M. Mustafa Özdemir

M. Mustafa Özdemir

İçimizdeki Ermeniler!

İşgalci Ermenistan’ın Azerbaycan saldırısını, Türkiye’den bağımsız düşünmek “saflık” olur.

Türkiye’ye; Suriye’de, Libya’da, Karadeniz’de ve Doğu Akdeniz’de tehditlerinin sökmeyeceğini, diz çöktüremeyeceklerini anlayanlar, bir de kardeş Azerbaycan üzerinden test yapmak istedi.

Ve bugüne kadar işgal ettikleri ve katlettikleri yetmezmiş gibi, iplerini ellerinde tuttukları Ermenistan’ı, durup dururken kaşıyıp, Azerbaycan’ın üzerine saldılar.

Artık ne vadettiler, nasıl gaza getirdilerse! Yunanistan’ı gaza getirdikleri gibi.

Oysa halkı sefalet içerisindeki, (ki çoğunun kaçak yollarla Türkiye’ye, İstanbul’a gelip karnını doyurmaya çalıştığı, Türkiye’de bulunan Ermeni göçmenlerin yüzde 90’ından fazlasının  kaçak olduğu, 1 aylık vizeyle giriş yapıp süre dolmasına rağmen kaldığı ve kimsenin de onları göndermediği bilinen bir şey) Ermenistan bilmiyor ki; kullanıp atacaklar…

Aklı başında hiçbir ülke Ermenistan için Türkiye’yi karşısına almaz!

Sadece test ediyorlar, testin sonucuna bakacaklar.

***

Azerbaycanlı kardeşlerimiz, Ermeniliğini bir kez daha gösteren Ermenistan’a, gerekli dersi veriyor.

Kısa süre önce Türk ordusuyla tatbikat yapan ve Türkiye’nin maddi manevi desteğini arkasına alan gardaşlarımız, kandaşlarımız destan yazıyor. İnşallah bu savaştan büyük bir zaferle çıkacaklar.

***

Azerbaycan ordusu cephedeki en büyük desteği envanterine kattığı Türk yapımı SİHA’lardan alıyor.

Dünya, tıpkı Suriye’de ve Libya’da olduğu gibi, SİHA’ların gücünü büyük bir şaşkınlık ve hayranlıkla izliyor.

Hani bizde malum çevrelerin bel aşağı kampanyalarla, karalamaya, itibarsızlaştırmaya çalıştıkları SİHA’lar.

SİHA’lar; tanktan, toptan, füzeden, vazgeçtik; İstiklal Savaşı’nda büyük bir mücadeleyle kurulan bu ülkede, 70-80 yılda kendi ordusunun kendi askerinin tüfeğini dahi üretmekten aciz, ülkeyi her konuda dışarıya bağımlı hale getiren hastalıklı zihniyetin boyunu aşar zaten!

“Helal olsun Türk Savunma Sanayine, Türk İşadamlarına, Türk Mühendislerine, Gurur Duyuyoruz” demelerini de beklemiyoruz onlardan!

 ‘Türkiye’den 4 helikopter istedim vermediler’ diyen Ebülfez Elçibey’in dönemindeki Türkiye’den kanıyla canıyla kardeşi Azerbaycan’ın yanında olan ve oyunları bozan Türkiye’ye…

Nereden nereye…

***

Kandaş, Gardaş Azerbaycan ordusu, sivilleri katleden işgalci Ermeniler karşısında bir destan yazmaya başlayınca doğal olarak Amerika’sından Fransa’sına, Rusya’sından Almanya’sına, İran’ına kadar sesler geldi.

Bilindik; diyalog, ateşkes, sağduyu çağrıları…

30 yıldır işgale ve halen de devam eden sivil katliamlara ses çıkarmayanlar, (ki Ermenistan başarılı olsaydı, bir yerleri daha işgal etseydi, sağduyu, ateşkes, barış nutuklarıyla bir 30 yıl daha ses çıkarmazlardı) bilindik nutukları atmaya başladılar.

İşgal eden Ermenistan, sivilleri katleden Ermenistan, durduk yere saldıran yine Ermenistan…

Siz kime, ne çağrısı yapıyorsunuz?

Dürüstseniz samimiyseniz (ki yalancının, ikiyüzlünün önde gidenisiniz) durdurursunuz Ermenistan’ı.

***

Uluslararası platformlarda her zaman olduğu gibi içerideki Türkiye düşmanları yine sahneye çıktı.

Bazılarının sesleri maalesef yüce Meclis’ten geldi.

Her zamanki gibi Türkiye Cumhuriyeti’ni karalama, suçlu gösterme çabasına girdiler.

Ermenistan’ı kınamaktan bile imtina edenleri gördük TBMM’de…

Azeri ordusunun bombaları Karabağ’da sivilleri katleden işgalci Ermeniler askerlerin başına inerken maalesef bu ülkede de birilerinin yüreğine indi.

Hocalı’da olduğu gibi bugün de Azeri sivillerin, kadın ve çocukların ölüm çığlıklarını duymayanlar, cepheden kaçan Ermeni askerlerin bağırışlarını yüreklerinde hissettiler!

Ermeni kazansa zil takıp oynayacak kansızlar var bu ülkede!

***

Maalesef Türkiye uluslararası ne zaman birilerine el uzatsa, ne zaman bir yerde operasyon yapsa, bunlar ortaya çıkıyor.

İşte bu ülkenin yıllarının nasıl harcandığını, nasıl geri bırakıldığını bunlara bakıp bir kez daha anlamamız, görmemiz lazım.

Bu noktada;

Merhum Adnan Menderes’in; “Sizin ve diğer zevatın iplerinin hangi efendiler tarafından idare edildiğini biliyorum.”,

Merhum Turgut Özal’ın; “Türkiye hala kalkınamamışsa bunun en büyük sebebi ‘Batı’nın içimizden çok kolay adam satın alabilmiş olmasıdır.",

MHP Lideri sayın Devlet Bahçeli’nin; “Merakım odur ki haini bu kadar bol ve çok başka bir memleket var mıdır?”,

Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın; “Bugün de ‘manda ve himaye kabul edilemez’ diyoruz.”

Sözlerini de bir kez daha hatırlamamız ve de kulağımıza küpe etmemiz gerekiyor.

Maalesef acı ve kanımıza dokunan gerçek şudur ki; biz mücadeleyi; hem dışarıda, hem içeride vermek durumundayız.

***

Ancak inancımız, imanımız o dur ki;

Milletimizin cesareti ve feraseti,

Yöneticilerimizin dirayeti,

Allah’ın (CC) inayetiyle,

Büyük yürüyüş başlamıştır.

Bu yürüyüşü ne Türkiye düşmanları ve onların içerideki işbirlikçileri, durdurmayacaklardır.

Üstad’ın dediği gibi;

Surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes,

Ey ‘kahpe’ rüzgar artık ne yandan esersen es!

 

 

NOT:

Konya’da meseleyi partiler üstü görüp Azerbaycan’ın haklı davasına destek veren; AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti, Saadet, Gelecek, Deva, Yeniden Refah partilerinin il başkanlarını kutluyoruz. Uluslararası platformlarda, Türkiye ve Türkiye’nin savunduğu “tüm” konularda, bundan sonra da aynı anlayışla hareket ederek “Türkiye” ortak paydasında buluşmalarını, bu noktada belki de Ankara’ya da örnek olmalarını temenni ediyoruz.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum