DERBENT; ALADAĞIN İNCİSİ, KIŞ SPORLARI MERKEZİ!

Derbent’in bir kayak merkezi olma yolunda yürüdüğü bu dönemin ilk mimarları, Derbent’in İlçe olmasında en büyük pay sahibi olan Belediye Başkanı rahmetli Abdi Çaycı ve İlçeye umudun yollarını açan, umut aşılayan ve hayal kurduran Kaymakam Salih Işık olmuştu.

Hayalleri gerçeğe dönüştürmek ise, Derbent’te ilk kez üç dönem üst üste Belediye Başkanlığı yapan, Hamdi Acar’a ve yeni Belediye Başkanı Hüseyin Ayten’e nasip oldu.

 

DERBENT RAKIM BİN DÖRT YÜZ!

1993 yılının 9 Şubat günü tanıştım Derbent’le. Adına ister kader deyin, ister görev. İnsanın bir yerde yiyecek ekmeği, içecek suyu nasip eden tarafından nasip edilmişse buluşursunuz, tanışırsınız, alışırsınız ve seversiniz orasını.

Derbent’e karlı bir kış günü gelmiştim. Islık çalan rüzgarın, tipinin arasında.

Altı yıla yakın İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, bir yıldan fazla Kaymakam Vekilliği yaptığım Derbent üzerine, İlçenin ikinci Kaymakamı olan Salih Işık’la birlikte hayaller kurmuştuk. 

Aladağ’ın İncisi dedik.

1400 rakımlı, kar, rüzgar, ayaz ve fırtınası eksik olmayan,

Bahar mevsiminde kekik kokulu tepelere,

Emsalsiz güzellikte yeşilliklere sahip olan,

Adeta saklı cennet gibi bir yerdi Derbent…

Bu umutsuz ilçeye,

Bu karamsar ilçeye,

Umut aşılayacak birisi lazımdı.

Gurbet kahrı çekmiş,

Gurbet nedir, hasret nedir,

Dost nedir, misafir nedir bilen,

Sevdiğini ancak ayrılık günü gelip çattığında belli eden

Bir Derbent’ti görev yaptığımız küçük İlçe.

 

ABDİ ÇAYCI

Derbent’i İlçe olma hayaline kavuşturan Beledeye başkanıydı Abdi Çaycı. Derbent Belediye Başkanları içerisinde, en fazla sevilen ve sayılanlardan biriydi. Derbent, onun Belediye Başkanlığı döneminde 1991 yılında İlçe olmuş, Türkiye’de ilçe olan aynı isimdeki tek Derbent olma özelliğine kavuşmuştu.

Abdi Çaycı gurbet kahrı çekmiş, insan ve dost kıymeti bilen, Derbent dışında uzun yıllar yaşadığı için, ufku geniş bir insandı.

O güne kadar bir dönemden fazla belediye Başkanlığı yapma şansını, 1930 yılından bu yana

sadece iki kişiye veren Derbentliler, Abdi Çayçı’ya da iki dönem Başkanlık yapma şansı vermişler, Abdi Çaycı, bir Nahiye olan Derbent’i hayaline kavuşturmuş, Derbent’in İlçe olması için, Anavatan Partisine geçmiş ve Derbent’i muradına erdirmişti. 

İlçeyi canlandırmanın yolunun, İlçeyi Konya’ya taşımakla gerçekleşeceğini o günlerde görmüştü Abdi Çaycı. Bir anlamda Derbent’i,  Konya’ya ve Türkiye’ye açan adam oldu.

İlçenin ilk göleti olan Alişar Göleti onun çabalarıyla gerçekleşti.

Başkan, Derbentli öğrencilerin Derbent dışına gitmelerini, Derbent dışındaki şehirleri görebilmeleri için, okullara Belediye Otobüslerini tahsis etti. Derbentli öğrenciler, Pamukkaleyi, Antalya’yı ve benzeri yerleri bu şekilde görmeye başladılar.

Bunlar Derbent’te, daha önce yaşanmayan ve  ilk defa hayata geçirilen hadiselerdi.

Mekanı cennet olsun Belediye Başkanı rahmetli Abdi Çaycı, Derbent’i İlçeliğe taşıyan insan olarak, Derbent’in kaderini değiştiren, İlçeye bugünün hayallerini kurduran insan olarak bakmak gerekiyor.

