M. Mustafa Özdemir

M. Mustafa Özdemir

AYASOFYA VE LOZAN

 

Siyaset kısmına fazlaca girmeyeceğim.

Sadece, “Milletin desteğini arakasına alarak Ayasofya’yı açacak birisi varsa o da Recep Tayyip Erdoğan’dır olduğunu onlar da herkes de biliyor” demiştik.

Yunanlıların ve Avrupalıların dediği gibi; “Erdoğan dediğini yaptı.”

Başta Cumhur İttifakı’nın ortağı sayın Devlet Bahçeli ve bu tarihi olayın gerçekleşmesine gönülden destek vermiş tüm siyasi partilerin liderleri de alkış ve takdiri hak ediyor.

Bugün, Türk İslam dünyası için bayram günüdür.
Bu bayramı bu sevinci hep birlikte kutlama günüdür.

Gerçek olan şudur ki; bu bir siyasi irade meselesidir.

Şekli görevini siyasi iradenin ve Türk Milletinin isteği doğrultusunda yerine getiren Danıştay da elbette takdiri hak etti ve takdir edildi.

***

Yüce Rabbimize ne kadar hamd etsek azdır.

Bize bugünleri gösterdi.

İstanbul’un fethine nail olanlardan değiliz ama onların torunları olarak inanınız onlar kadar bahtiyar olduk.

Dedemiz Fatih’le bir kez daha gurur duyduk.

Ayasofya’nın açılışı sıradan bir “cami açılışı” değildir.

Dua ediyor ve inanıyoruz ki;

Siyasi, sosyal, boyutunun yanında manevi boyutu olan bir olaydır.

Burada Hakk’ın dileği ve yardımı vardır.

Bu İslam ümmetinin hamisi Müslüman Türk’ün ayağa kalkışıdır.

Bu, cihan devleti Osmanlının torunlarının diriliş muştusudur.

Osmanlıdan sonra kan ve gözyaşının dinmediği, zulmün hiç bitmediği İslam dünyasının; ezildiği, horlandığı günlerin sona ereceğinin işaretidir.

Bu, Mescid-i Aksa’nın da esaretten kurtulacağı günlerin işaretidir.

Hakk’ın Batılı yeniden yerle yekzan edeceği günlerin başlangıcıdır.

Bu, yeniden büyük, cihan devleti Türkiye’nin ilanıdır.

Bu, “Zulüm 1453’te başladı” diyen haçlı artıkları ve aşıklarının toprağa gömüldüğü gündür.

 

LOZAN’A KUTSİYET ATFETMEK

Ayasofya’daki tarihi güne denk geldi Lozan’ın yıldönümü.

Lozan altına TC’nin imza attığı inkar edilemez bir tarihi olay ve vesikadır elbette.

Ne var ki; “Locan zafer midir, hezimet midir?” tartışmaları dün olduğu gibi bugünde sürmektedir.

Tarihi olaylar elbette ki tarihçiler tarafından araştırılacak ve fikir ve görüşlere ortaya konacaktır. 

Lozan’a kutsiyet atfeden bir kesim bunu da ısrarla dikte etmeye çalışıyor.

Kendileri kutsiyet atfedebilirler, zaferse oturup sabah kadar kutlayabilirler

Hatta Lozan’a turlar düzenleyip otobüslerin üzerine “Milli Şef” İsmet İnönü’nün resimlerini de asabilirler.

Ancak hiç kimseye, “Lozan zaferdir” deyip dikta edemezler!

Bu millet Sevr’e boyun eğmedi ve savaştı ve kazandı.

Sen bir zafer görebiliyor musun derseniz;

Misak-ı Milli’yi bir kenara bıraktık, denize döktüğümüz İzmir’den görülen, burnumuzun dibindeki Yunan adaları görünce ben şahsen ortada bir zafer göremiyorum.

Sokaktan birini tutup hadi anlaşma yap dedeydiniz herhalde en kötü, “Yarısı sizin, yarısı bizim” derdi.

O zaman Yunanistan’a bırakılmadı elbette ama bu yola giden sonucu görmek ileri görüşlü devlet adamı olmanın gereğidir.

***

Sırası gelmişken Konya’da TYB’de Lozan konulu söyleşi, birilerini, aslında birkaç kişi demek daha doğru olur, rahatsız etmişti.

Konya’da; TYB, Aydınlar Ocağı, HİSDER, TEYAD, Birlik Vakfı ve adını sayamadığım birçok STK, kültürel etkinliklerle şehrin kültürel faaliyetlerine katkıda bulunuyor. Buralarda farklı konularda uzman kişiler ağırlanıyor. Yeri gelmişken gönül ister ki bu toplantılar daha çok katılım olsun.

Ama en nihayetinde basın ve sosyal medya yoluyla bu toplantılar geniş kitlelere ulaşıyor.

Kimse Konya’nın düşünce dünyasına kültürel faaliyetlerine katkılar sunan STK’ları kendine uymadığı için siyasi bir anlayışla karalayamaz.

Buralarda konularda, farklı kişiler, farklı farklı görüşler ortaya konuyor.

Beğenmeyen kendi derneğinde kendi düşüncesine göre konular belirleyip, konuklar ağırlayabilir.

Konyalılar da milli ve manevi değerlere sahip çıktığı için birilerini rahatsız eden STK’ları kimseye  ezdirmez.

Burası Selçuklu payitahtı Konya’dır.

Bilmeyen veya anlamayan varsa bunu da böyle bilmelidir.

***

Son olarak, "Lozan ,Türkiye Cumhuriyeti'nin tapusudur" diyorlar.

Bu milletin, bu ülkenin tapusu; Malazgirt'te, Konstantiniyye'de (İstanbul), Sakarya'da, Çanakkale'de,15 Temmuz'da ve her daim can veren şehitlerimizin kanlarıdır.

Türk Milletine sınır biçilmez, tapu verilmez!.

Surları biz yaptırır, biz yıkarız!

Sınırları biz çizer, tapuyu biz dağıtırız!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum