Karantina Günleri!

Karantina günleri zor günler. Halsizlik, nefes alma güçlüğü, ateş, ağrılar…Covid 19 hemen birçok insanda değişik semptomlar gösteriyor.

Çok şükür bu süreci atlattık.

İzi kaldı mı?

Elbette…

Karantina günleri sıkıntılı günlerdi.

Test sonuçları pozitif çıkan herkes bu süreci ya evinde, ya hastane de geçirdi.

Bir çoğumuza 14 gün yetmedi. insanımız bu sürelerde kendine gelemedi.

Hemen her gün sevdiğimiz, tanıdığımız, bildiğimiz bir insan koptu gitti bu hayattan.

Sınanmaların en büyüklerinden birini yaşattı Korona…

Anlayana, akıl yorana, bu işlere aklı varana dehşet bir ibretti amma, yine de anlamayan pek çoktu.

Karantina günlerinde benim gibi çok kişi, bir hayli düşünme fırsatı buldu. Hayatla-ölüm arasında gidip gelinen bir süreçte, hayatınız geldi geçti gözünüzün önünden.

Sonbahar mevsiminin karışık Eylül ayı, hayatımızı karıştırdı. Yaprak dökümleri hızlandı. Dostlarımızın büyük bir çoğunluğu karantina da…

Velhasıl zor geçti, zor geçiyor karantina günleri.

Rabbim, darda kalan, zorda kalan, yoğun bakımda olan, solunum cihazına bağlı olarak hastanede yatan cümle hastaya şifa, doktorlarımıza ve sağlık personelimize güç ve kuvvet versin inşallah.

 

KARANTİNA GÜNLERİ VEFAYI MUMLA ARATTIRDI!

Karantina sürecinde onlarca dost ve arkadaşla telefonla görüşme imkanım oldu. Dostlarımız, arkadaşlarımız bazı hısım-akrabasına, dost bildiklerine, arkadaş dediklerine, konu-komşuya gönül koymuşlardı. İsimlerinin altlarını bir değil iki kere çizdiklerini anlattılar.

Karantina günleri duygusal günler. Vefanın kendini arattırdığı günler. Mumla arandı vefa!

Yüz yüze görüşme imkanı elbette yoktu.

Belli ki, kimi kontöre kıyamadı…Kiminin eli telefona uzanmadı. Kimi nasılsın, iyi misin diye dahi aramadı? Belki de arayamadı!

Kimi birkaç satır yazdı mesaj niyetine, ayıp olmasın babından…

Hiç beklemedikleri insanlar aradı da, en yakın olanların aklına dahi gelmemişlerdi.

İnsan ölse gitse, keşke arasaydım mı diyeceklerdi acaba?

Karantina günlerinde, en geçerli kelimelerin belki de en başındaydı “keşke…”

Ne iş işten geçtikten sonra söyleyene yaradı, ne Karantinada olanlara, ne de mezarda yatanlara…

 

2020 BİTMEDEN BİZ BİTTİK!

2020 bir an önce bitsin, gitsin diyorlar ya… 2020’nin bitmesine gerek yok.  O bitmeden, biz bittik zaten.

İnsanlığımız bitti, dostluğumuz bitti, hısım-akrabalığımız bitti, komşuluğumuz bitti, dostluğumuz-arkadaşlığımız bitti.

Sınanmadık hiçbir şey kalmadı.

Evlatlar sınandı, kardeşler sınandı, gelinler-damatlar sınandı. Torunlar sınandı. Yengeler, enişteler, halalar, teyzeler, emmiler sınandı.

Siyasiler sınandı, yöneticiler sınandı, çarşı-pazar sınandı, marketler sınandı, fiyatlar sınandı, işsizlik sınandı, rakamlar sınandı.

Düşenin elinden kim tutuyor, kim bakıyor, kim sırtını dönüp yürüyüp gidiyor sınandı.

Sözler sınandı, yeminler-şartlar sınandı!

9 aylık 2020 bilançosu, Allah beterinden saklasın kabus misali üzerinize çökmüş vaziyette.

Doğal afetler…Sel…Heyelan…Deprem…ve Covid 19!

Binlerce insanımız hayatını kaybetti. Bu rakamlara her gün onlarca daha ekleniyor.

2020 bitse de kurtulsak şu bunalımlı ve sıkıntılı yıldan deniyor denmesine de, aşının bulunamaması, bulunan aşıların deneme sürecine 1 Ekim itibarıyla başlanacak olması, Covid 19’un sürekli olumsuz bir şekilde mutasyona uğradığı ve daha ölümcül olarak insanların arasına geri döndüğü iddiaları, Korona ile yapılan mücadelede sağlık sektörünün direncinin daha ne kadar dayanabileceği soruları 2020 yılının kalan aylarının da oldukça zor geçeceğini gösteriyor.

 

YARIM KALAN KONULAR!

Yarım kalan, yarım bırakılan, el atmadığımız, atamadığımız çok konu var. Karantina günlerinde rahmetli Ahmet Özdemir Ağabey geçti gözlerimin önünden. 6 Eylül 2020 4. ölüm yıldönümüydü. Onun vefatından yaklaşık bir buçuk sene önce, “ Konya Sanatçısı” meselesini gündeme taşımıştım.

İlhamı rahmetlidendi. Ona Konyalı, “Konya Sanatçısı” diyordu.

Halkın verdiği paye kadar yüce ve ulvi bir paye yoktur.

Acizane, bu konu resmileşsin istedim.  Büyükşehrimiz bir plaketle ve bir belgeyle, rahmetli Ahmet Ağabey gibi sanatçılarımızı, sanatkarlarımızı, müzik adamlarımızı toparlasın, sağ olanların kendilerine, ebedi aleme göçenlerin evlatlarına uygun göreceği bir gecede, “Konya Sanatçısı” plaketini ve belgesini bu insanlarımıza takdim edip, gönüllerini hoş eylesin demiştim.

Neredeyse her ay konu ile ilgili bir makale yazdım.

En son 2020 yılının başlarında Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız sayın Uğur İbrahim Altay’ın gazetemizi davet ettiği bir görüşmede, söz bana düştüğünde bu konuyu tekrar dile getirmiş ve sayın Başkan’dan müjde gibi bir söz alarak yine sütunuma taşımıştım.

 

HAYAT KISA. ARAYA BİRDE KORONA GİRDİ!

Hayat kısa. Araya Korona girdi, yedi-sekiz ay daha geçti. Karantina günleri bana neden bu kadar kolayca halledebileceğimiz konulara el atamadığımızı defalarca düşündürttü.

Sayın Başkanım! Bu konulara olan hassasiyetinizi bilen biri olarak, gelin “ Konya Sanatçısı” meselesine bir dokunun. İnanın siz dokunmadıkça, dokunacak, hatırlayacak, sizin önünüze bu konuyu getirecek birileri üzülerek söylemek istiyorum ki yok.

Konu ötelene ötelene bir hal oldu zaten!

Konya’nın öncelikli meselesi bu mu diyecek olanlar, yine aralara girecekler! Yine sırası mıydı diyecekler! Önceliğinizin böyle bir konu olmasını bekliyoruz!

 

KONYA SANATÇISI MESELESİNE SİZ DOKUNMAZSANIZ DOKUNAN OLMAYACAK!

Konya kültürüne güzel dokunuşlar yapıyorsunuz. Bu konu Konya kültürünün bir parçası. “Konya sanatçısı” meselesine siz dokunmazsanız, dokunacak bir başka Allah’ın kulu yok bu şehirde!

Olsaydı, şimdiye kadar bin kere konu önünüze gelir, çözülür giderdi.

Konya sanatçılarının, Konyalı sanatkarların gönlünü hoş etmek, kırılan kalplerine ilaç gibi gelmek elinizde.

Konya sanatçıları ve sanatkarlarına destek vermek, destek olmak, onları onurlandırmak, bu şehrin onlara göstereceği en büyük vefa örneğidir.

Konya vefa şehridir. Sanata, sanatkara, sanatçıya verdiği önemle bilinen ve tanınan bir şehirdir.

2020 yılında bu şehir çok acı çekti. Kıymetli evlatlarını Koronaya kurban verdi.

Ancak bu olaylar, kültürle barışık olmayanların ne gözünü açtı, ne akıllarını başlarını getirdi.

 

KARANLIK KARANTİNA GÜNLERİNİN IŞIĞI OLUN BAŞKANIM!

“Konya Sanatçısı” payesi bu şehrin kültürüne, bu dönemde can suyu olacaktır. Sevginin, vefanın, kol-kanat germenin ne anlama geldiğinin bir nişanesi olarak sizden sanatçılarımıza ve sanatkarlarımıza bir armağan olacaktır.

Selçuklu Otağı, Konya’nın Fetih günü, Başkent olma günü, Miryakefalon Zaferinin kutlanması.  Sultanlar Tepesi, ayakta kalan Selçuklu eserleri ve Selçukluya yolculuk bu şehrin kültürüdür.

Sanatı, sanatçıları ve sanatkarları da…

Gönlünü kültüre verenler, kültüre adanmış projelere imza atanlar, kültür değerlerine sahip çıkanlar, onları unutturmayanlar unutulmazlar arasına katılmanın şerefini ve onurunu yaşamışlardır. Karantina günlerini en fazla yaşayan şehirlerden biriyiz. Bu şehrin, karanlık, belirsiz, ölümcül karantina günlerinin ışığı olun sayın Başkanım.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.