EKONOMİK KRİZDEN BİZİ KİM ÇIKARIR?

Adı ekonomik kriz yahut değil, adı her neyse, bu halden, bu vaziyetten bir an önce çıkmak, yakamızı enflasyon canavarının elinden kurtarmak istiyoruz, yapamıyoruz.

Fazla zorladığımızda Deli Bekir’in yakası misali, yakamız canavarın elinde kalıyor.

Geçmişte yırtılan hep Deli Bekir’in yakası diye az mı söyledik?

Az mı inledik?

Bizi bu badireden kurtaracak olanların,

Kurtarma ümidi gördüklerimizin ardından koşup gitmedik mi?

Oy sandıklarını tepeleme doldurmadık mı?

Hatırlarsanız bu canavar son yarım asırdır,

Bizi bir hayli örseledi, silkeledi,

Yerden yere çarptı.

İflas ettirdi,

Dibe vurduk, perişan olduk!

Yetmedi, bizleri sürüm sürüm az süründürmedi!

İşte yine, zamların körüklediği faturalarla tamda kış mevsiminin kapısında bizi yakaladı!

Hazırlıksız yakalandık dahi diyemeden hem de!

Büyüklerimiz, önde gidenlerimiz, yol gösterenlerimiz, bu denli zamma hazırlık yapacak, karşı duracak, dayanacak halimizin ve mecalimizin kalmadığını görmüyorlar mı?

Bilmiyorlar mı?

Hatırlarsanız yüzde 4 zam yapılmıştı ücretlerimize, maaşlarımıza…

Aralık ayı gelmek üzere…

Ocak ayına daha var tam bir ay…

Bizlere verilen zam, çoktan hadi bana eyvallah dedi, çekti gitti…

Kimi eridi dedi, kimi buhar olup uçtu, sadece ekranlardan verilen sedası kaldı!

Umutla bekleşen insanlar yine de ne mi diyorlar?

Enflasyon düşüyormuş, tek haneli rakamlara inmiş, daha da inecekmiş!

Hadi inşallah diyen diyene!

İnsin tabi de… Hatta sıfırladığını görelim hep birlikte…

Lakin, kazın ayağı pek öyle gözükmüyor! Enflasyon düştü dendikçe, fiyatlar niye yükselip geliyor?

 

EKONOMİ CİDDİ İŞ! BİZ EKONOMİST DEĞİLİZ, LAKİN!

Paramızın neyi, ne kadar, ne şekilde satın alabileceğini, neye yetip yetmeyeceğini bizden başka kim bilebilir?

Kendi ekonomimiz cebimizdeki parayla doğru orantılı değil mi?

Paramız yetmediğinde, yüklendiğimiz, bazı aylar limitlerini zorladığımız kredi kartları ile yaptığımız harcamaların lüks harcamalar olmadığı, fiyatlara bakıldığında çok daha iyi anlaşılıyor!

Bu durumu, ekonomi her nedense anlamadı.

Enflasyon, bana bakmayın, benim yaptığım bir şey yok, ben düşerken ve düşmeye devam ederken, kime ne zararım dokunabilir ki, derken, neredeyse dokunsanız ağlayacak bir halde!

Ekonomik kriz dedikleri şey, ne menem şey bilen var mı? Ekonomistler, kanallarda neler anlatmıyorlar neler! Ne yapsak, kime inansak, kim doğru, kim yanlış!

Marketler meydanda…

Piyasa meydanda…

Çarşı-Pazar meydanda…

Cebimizdeki para belli…

Fiyatlar, açıklanan rakamları doğrulamıyor!

Vatandaşımız, TÜİK, bu rakamları her nereden aldıysa, hep beraber gidelim o yerlerden alışveriş yapalım, sonrasında da açıklanan rakamlara inanalım diyor!

Merak bu ya,  soruyoruz, mesela kriz var mı, yok mu?  Varsa içine girdiğimiz deniz sığ mı, derin mi?

İçinde yüzülecek kadar mı?  Boyumuzu aşıyor mu?

 

SORMASI AYIP! ENFLASYON, KRİZİN KARDEŞİ FALAN MI?

Bir zamanlar kaybolan, başka ülkelere gittiği söylenen, ya da sinip gizli bir köşede böyle isli-puslu ekonomik günleri bekleyen,  

Giderken artık sizinle işim olmaz diyen o enflasyon canavarı, geri döndü!

Bir döndüm, pir döndüm

Benimle yaşamayı,

Benimle geçinmeyi öğrenseniz fena olmaz

Babından ortaya laflar atmaya başladı!

Canavar artık, ani olarak karşımıza çıkmıyor,

Korkutmuyor, ürkütmüyor, alevlerini püskürtmüyor!

Gittiği yerlerden belli ki,

Yeni usuller, yeni teknikler öğrenmiş gelmiş!

Ekonomistler, ekonomi yazarları az biraz fiyatlar pahalı lakin, ortada ekonomik kriz diye bir şey yok diyorlar!

Ekonomik kriz olsa böyle olmaz diye de ekliyorlar!

İyi de nasıl olur diye sorulduğunda, göstergelerden, rakamlardan, istatistiklerden oluşan bir yığın laf sıralıyorlar ardı ardına, sonrada bakın diyorlar bütün bu anlattıklarımızdan sonra, hani nerde enflasyon?

Enflasyon hemen, ben size yok demedim mi diyor! Yok diyorsak, yoktur!

Bakın rakamlara! Bakın şu güzel, yerinde ve olumlu açıklamalara!

 

BİR ENFLASYON MASALI!

Enflasyon düştükçe, zil takıp oynuyor meydanlarda, caddelerde, sokaklarda!

Ve soruyor, gösterin beni,  bende merak etmedim değil, hani ben neredeyim?

Merak etmeyin az daha düşsün rakamlar, yeminle çekip gideceğim!

Allah kuru iftiradan saklasın!

Yok bu rakamlar doğru değil diyorlar, çift haneli rakamların altına hiç düşmediğimi söylüyorlar.

Yalan efendim!

Vallahi de, billahi de yalan!

İşte bir kardeşiniz olarak, yani enflasyon olarak buradayım, karşınızdayım.

Onlar istedikleri kadar düşmedi desin, diyorlar ya,

Yalanları batsın!  Düşmedim mi arkadaşlar? 

Önce yüzde dokuzdan aşağıya, sonra sekiz buçuklara,  bakmışsınız Ocak 2020’de yüzde yedilere kadar inmişim, aleyhimde konuşanlar utanmış kalmışlar meydanlarda.

Enflasyonunda kötü huylusu var, iyi huylusu var! Düşen enflasyon, iyi huylu enflasyondur!

Bu kardeşiniz, iyi huylu olanından…

Duydum ki, kriz filan diyerek, beni ima ederek, bizi krizden yani enflasyondan kim kurtarır diye de yakınıyormuşsunuz, beni kimsenin göndermesine ihtiyacım yok! Gideceğim dedim mi, giderim!

Sevgili okurlar!

Yazılanları okur, ekranları dinlerseniz bizlerin yaptığı enflasyonun ve ekonominin günahını almak! Çarşıya, pazara, marketlere girdiğimizde ise tam tersi! Enflasyonun düşer gibi yaptığı, anlatılanların tam tersi, gitmemek için, yerini daha da sağlamlaştırmak için nağme çektiği ortada.

Soracağımız tek bir soru var! Bizi bu durumdan kim kurtarır, bu düğümü kim çözer? Bütün mesele bu!

 

 

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum