Erol Sunat

Erol Sunat

Gönül!

Gönül!

İnsanlar bir ceplerindeki paraya bakıyorlar, bir de fiyatlara…

Boşa koysanız dolmuyor, doluya koysanız almıyor.

Sonra Orhan Baba geliyor akıllara…

“Nedir bu çektiğim senden gönül derdin hiç bitmiyor…” diye bir başlıyor insanlar…

Sonra her taraf gönül…gönül…gönül diye inim inim inliyor.

Nasıl inlemesin ki…

Gönüle gönüllere gönül koymayalım da ne yapalım?

Nedir gönül?

Ne değil ki….

Gönül kalpte oluşan duyguların kaynağı…

Kırılgan…

İncinmeye müsait…

Alıngan…

Bazen kaya gibi dirençli…

Bazen paramparça olan…

Bazen gösterdiği dirençle efsane olan…

Anlaşılamayan, anlamadığımız, küstüğünde kolayca barışamadığımız.

Gönül işte…

Anlayabilene aşk olsun…

Gönül kelimesiyle başlayan ve içinde gönül geçen cümleler kurduysanız…

Kuruyorsanız…

Kurmakta ısrar ediyorsanız…

Israr etmeyi sürekli hale getirmişseniz…

Gönülle işiniz var demektir.

Gönül şaka yapmaz!

Şaka kaldırmaz!

Küser mi küser!

Küstüğünü anladığınızda iş işten geçer.

*****

Aldırma gönül diyenlere selam olsun.

Gönül bu aldırır.

Elindeki maşrapayı dert ırmağına daldırır.

Dert bende derman sende diyenlere acı acı gülümser.

Hani derman, nerde derman, kim bize derman sorularını sorar durur.

O zamanda denir ki…

Gönülse gönül…

Gönül de haddini hududunu bilsin diyenler olur.

Hepsi denebilir, hepsi söylenebilir.

Gönül umduğuna küser sözünü de bilmeyen yoktur.

Gönül içlidir.

Gönül duygusaldır.

Gönülden gönüle yol vardır denir ya hani…

O yollar kapanmamalı…

Gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz sözünü duymamış olamazsınız.

Gönlün yazı var, kışı var diyenler ne diyorlar?

Gönül neden razı değil sor bakalım demiyorlar mı?

Gönlüne dokunmak diye bir duygu var.

Emekliler biz gönlümüze dokunulduğunu hissedemedik dedikçe, ardından da duyan yok diye ekliyorlar.

Bu dokunuş enflasyon karşısında bizi ne kadar koruyacak sözleri ise cevap bekliyor.

*****

Gönüllerden geçen o değildi, bu değildi.

Neydi acaba?

Maaş zamları her açıklandığında bir hoş oluyor emekliler!

Emeklilerimiz bildik bileli kanaatkâr insanlar.

Ancak fiyat etiketlerinde kanaat diye bir kavrama yer yok!

O fiyatlar, yağmurdan, nemden, havanın elektriğinden, sıcağından, KDV’den hemen etkileniyorlar.

Tevatürler, rivayetler, dedikodular, enflasyondaki dalgalanmalar, döviz ve altındaki azimli ve kararlı yürüyüşlerden nasibini hemen ve anında almak gibi huyları var.

Kanaat emeklinin borcunu harcını ödemiyor.

Taksitlerini karşılamıyor.

Bir kilo kıyma almıyor.

Canının çektiği meyvelerden birer ikişer tane dahi almaya yetmiyor.

Emekli zammı beklentilerin altında sizce de kalmadı mı?

Haksızlar mı?

Bu para ellerine geçmeden her şey uçtu gitti.

Ayın 15’ne kadar neye ne kadar zam gelecek kestirmek güç…

Memurlara seyyanen kavramı altında 8.077 lira verilince ümitlenmişlerdi.

Refah payıyla yüzde 25’e tamamlanan emekli zammı sonrasında sorular hiç bitmedi.

Bu rakam emekliye yeter mi?

Bu para bir hafta gider mi?

Bu zam kiranın yarısı eder mi?

Oysa emekliler seyyanen bir şeyler de gelir diye ümit etmişlerdi.

Emekli zammına seyyanen denen kavram isabet etmedi. Kenarından dahi geçmedi.

*****

Şimdi büyüklerimiz elbette gönlümüzden geçen bu değildi diyebilirler.

Emekliler bizim de değildi diyorlar.

Gönlümüzden geçeni veremedik…

Gönlümüzden geçen elbet bu değil…

Bu cümleler güzel cümleler.

Tesirli cümleler…

Etkili cümleler.

Yerinde cümleler…

Lakin, enflasyon anlatılan, yazılan çizilen, budur denilen çizgide değil…

KDV’ye gelen zamlardan sonra, etiketlere dokunuşlar başladı.

Mevzu enflasyona ezilmemek ve ezdirilmemek olunca, ne diyelim?

Bu rakamlar bu zamlar, enflasyon karşısında emekli kardeşlerimizi ne kadar koruyabilir?

Kaç saat?

Kaç gün?

Market personelinin avuçlarında bir demet değiştirilmek üzere fiyat etiketi.

Korkma baba, korkma amca diyorlar.

Bu zamlar çok değil, şimdilik değil….

Korkunun zamma, etiketlerdeki değişikliğe var mı faydası?

Nasıl akıllara gelmesin Orhan Baba, nasıl akıllara gelmesin gönül şarkısı. Nasıl hatırlara gelmesin gönül üzerine kurulan hayaller.

Beni bu havalar mahvetti diye yazmış ya Orhan Veli, emeklimizi de gönül üzerine söylenenler, gönlümüzden geçeni diye başlayan cümleler ve beklentiler yıktı geçti.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Erol Sunat Arşivi

Kül

10 Mayıs 2024 Cuma 00:05
SON YAZILAR