Chef Hakan Güzel

Chef Hakan Güzel

“Arabaşı olursa Hindiden, gelirim ikindiden!” Konya’nın sofralarında bir gelenek, bir lezzet, bir hikâye

“Arabaşı olursa hindiden, gelirim ikindiden.
Arabaşı olursa tavşandan, gelirim akşamdan.
Arabaşı olursa kazdan, gelirim yazdan.
Arabaşı olursa tavuktan, gelemem soğuktan!”

Anadolu’nun mutfak kültürü bazen bir atasözünde, bazen bir sofranın etrafında anlatılan eski bir hatırada saklıdır. İşte arabaşı da böyle bir mirasın adıdır. Yukarıdaki söz, arabaşı sofralarının kendine has mizahını, kullanılan etin lezzete kattığı değeri ve bu yemeğin insanlar arasında nasıl bir sohbet konusu olduğunu anlatan güzel bir örnektir.

Konya’da arabaşı denildiğinde akla yalnızca sıcak bir çorba gelmez. Bir hazırlık, bir davet, bir gelenek ve aynı sofrada buluşan insanların paylaştığı bir kültür gelir.

Yıllar boyunca mutfak kültürümüzün farklı lezzetlerini tanıma fırsatı buldum. Şunu söyleyebilirim ki bazı yemekler tarif kitaplarında anlatılır, bazıları ise insanların hafızasında yaşar. Arabaşı, her iki dünyada da kendine sağlam bir yer edinmiş geleneksel lezzetlerimizden biridir.

whatsapp-image-2026-10-17-at-13-48-28.jpeg

BİR KÂSE ÇORBANIN ARDINDAKİ BÜYÜK HİKÂYE

Arabaşını diğer çorbalardan ayıran en önemli özelliklerden biri, yanında sunulan özel hamurudur. Un, su ve tuzla hazırlanan hamur pişirilir, soğutulur ve dilimlenerek çorbayla birlikte servis edilir. Geleneksel tüketiminde hamur çiğnenmeden yutulur; bu kendine özgü sunum biçimi de arabaşını farklı kılan ayrıntılardan biridir.

Ancak arabaşının asıl hikâyesi yalnızca hamurunda veya çorbasında değildir.

Geçmişte Anadolu’nun pek çok yerinde insanlar, özellikle uzun akşamlarda, birbirlerine misafir olur; evlerde hazırlanan yemekler paylaşılırdı. Arabaşı da bu buluşmaların simgelerinden biri hâline geldi. Sofra kurulduğunda yalnızca karınlar doymaz, dostluklar pekişir, sohbetler uzar, eski hatıralar yeniden anlatılırdı.

Konya mutfağının gücü de tam olarak burada ortaya çıkar. Yemek, günlük bir ihtiyaç olmanın ötesine geçer ve toplumsal hayatın parçası olur.

whatsapp-image-2026-10-17-at-13-48-28-1.jpeg

TAVUKTAN HİNDİYE, KAZDAN TAVŞANA: ARABAŞININ LEZZET YOLCULUĞU

Arabaşı denildiğinde tek bir et çeşidinden söz etmek, bu geleneğin zenginliğini eksik anlatmak olur.

Tavuk etiyle hazırlanan arabaşı, bugün pek çok sofrada karşılaştığımız seçeneklerden biridir. Tavuk suyunun aroması, etin lifli dokusu ve baharatların dengesi, çorbanın karakterini belirler.

Hindi eti ise kendine özgü aromasıyla farklı bir lezzet profili sunar. Kaz eti, daha yoğun ve belirgin tadıyla geleneksel et yemeklerinde ayrı bir yere sahiptir. Tavşan eti de geçmişte bazı yörelerde avcılık ve yerel beslenme alışkanlıklarıyla bağlantılı olarak arabaşı hazırlığında kullanılan etler arasında anılır.

Elbette her evin, her yörenin ve her ustanın uygulaması aynı değildir. Kullanılan et, mevcut imkânlara, yöresel alışkanlıklara ve aileden öğrenilen tariflere göre değişebilir. Bu çeşitlilik, Anadolu mutfağının zenginliğini gösteren önemli özelliklerden biridir.

Eskiden avcılığın ve kırsal yaşamın daha belirgin olduğu bazı bölgelerde, mevsime ve eldeki imkânlara bağlı olarak av etleri sofralarda yer bulabiliyordu. Bugün ise bu tür gelenekleri anlatırken kültürel mirası korumak kadar, yasal avcılık kurallarına, doğanın korunmasına ve gıda güvenliğine de dikkat etmek gerekir.

Çünkü geleneksel mutfağı yaşatmak, geçmişte yapılan her şeyi olduğu gibi tekrarlamak değil; o kültürün değerini anlayarak geleceğe taşımaktır.

whatsapp-image-2026-10-17-at-13-48-28-2.jpeg

“ARABAŞI OLURSA TAVŞANDAN, GELİRİM AKŞAMDAN!”

Bu sözün içinde Anadolu insanının yemek kültürüne dair ince bir mizah saklıdır. Sofrada ne pişeceği, davetin ne kadar cazip olacağını belirleyen bir sohbet konusuna dönüşür.

Bir yerde tavşan etli arabaşı konuşuluyorsa başka bir yerde kazın lezzeti anlatılır. Hindiyle hazırlanan çorbanın aroması, tavuk suyunun kıvamı veya baharatın dengesi üzerine fikirler ortaya atılır. Herkes kendi damak zevkini savunur; bazen bu tartışma, yemeğin kendisinden daha keyifli hâle gelir.

İşte gastronomi kültürünün canlılığı da buradan gelir.

Yemekler yalnızca malzemelerden oluşmaz. Onların çevresinde gelişen sözler, alışkanlıklar, şakalar ve hatıralar da kültürün bir parçasıdır. Arabaşı üzerine söylenen bu tür sözler, mutfağın halk kültürüyle nasıl iç içe geçtiğini gösterir.

Üstelik bu gelenek, geçmişte kalmış bir hatıra olmak zorunda değildir. Bugün de aileler, dost grupları ve yöresel mutfağa değer veren işletmeler aracılığıyla yaşatılabilir.

whatsapp-image-2026-10-17-at-13-48-29.jpeg

ARABAŞININ FAYDASI NEDİR? LEZZETİN YANINDA BESLEYİCİ DEĞERİ

Geleneksel yemeklerimizi değerlendirirken yalnızca lezzetlerine değil, beslenme açısından sunduklarına da bakmalıyız.

Arabaşı çorbasının besin değeri; kullanılan etin türüne, et miktarına, et suyuna, yağ ve tuz oranına ve yanında tüketilen hamurun porsiyonuna göre değişir.

Protein açısından değerlidir: Tavuk, hindi, kaz veya tavşan etiyle hazırlanan çorba, kullanılan et miktarına bağlı olarak vücudun ihtiyaç duyduğu proteine katkı sağlayabilir. Protein; kasların korunması ve vücudun normal işlevlerinin sürdürülmesi için önemlidir.

Enerji sağlar: Hamur ve çorbadaki un, karbonhidrat içerir. Bu nedenle arabaşı, günlük enerji ihtiyacına katkıda bulunabilir.

Sıvı alımını destekler: Çorbanın sıvı içeriği, günlük sıvı alımına yardımcı olur. Özellikle sıcak bir öğün olarak tüketildiğinde rahatlatıcı bir deneyim sunar.

Etin besin öğelerini içerir: Etin türüne ve miktarına göre demir, çinko ve B grubu vitaminleri gibi besin öğeleri de öğüne katkıda bulunabilir. Ancak bunların miktarı, hazırlama biçimine ve kullanılan malzemelere bağlıdır.

Burada önemli bir noktayı da unutmamak gerekir: Arabaşı tek başına bir hastalığı tedavi etmez veya bağışıklığı garanti altına almaz. Besleyici bir öğün olabilir; fakat dengeli beslenmenin yerini tutmaz. Yağ ve tuz miktarını ihtiyaca göre ayarlamak, porsiyonu dengeli tutmak her zaman önemlidir.

Geleneksel yemeklerimizi sağlıklı beslenme anlayışıyla buluşturmak, onların değerini azaltmaz. Tam tersine, bu lezzetleri gelecek nesillere daha bilinçli biçimde aktarabilmemizi sağlar.

whatsapp-image-2026-10-17-at-13-48-29-1.jpeg

GELENEĞİ YAŞATMAK, SOFRAYI PAYLAŞMAKLA MÜMKÜN

Bugün genç kuşaklara arabaşını anlatırken yalnızca malzemelerini ve yapılışını öğretmek yeterli değildir. Bu yemeğin neden özel olduğunu, hangi sofralarda yer aldığını ve insanları nasıl bir araya getirdiğini de aktarmalıyız.

Çünkü mutfak kültürü, bir toplumun hafızasıdır.

Konya’nın arabaşısı da bu hafızanın önemli parçalarından biridir. Tavukla, hindiyle, kazla veya yöresel geleneklerde yer bulan başka etlerle hazırlanmış olması, bu yemeğin farklı uygulamalarını ortaya koyar. Her tarifte değişen ayrıntılar bulunsa da paylaşma düşüncesi aynı kalır.

Belki de bu nedenle arabaşı sofralarında asıl mesele, çorbanın hangi etten yapıldığından çok, o sofrada kimlerin bir araya geldiğidir.

Yemekler değişebilir, tarifler farklılaşabilir, sunumlar yenilenebilir. Ancak kültürün temelindeki paylaşma duygusu korunursa gelenek yaşamaya devam eder.

Benim için arabaşı; bir şehrin mutfak kimliğini, Anadolu insanının mizahını ve misafirperverliğini aynı sofrada buluşturan özel bir lezzettir.

Çünkü bazı yemekler yalnızca pişirilmez; anlatılır, paylaşılır ve nesilden nesile aktarılır. Arabaşı da Konya’nın sofralarında bu hikâyeyi anlatmaya devam ediyor.

Gastronom Chef Hakan Güzel
Gastronomi Yazarı


ARABAŞI ÇORBASI TARİFİ

2 adet kalçalı tavuk but
1 litre sıcak su (Haşlamak için)

Çorba için;
3-4 yemek kaşığı zeytinyağı
1 yemek kaşığı tereyağı
2 yemek kaşığı dolusu un (Tepecikli)
1, 5 yemek kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası
1 çay kaşığı pul biber
1 çay kaşığı karabiber
Tuz
9-10 su bardağı tavuk suyu + su
Yapım Aşaması
İlk önce tavuklar 1 litre suyla 20 dk haşlanır.
Haşlanan tavuklar deri ve kemiklerinden ayrılıp ince ince didiklenir.
Tavuğun suyunu atmıyoruz, çorbamızı onunla yapacağız çünkü. O bir kenarda beklesin.
Çorba için tencereye zeytinyağı-tereyağı koyulur.
Tereyağı eriyince un ilave edilir, rengi değişip kokusu çıkıncaya kadar 5 dk kavrulur.
Salçalar eklenip kavrulur. Bu aşamadan sonrasında tel çırpıcı kullanıyoruz.
Tencereye yavaş yavaş tavuğun suyu dökülür bir yandan da tel çırpıcıyla hızlı bir şekilde karıştırılır. (unun topaklanmaması için)
Karıştırmada zorlanmamak için dilerseniz bu kısmı ocağı kapatıp yapabilirsiniz.
Tavuğun suyunun tamamı eklendikten sonra 2-3 bardak daha sıcak su ekleyip 1 taşım kaynatılır.
Kaynayınca tuz, baharatlar ve tavuk eklenir. 20-25 dk daha kaynatılıp ocaktan alınır. Sıcak sıcak bol limonlu servis edilir.

Arabaşı Hamuru Tarifi İçin Malzemeler
4 su bardağı su (kaynamış)
2 tatlı kaşığı tuz
2 su bardağı un (elenmiş)
1 çay bardağı un (elenmiş)
6 su bardağı su (oda sıcaklığında)
Yapım aşaması
Tencereye 4 su bardağı kaynamış suyu alalım.
Ocağın altını açıp, 2 tatlı kaşığı tuz ilave edelim ve kaynamaya bırakalım.
Su kaynarken 2 su bardağı ve 1 çay bardağı unu bir kaba eleyerek ilave edelim.
Kaynayan suyun altını kısalım ve ocakta bekletelim.
6 su bardağı oda sıcaklığındaki suyu unumuza yavaş yavaş ilave ederek iyice karıştıralım.
Su ve un karışımını ocaktaki kaynamış olan suyumuza süzek ile süzerek ilave edelim ve sürekli karıştıralım.
Bu işlem hızlı bir şekilde olması gerek.
Karışımı hiç durmadan toparlanana kadar karıştıralım.
Alt ısısı biraz harlı bir şekilde olacak, fokurdayıp kaynayan hamurun hafif toparlandıktan sonra ısısını düşürelim.
Altını kapatıp bir 5 dakika daha ocağın üstünde sürekli karıştıralım.
Borcamı/tepsiyi su ile ıslatıp suyu dökelim ve katılaşan hamurumuzu borcama/tepsiye yayalım. Afiyet olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Chef Hakan Güzel Arşivi

Kışın kokusu neden narenciye?

03 Ekim 2026 Cumartesi 13:03

Soğuk havalar geldi, mutfak ısındı!

26 Eylül 2026 Cumartesi 12:09

Bir Kavanoza Sığan Mutfak Kültürü

12 Eylül 2026 Cumartesi 09:56

Tezgahlarda sonbahar var

04 Eylül 2026 Cuma 16:37

Bir şefin defterinde yemek olmayan tarifler

22 Ağustos 2026 Cumartesi 13:42

Bir dilim ekmeğin öğrettiği hayat

08 Ağustos 2026 Cumartesi 10:26