan sonra hiçbir cevap alamıyorsanız ne olur?

Umudunuz kırılır mı?

Kırılır!

Umudunuz kalır mı?

Pek tabi ki, kalmaz!

Üstelik fırsatçılar, TÜİK gibi kurumların açıklamalarına aldırmayıp, marketlerde, çarşı ve pazarda zam yapmalara doyamadıysa,

Enflasyon Canavarı beni siz meşhur ettiniz,

Beni siz yarattınız!

Ben sizin eserinizim!

Diye meydanlarda gövde gösterisi yapıyorsa,

Ne yapsın umut?

Neye teşebbüs etse,

Daha zamanı değil, bekle diyorsak bekle!

Yüzün gülecek dedik ya!

Ne demek bekleyemem?

Öldün mü mübarek!

Diye diye gelinen nokta, umutların ve hayallerin kırıldığı, cılız tesellilerin gölgesinde karamsar bir bekleyiş!

 

UMUDUNUZ YOKSA, HAYATA KÜSERSİNİZ!

2020 yılına, yeni bir yıla bambaşka hayaller ve umutlarla girmişti gençlerimiz, çalışanlarımız, emeklilerimiz.

2019 yılı bir önce bitsin diye dua edenlerimiz olmuştu.

2019 yılında umutları kırılmıştı insanların, işsizlik, ücretlerin yetersizliği, hayat pahalılığı, enflasyonunun çarşıya, pazara marketlere hakim olması duman etmişti herkesi.

Ayakta durmak isteyenler,

Hayata tutunmak isteyenler,

Dibe vuranlar, dibe vurduktan sonra, dipten dönmeye çalışanlar, dibe vurup pes edenler,

benden bu kadar diyenler, dükkanını kapatanlar, hayallerini askıya alanlar 2019 yılından 2020 yılına oldukça zor şartlarda gelmişlerdi.

Umudunuz yoksa, umuda giden yollar, çıkmaz sokaklara dönmüşse, gönül bahçenizde, umut çiçekleri açmayı unutmuşsa,  yakanıza küsersiniz, hayata küsersiniz.

 

UMUT, KAPILARIN İNSANIN YÜZÜNE KAPANMASI DEĞİLDİR!

Umut, uzun ve karanlık bir tünelin sonunda bir türlü görülemeyen ışık değildir!

Umut, vaat değildir, laf kalabalığı hiç değildir!

Umut, göz aydınlığıdır.

Umut, her ne hal olursa olsun, canlı ve diri kalması sağlanandır!

Umutlar kırılırsa, ortalık sütliman olmaz!

Umutlar kırılırsa, ortalık güllük gülistanlık olmaz!

Umutlar kırılmışsa, hiçbir şey olmamış, yokmuş gibi halay çekemezsiniz!

Umutlar kırılmışsa,  yalandan masallar, üfürükten teyyare misali hikayeler anlatsanız, kâr etmez!

Umutlar kırılmışsa, hayaller biter, idealler söner, genciniz, yaşlınız hayata küser!

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.