Bazı yollar vardır; yürürken ne kadar uzun olduğunu fark etmezsiniz. Bir gün dönüp arkanıza baktığınızda, geride ne çok hikâye, ne çok insan, ne çok cümle bıraktığınızı görürsünüz.
Benim için de böyle bir yolculuktu.
Altı yıl boyunca aynı köşede, sizlerle aynı sayfada buluştum. Kimi zaman bir annenin yüreğine dokunmaya çalıştım, kimi zaman çocukların dünyasından söz ettim. Bazen hepimizin bildiği ama üzerine konuşmaya cesaret edemediği meseleleri yazdım, bazen de küçücük bir cümlenin kocaman bir kalbe iyi gelebileceğine inandım.
Yazdım…
Ama aslında yalnızca yazmadım.
Sizlerle dertleştim, düşündüm, öğrendim. Her yazının ardından bana ulaşan bir mesajda, bir telefon konuşmasında ya da hiç tanımadığım bir insanın “Bu yazınız bana iyi geldi.” cümlesinde kelimelerin insana nasıl ulaştığını bir kez daha gördüm.
Şimdi yeni bir sayfanın başındayım.
Yol değişti.
Ama söz değişmedi.
Çünkü benim için yazmak hiçbir zaman yalnızca kelimeleri yan yana getirmek olmadı. Yazmak; insana dokunabilmek, düşündürebilmek, bazen bir annenin yüreğine biraz olsun su serpebilmek, bazen bir çocuğun dünyasına başka bir pencereden bakabilmekti.
Şimdi bu yolculuğa Pusula’da devam ediyorum.
Belki gazetenin adı değişti, köşenin adı değişti, önümde yeni bir sayfa açıldı.
Ama niyet aynı.
İnsanların hayatına dokunan, düşündüren, bazen kendimize dönüp bakmamızı sağlayan yazılar yazmak…
Çünkü hayatın içinde konuşulmayı bekleyen o kadar çok konu var ki…
Çocuklarımız var.
Ailelerimiz var.
Anne babalık var.
Eğitim var.
İlişkiler var.
Kalabalıkların içinde yalnızlaşan insanlar var.
Ve en önemlisi, bütün bunların arasında kendisini unutmaya başlayan insan var.
Ben bundan sonra her hafta biraz bunlardan konuşmak istiyorum.
Bazen bir çocuğun gözünden bakacağız hayata, bazen bir annenin sessizliğinden anlayacağız bir meseleyi. Bazen aile içinde fark etmeden büyüttüğümüz bir sorunun kapısını aralayacağız, bazen de hepimizin ihtiyacı olan bir cümlede biraz soluklanacağız.
Kimi zaman aynı fikirde olmayacağız belki.
Ama konuşacağız.
Çünkü inanıyorum ki insanın insana söyleyecek sözü oldukça, umut da vardır.
Bugün Pusula’daki ilk yazım.
Ve ben bu ilk cümleyi özellikle sizlerle kurmak istedim.
Çünkü yeni başlangıçların en güzel tarafı, yanında taşıdığın bütün tecrübelerle yeniden yürümektir.
Ben de geçmişte bıraktığım güzel anıları yanıma alıp, yeni bir yola çıkıyorum.
Yol değişti, söz değil.
Kalem yine aynı kalem.
Niyet yine aynı niyet.
Ve ben yine insanın kalbine dokunan kelimelerin peşindeyim.
Bundan sonra her pazar, bu sayfalarda buluşmak dileğiyle…
Yeni yolumuz hayırlı olsun.
Kalpten kalbe…
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.