1. YAZARLAR

  2. Abdullah Yıldırım

  3. Devlet değişirken
Abdullah Yıldırım

Abdullah Yıldırım

Yazarın Tüm Yazıları >

Devlet değişirken

A+A-

 

Türk devleti, son yıllarda ciddi bir değişimde amadeğişimin yönühangi istikameti gösteriyor. Bir bakalım. 1920’de devleti kuranlar, çoğu kabul etmez amaAtatürk ve yakınsilah arkadaşları idi. Kurucular, bir elin parmakları gibisayılabilir. Çöken Osmanlı’nın yerine, tüm savaşlarını batı ile yapmış olmalarına rağmen, batının sistemi iledevleti oluşturdular.

Öyleki Kazım Karabekir Paşa başta olmak üzere, bir takım kurucu unsur buna karşı çıktı. Ama yinede kurulan devlet 70 yıl kesintisiz, kurulan felsefe ile devam etti.

Özal Başbakan olduktan sonra, devlet ve sistem sorgulanmaya başladı. Devletüniter sistem ile yönetilemez denmeye başlandı. Bu dönemde PKK hızla büyüdüve şöyle bir olayçıktı ortaya; “Türkiye’de Türklerin dışında başka milletlerdevar. Her gün Türk'üm andı rahatsız ediyor” dendi ve kaldırıldı. Şimdide yeni anayasadamilletlerin muhtemelenadı geçmeyecek. Yine bu dönemde Türkçenin ne kadar yetersiz olduğukeşfedildi ve Osmanlıcaya dönelim dendimuhtemelende dönülecek.

Tabii ki dönüşüm hızlı olunca, yeni keşifler ortaya çıktı. Ortadoğu’nun ne kadarbize yakın olduğunu gözlemledik. Ortadoğu batağından zor çıkan kurucu unsurTürkler, yeniden Ortadoğu’ya girdi. Yalnız Ortadoğu sanıldığı gibigirenin çıkmasının o kadarkolay olmadığı bölge. Bölgesel sorunlara fazla girince, 5 milyon Suriyeliyi ülkemizde bulduk. Onların gitmesini beklemek hayal bile değil, hiç biri gitmeyecekve Irak'ın kuzeyinde şimdi güllerle, karanfillerle karşıladığımız Barzani’ninKürt devletidebağrımıza girecek.

Yenidönemde artık devlet, eski devlet asla olmayacak. Hakimgüçler artık değişti. Dünyanın en zengin dili olan 5 binden fazla yaşayan kelimesi olan Türkçe bile beğenilmediğine göre, beğenilen bir dil gelecek. O dilde Göktürk alfabesi olmayacağına göre gelecek belli!

Peki hepimiz bu değişimi destekliyormuyuz, buna verecek cevapyüzde ellidir. İlginç olan Türk toplumunun, yakıngeçmişe asla inanmaması, her şeyi yalan olarak görmeleri, ama Osmanlı dönemine büyük bir hasret çekmesidir. O zaman hasret çekilen yönetim gelecek ama,bunları kabul etmeyen, değişimin yönünü beğenmeyen Türk Milliyetçileri ne yapacak?

Bundan8 asır önce yaşamış, KudatguBilig’iyazanYusuf Hashacip ne olacak? O Yusuf Hashacipkiyazdığı eserde Türkçe’nin, Arap dilinden çokdaha zengin ve anlaşılır olduğununakşetmişti beyinlere. Şimdi kimse hatırlamıyor diye, gelenin keyfi için geçmişe kızmak, Büyük Hun Devleti’nin kurucusu Attila’nın torunlarına yakışırmı?

Her televizyon kanalını bir hoca parsellemiş. Yüce dinimizi kendileri açısındananlatıyorlar. Bazen öyle şeyler anlatıyorlar ki Hz. Hamza’dan bahsederken, Hamza diye hitap ediyorlar, sankigece gündüz gezdiği arkadaşı, bu kadar istismar edilmesine maalesef kimse sesini çıkarmıyor!

İş bazen öyle noktaya geldi ki bir profesörün bir ayda birkanaldan600 bin liraaldığıyazıldı. Prof. bunu yalanlamadı, işin bu kadar ticarileşmesinesamimi Müslümanlarınrıza göstermediğine eminiz.

Her şeyi biz biliriz diyenyeni gruplardan bıktık. Her şeyi bildiğinizi zannediyorsunuz ama bilmiyorsunuz. 500kelime ile Türkçe konuşursanız böyle olur. Bu arada bu konuları kimseanlatmadığıiçin, edebiyat profesörleri sesini çıkartmadığı için bu konuları savunmak bizlere kaldı. Yaşayanher varlık aslına çektiğine göre, bakalım daha neler göreceğiz…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT