Chef Hakan Güzel
Soğuk havalar geldi, mutfak ısındı!
Takvim yaprakları değişirken mutfakların kokusu da değişmeye başlar… Yazın serinliğini aradığımız günler geride kalırken, akşamları mutfaktan yükselen tarçın, karanfil, zencefil ve taze demlenmiş ıhlamur kokusu kendini daha fazla hissettirir.
Pencerenin dışında hava serinlerken içeride bir çorbanın buharı yükselir.
İşte kış biraz da budur.
Soğuğun karşısında mutfağın sıcaklığıdır.
Kış gelince mutfak neden değişir?
Mevsimler yalnızca havayı değiştirmez; alışkanlıklarımızı, sofralarımızı ve damak zevkimizi de değiştirir.
Yaz aylarında daha hafif ve serin yiyeceklere yönelirken, havaların soğumasıyla birlikte sıcak yemekler, çorbalar ve aromatik içecekler sofralarımızda daha fazla yer bulur.
Türk mutfağının bu konuda çok büyük bir avantajı var.
Tarhana çorbasından mercimeğe, yayladan kelle paçaya kadar uzanan geniş çorba kültürümüz; elma kurusundan kuşburnuna, ıhlamurdan adaçayına kadar uzanan geleneksel içeceklerimizle birleştiğinde ortaya adeta kışın mutfak haritası çıkıyor.

Bir fincan çayın da mutfak kültürü vardır.
Son yıllarda bitki çayları günlük hayatımızda daha fazla yer buluyor.
Ancak burada küçük ama önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.
Ihlamur, kuşburnu, zencefil, adaçayı veya tarçın gibi ürünler yüzyıllardır farklı kültürlerde kullanılan geleneksel malzemeler olsa da bunları herhangi bir hastalığın tedavisi ya da kesin korunma yöntemi olarak değerlendirmemek gerekir.
Bazen bir fincan sıcak içeceğin değerini, ona yüklediğimiz mucizeler değil; doğru zamanda, doğru ortamda ve keyifle tüketilmesi belirler.
Benim için iyi bir kış çayının sırrı da burada başlıyor.
Çok fazla malzemeyi aynı fincana doldurmak yerine, birbirini tamamlayan birkaç aromayı buluşturmak…

Örneğin portakal kabuğunun ferah aroması kuşburnuyla, elmanın tatlı kokusu tarçınla, zencefilin belirgin karakteri ise limonun ferahlığıyla güzel bir uyum yakalayabilir.
Çünkü mutfakta da hayatta da her şeyin fazlası daha iyi değildir.
Bazen ustalık, neyi ekleyeceğini bilmekten çok neyi eklemeyeceğini bilmektir.

Kışın yıldızı: Çorba
Kış sofralarının benim için ayrı bir kahramanı daha var:
Çorba.
Çünkü çorba yalnızca bir yemek değildir.
Bir evin kokusudur.
Çocukluk anısıdır.
Akşam eve gelen bir insanın karşısına konulan ilk sıcak tabaktır.
Birçok farklı kültürde çorbanın yeri vardır ama bizim mutfağımızda çorbanın hikâyesi çok daha derindir.

Mercimek, tarhana, yayla, sebze, tavuk suyu…
Aynı malzeme, farklı tekniklerle bambaşka bir karakter kazanabilir.
İşte profesyonel mutfağın bize öğrettiği en önemli şeylerden biri de budur:
Malzemeye saygı.
İyi yemek her zaman pahalı malzemeyle yapılmaz.
Bazen birkaç sebzeyi doğru pişirmek, doğru baharatı doğru zamanda kullanmak ve malzemenin kendi karakterini bastırmamak yeterlidir.
Kış sadece hastalıktan korunmak değildir
Soğuk havalar geldiğinde nedense ilk konuştuğumuz konu hastalanmamak oluyor.
Oysa meseleye biraz daha geniş bakmak gerekiyor.
Dengeli beslenmek, yeterli sıvı tüketmek, mevsiminde ve çeşitli besinler tüketmek, uyku düzenine dikkat etmek ve gerektiğinde sağlık profesyonellerinden destek almak kış hazırlığının bir bütünüdür.
Mutfak ise bu bütünün en keyifli parçalarından biridir.
Çünkü sağlıklı ve dengeli beslenme yalnızca bir “diyet” meselesi değildir.
Bir mutfak kültürüdür.
Belki de kışın bize öğrettiği en güzel şey…
Kış bize yavaşlamayı öğretir.
Sofraya biraz daha uzun oturmayı…
Çayın demlenmesini beklemeyi…
Çorbanın ağır ağır pişmesini izlemeyi…
Ve belki de en önemlisi, aynı sofranın etrafında sevdiklerimizle biraz daha fazla vakit geçirmeyi.
Dışarıda hava soğurken evin içinde yemek kokusu varsa, bir çaydanlık ocakta ağır ağır demleniyorsa ve sofrada paylaşacak insanlar varsa; mutfak görevini yapıyor demektir.
Çünkü mutfak sadece yemek pişirilen yer değildir.

Mutfak; hafızadır.
Mutfak; kültürdür.
Mutfak; paylaşmaktır.
Ve bazen küçücük bir fincan çay, koskoca bir kış akşamını güzelleştirmeye yeter.
Yeni mevsimin hepimize sağlık, huzur, bereket ve sıcacık sofralar getirmesi dileğiyle…
Afiyetle kalın.
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.