Bugün gelinen nokta ‘da en büyük pay, 1930 yılında belediyelik olan Nahiye merkezi Derbent’e İlçeliği kazandırmış olmasıdır.

İlçe olmasında büyük emeği olan Derbent, onun adını her yerde dolaştırıyor. Hizmet ettiği, taşın altına elini değil yüreğini koyduğu, sevdalısı olduğu Derbent, onu hiçbir zaman unutmayacak.

SALİH IŞIK

Derbent’in hayalden gerçeğe uzanan bir yol izlemesi lazımdı.

Ve Derbent, Kaymakam Salih Işık’la birlikte,

Hayalden gerçeğe doğru ilk adımlarını atmaya başladı.

Bugün Derbent’e ayrı bir heyecan kazandıran kayak tesisleri çalışmasını,

25 yıl önce ilk o hayal etmişti.

Aladağ’ın Derbent için ne kadar önemli olabileceği vurgusu da ona aitti.

Siz buna ister uzağı görme deyin,

İster ufku olan bir Mülki Amirin şehrin istikbalini okuması!

Köylere Hizmet Götürme Birliğinden, Kaymakam Beyle birlikte “Aladağın İncisi Derbent “diye Derbent’i tanıtan bir gazete çıkardık,

Kendisi de Derbent’li olan o yılların Fotokopi 99’u Yusuf Yiğit,

Bu gazetenin dizaynı, baskısı ve dağıtımı konusunda hiçbir fedakarlıktan kaçınmadı.

Derbent’i tanıtma adına onun öncülüğünde çıkardığımız “Aladağ’ın İncisi Derbent” Gazetesi, Türkiye’deki bütün Derbentlilere ulaşmıştı.

Türkiye’de bir hayli Derbent adını taşıyan köy ve bir kaç tanede de kasaba vardı. Ancak Konya-Derbent, Derbent adını taşıyan tek İlçeydi.

Ancak garip,

Mahzun, yalnız, biçare,

Göç veren,

Devletine -milletine bağlı,

Saygılı bir çok gelişmeyi neredeyse en sonra alan ilçelerimizden bir tanesiydi!

” Derbent rakım bin dört yüz, ilçenin biçaresi / Mahzunluğun simgesi üç adet minaresi” diye 1995 yılında yazdığım “Derbent-name” şiiri o yılların Derbent’ini anlatır.

Kaymakam Salih Işık, Aladağ’da kış sporları neden olmasın düşüncesini ilk ortaya atandı. Derbent’in Aladağ’ın incisi olacağını 1995 yılında ilk gören, ilk keşfedendi.

 

DERBENT SADECE ALADAĞ’IN DEĞİL, KONYA’NINDA İNCİSİ OLUYOR ARTIK!

Derbentte o yıllarda, otel yoktu, banka yoktu, petrol istasyonu yoktu, bir tane lokantası, birde daha sonra açılan bir etli ekmekçi vardı. O da her zaman açmazdı.

Konya’ya ulaşımı zordu. İlçeye geldiniz mi, eğer geri dönmek için aracınız yoksa, ertesi günü beklerdiniz.

O günlerde Derbent’i nasıl tanıtırız diyen bir avuç kamu görevlisi ve Derbent için ne yapalım diye kafa yoran Derbent içinde ve Konya’daki Derbentlilerle kurulan gönül köprülerimiz ilk günkü gibi sıcacık, içten ve samimi olarak devam ediyor.

Konya’nın kış sporları merkezi olmaya doğru hızla ilerleyen Derbent ve bu konuda atılan olumlu adımlar inanın 1995 ‘li yıllarda kurulan hayallerin bugün gerçeğe dönüşmeye başlamasının sevindirici bir tezahürü.

Derbent Aladağ’ın İncisi oluyor artık. 

O günlerden bu güne 25 yıl geçse de dönemin Belediye Başkanı Hamdi Acar’ın ısrarı ve gayreti, Derbent’e destek veren yine dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek’in bu işe gönül vermesi, Konya’ya oldukça farklı, ancak yepyeni bir cazibe merkezi kazandırdı. Bugün Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay konunun en yakın takipçisi ve Derbent’in güzel günlerinin hem en büyük ümidi, hem de en büyük şansı.

Derbent, önümüzde ki yıllarda, Genel Yayın Yönetmenimiz Emrullah Nergiz Bey’in dediği gibi, ikinci bir Uludağ neden olmasın?

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.