HOŞ GELDİN KASIM, HOŞ GELDİN YÜZDE 8.55!

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ekimde yıllık % 9.26'dan % 8.55'e gerilemiş! Aralık ayında biraz daha geriler. Ocak ayında ise yüzde 7’nin az biraz üzerine gelir mi gelir!

Enflasyon Canavarı denilen arkadaş, yalan rüzgârı gibi bir şey galiba!

Var mıydı, yok muydu?

Bizler yanlış mı hatırladık?

Sokaklarımızdan, caddelerimizden hiç mi geçmedi?

Hiç mi tanışamadık?

Nasıl oldu da karşılaşamadık?

Demek ki yokmuş!

Yok diyorlarsa, yok galiba!

Bir zamanlar, “Aşk eski bir yalan / Adem’le Havva’dan kalan”  dizeleriyle başlayan güzel bir şarkı vardı.   

Enflasyon yalan!

Canavar hepten yalan!

Marketler indirimde!

Çarşı-Pazar bedava niyetine!

Ne alırsan ikincisi bedava diyen esnaf her geçen gün daha da atmada!

Millet sevinçten, mutluluktan halay çekiyor!

Yalan mı?

Madem yalan!

Yüzde 8.55’i hissetmiyor musunuz?

Yoksa siz, daha hissetmediniz mi?

Belli ki televizyon izlemiyor, gazete filan okumuyorsunuz! Gazetelerde manşet, ekranlarda gündemin ilk maddesi.

 

YÜZDE 4 ZAM GELMİŞTİ YA… MEMURA, EMEKLİYE, DAR GELİRLİYE…

Kasım ayı geldi, Kasım ayı!

Bu yüzde 8.55 ilaç gibi ilaç…

Yüzde 4 zam gelmişti ya hani, 2020 için!

Maaşınız bin lira mı?

Ne eder?

40 lira!

Maaşınız İki bin lira mı?

Ne etti 80 lira mı?

Harcamayın o parayı, koyun cebinize dursun!

O zammı, iki ay sonra mı alacaksınız?

Olsun varsın!

Varsayalım ki, aldınız, varsayalım ki, cebinizde!

Neticede alacaksınız değil mi?

Hesabı kolay, küsuratı olmayan bir zam…

Meteoroloji bakın ne diyor, hava sıcaklıkları artacakmış!

Bu ne demek biliyor musunuz?

Kaloriferlerinize dokunmayın, sobanın yanına yaklaşmayın!

Doğalgazla, odun-kömürle aranıza mesafe koyun!

Enflasyon rakamları nasıl sizden yanaysa, meteoroloji de havanın sizden yana olduğunu müjdeliyor!

Sevinin biraz,

Şöyle yüzünüz gülsün.

Bakın enflasyon geriledi.

Gidişat böyle olursa daha da gerileyecek.

Gördüğünüz gibi havalarda sizden ya…

Yakacak masrafları şimdilik yerinden dahi kıpırdamıyor.

Çıkın dışarı, dolaşın biraz, açılın, ferahlayın. Bir yerlerde çay için, iki üç arkadaşınız ziyaret edin. Enflasyon düştükçe düşüyor, şu rakamların güzelliğine bakın diye paylaşın bu güzelliği.

 

“ŞİNANAY DA YAVRUM ŞİNA ŞİNANAY”

Yüzde 8.55’i gördükten sonra, gelecek için ümitvar olanlarımız çok! Neden çok? Bilen yok! Tuzu kuru olanlar için bütün yollar Paris’e çıkmıyor mu?

Madalyonun diğer tarafına bakan yok, bakmaya niyeti olanda…

Bu gidişle, bize enflasyon farkı filan da vermeyecekler diyenler, Sezen Aksu’nun, “Şinanay” şarkısının nakaratını mırıldanıyorlar.

Nasıl mı? 

“Şinanay da yavrum şina şinanay / Şinanay da şinanay hoppa şinanay” diyerekten!

Enflasyon geriledi cümlesi. Tam enflasyona göre bir söylem.

Enflasyon bu tespiti nerelerde yapıyor?

Hangi halka soruyor?

Hangi markete gidiyor?

Bildiği bir pazar mı var?

Söylesin hepimiz oraya gidelim, enflasyona hayır dua edelim!

Sevgili TÜİK, bu işi belli ki bizden daha iyi biliyor!

Milletin en büyük derdi, geçim sıkıntısı değil mi?

Nerde ne ucuzluk var, demek ki en iyi bilen TÜİK! Neresi daha ucuz, neresi daha hesaplı, nerede o çarşı-pazar diye sorsak söyler misin?

Söyleyemez diyenler çok. Bizim gittiğimiz marketlerde, çarşı- pazarlarda durum nasıl mı?

Aynen Sezen Aksu’nun dediği gibi;

“Şinanay da yavrum şina şinanay / Şinanay da şinanay hoppa şinanay”

 

“EFKARLIYIM ABİLER!”

Giyim kuşama, özellikle ayakkabıya fazla para harcamışız geçtiğimiz ay! Kış geliyor ondan mı? Modaya fazla düştük, ondan olabilir mi?

Evlerde ayakkabı koleksiyonları yapanlar yeni modeller gelmiş üç-beş çift daha mı alalım dediler?

Kazak’ta damping yapıldı da, kışın lazım olur diye millet kapış kapış kazak filan mı aldı?

Yalandan kim ölmüş diyeceğiz, yalan kavramına saygısızlık etme diyenler olacak!

Mesela geçtiğimiz ekim ayında eğlenceye ve kültüre ayrılan harcamalar düşmüş!

Birde eğlenmeye ayrılan para, şu kadar, bu kadar deniyordu.

Bu düşüşten sonra, eğlenceye ayrılan harcamanın düşmesi sizce de manidar değil mi?

Vur patlasın, çal oynasın, şöyle içimizden geldiği gibi bir eğlenemedik gitti diyenler neredeler?

Her gece bir yere gidiyordum. Artık haftanın iki-üç günü gitmiyorum, evde maç-film falan izliyorum Bu eğlence mekanları da bayağı bir tuzlu olmaya başladı diyenleri dinlemiş olmalısınız!

Sonra, alkollü içeceklere dünyanın zammı yapıldığı halde, yıllık en fazla artış alkollü içeceklerde.

Neden acaba?

Kimi dertten içermiş, kimi neşeden derlerdi ya…

İnsanımız, dertten mi içiyor, neşeden mi?

Yoksa, “efkar bastı gönlümü yine feryat ediyor” diye, Orhan Baba’dan, şöyle eskilerden bir şey dinleyip, insanlar efkar filan mı dağıtıyor!

Rahmetli Sadri Alışık, böyle durumlarda, “Efkarlıyım Abiler” der, kendine has yürüyüşü ve gülüşüyle geçer giderdi.

Efkarlıyız, efkarımız çok, efkar dağıtacak, efkarımızı paylaşacak, neden efkarlı olduğumuzu anlatacağımız ve ne yazık ki, bizi dinleyecek hiç kimse yok!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum