Kefir-i Azam

Valla dünyada olanlar, ekonomi, politika, eğitim, sosyal medya derken hepimizin bir mayası bozuldu. Eh ‘NE YERSEK OYUZ’ diyerek, bari mayası yerinde, kaliteli bir şeylerden bahsedelim istedim Mesela kefirden...

Kefir; Balkanlar, Doğu Avrupa ve Kafkasya orijinli ardından Müslümanlar arasında yayılan, bugün ise Avrupa ve Amerika ülkelerinde ticari amaçla üretilen süt asidi ve alkol fermantasyonu yardımıyla yapılan köpüklü, koyu kıvamlı (yoğurt kıvamında), hafif ekşimsi fermente bir süt ürünüdür. Bir Çerkes efsanesine göre, kefir sırrı ilk başta Peygamberimiz Hz. Muhammed tarafından açıklanmış ve sırrı zamanla sadece Kuzey Kafkasya'da kalmıştır. Ancak bu sadece bir efsaneden ibarettir.

Kuzey Kafkasyalılar kefir sırını çok uzun bir süre boyunca dış dünya ile paylaşmamışlardır çünkü onlar için bu bir "mucize" olmakla beraber, "kafirler" ile paylaşılırsa etkisini kaybedebilme ihtimali vardı. Avrupalılar kefir tarifini 18. ve 19. yüzyıllarda ele geçirerek Avrupa'ya yaydı. Kefir, beyazımtrak renkte, karnabaharı andırır biçimde ve genellikle bezelye veya fındık büyüklüğünde tanelerden oluşmuştur. Mayalar canlıdırlar, uygun şartlar sağlandığında çoğalırlar, sağlanamadığında ölürler.Kefir tanesinde; Torula mayaları, Saccharomyces sp., Lactococcus spp., Lactobacillus spp.,Leuconostoc spp gibi mikroorganizmalar bulunur. Kefir taneleri, temel olarak sütün şekerini etil alkol ve laktik asite dönüştürür..Ve bunu yaparken bir taraftan da karbondioksit üreterek bir nevi köpüklü içeceğe dönüşür. Baktığınızda sütün içine kaçmış olan karnabahar taneleri gibi gözüken kefir çok becerikli... Kefir yapımında inek, koyun, keçi, manda sütleri yağlı veya yağsız olsun kullanılabilir. Eski Orta Asya'da çok kullanılan kefire, günümüzde bilhassa Kafkasya'da rastlanmaktadır.

KEFİRİN FAYDALARI

Kefirin içeriğinde bulunan (yoğurtta da bulunur) canlı organizmalar bağırsaklarımızın doğal yapısında bulunan faydalı bakterilerdir. Bu faydalı bakteriler bağırsaklarımızdaki zararlı bakterilerin çoğalmasını önleyerek bağışıklık sistemimizin güçlenmesine yardımcı olurlar.

Kefirdeki probiyotik özellikteki bu bakteriler yoğurtta bulunanlara kıyasla 3kat fazladır ve dolayısıyla bağırsak sağlığına etkisi açısından kefir yoğurttan çok daha değerlidir.

- Kefir içeriğindeki yararlı bakterilerin yanı sıra protein, vitaminler, mineraller,enzimler ve diğer besin ögeleriyle insan sağlığı için sayısız faydalar sağlar. Özellikle kalsiyum, fosfor ve magnezyum mineralleri ile A, C, D ve K vitaminleri, biotin ve triptofandan çok zengindir.

- 1 bardak (250 ml) kefir günlük kalsiyum ihtiyacının yaklaşık%30’unu karşılamaya yeterlidir. Diğer süt ürünlerindekine benzer miktarda kalsiyum bulunur ama süt yerine kefir tükettiğinizde aynı zamanda bağırsak sağlığı için gerekli olan probiyotikleri de bonus olarak almış olursunuz. Laktoz duyarlılığı sebebiyle süt içemeyenlerin de tercih edebileceği bir içecektir kefir.

- 1 bardak kefir tükettiğinizde yaklaşık 10 gram protein almış olursunuz. Üstelik kefirdeki protein tüm esansiyel aminoasitleri içerir. Çok iyi bir protein kaynağı olması sebebiyle vücut geliştirenlerin tercih ettiği bir içecektir. İçeriğindeki triptofanın sinir sistemini rahatlatıcı etkisi olduğu bilinmektedir. Kefir,kalsiyum ve magnezyumdan da zengindir ki her iki mineralin sinir sisteminin sağlıklı işleyişinde rolü bulunmaktadır.

- Glisemik indeksi çok düşüktür ve kan şekerinde ani dalgalanmalara neden olmayan kefir uzun süren tokluğa ve dolayısıyla kilo kontrolüne yardımcıdır. 1 bardak yağlı sütten yapılmış kefir yaklaşık 150 kaloridir. Yağsız kefir için bu miktar 100 kalori civarındadır.

BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRİR. Kefirin içerisindeki probiyotik mikroorganizmalar sayesinde vücudun bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve hastalıklara karşı direnç göstermesinde yardımcı olduğu yapılan çalışmalarla gösterilmiştir. Aynı zamanda içerisindeki antimikrobiyal bileşenler sayesinde zararlı bakterilerin üremesini de engeller.

KEMİK GELİŞİMİ VE SAĞLIĞI AÇISINDAN ÖNEMLİ

Özellikle gelişme çağındaki çocuklarda kefirin kemik gelişimi üzerinde inanılmaz etkileri bulunuyor. Düzenli olarak tüketilen kefir aynı zamanda menopoz dönemine giren kadınlarda kemik erimesinin de önüne geçiyor.

LAKTOZ İNTOLERANSI OLAN BİREYLER TARAFINDAN DA TÜKETİLEBİLİR

Laktoz intoleransı olan bireylerde süt ve süt ürünleri tüketimi şişkinlik, gaz, ishal gibi istenmeyen durumlara neden olabilmektedir. Ancak kefirdeki laktoz fermentasyon sırasında laktik aside dönüştürüldüğü için herhangi bir sindirim sorunu yaratmadan rahatlıkla tüketilebilir.

BAĞIRSAK FLORASINI DÜZENLER

Kefirin içerisinde yer alan probiyotikler bağırsaktaki mikroorganizma ortamının düzenlenmesine yardımcı olur. Böylece hem sindirimi kolaylaştırır hem de zararlı maddelerin bağırsaklardan emilerek vücudumuza girmesini engeller.

KEFİR NE ZAMAN İÇİLMELİ?

Kefirin içilme zamanının yetişkin bir insan açısından önemi yoktur. Günün her saati bir bardak kefir içilebilir. Ancak her faydalı içecekte olduğu gibi kefirin tüketimi de abartılmamalıdır. Kefir günde maksimum 2 bardak içilmelidir. Büyüme çağındaki çocuklarda kefir yatmadan önce tüketilmelidir.

Yatmadan önce içilen 1 bardak kefir, çocukların zihinsel gelişimine ve kemik gelişimine katkı sağlar. Depresyondan bağırsak hareketlerine, hastalıklara karşı mukavemete kadar bir bardağı ‘10 probiyotik hap’ gücündeki kefiri hayatınıza sokmadıysanız gerekli bütün bilgiler emrinize amade

 NASIL MAYALANIR?

Yaklaşık bir çorba kaşığını dolduracak kadar mayayla 250 ml süt mayalanabiliyor ama kefir yaptıkça maya da büyüyüp serpiliyor ve günden güne daha fazla miktarda süt mayalayabiliyorsunuz.

Sütü küçük bir tencereye alın ve ısıtın. En iyi sıcaklık 25 derece.25 derece de serçe parmağınızı soktuğunuzda tatlı bir ılıklık hissettirecek, yani biraz daha soğuk olsa serin gelecek kadar ılık...

Isınan sütü mayalanacağı kavanoza alın ve içine mayayı koyun (Kavanozun sütü soğutacağını hesaba katarak sütün ısısını biraz daha yüksek tutun).

Tahta bir kaşık ile hafifçe karıştırın. Kabaracağını da hesaba katarak kavanozu biraz büyük seçmekte fayda var. Kavanozda bir parmak boşluk bıraksanız yeterli olacaktır.

Kavanozun kapağı hafif aralık olacak şekilde iki bezle art arda sarıp oda sıcaklığında en az bir tam gün bekletin. Altını da sıkıca sardığınızdan emin olun, örtülü bile olsa rüzgâr almayan bir yerde dursun.

Mayalanma işlemi tamamlandıktan sonra bir gece de buzdolabında tadının iyice oturması için bekletin. Ertesi gün metal süzgeç kullanmadan mayayı süzün, süzgeçte kalan mayayı tekrar kullanmak üzere ayırın. Hazırlanan kefiri üç gün içinde tüketmek ideal.

Karanlık ve soğuk bir yerde muhafaza edince bir hafta dayanacaktır. Tekrar mayalamadan önce mayayı içme suyu ile aynı süzgeçte yıkayın. Hemen kullanmayacaksanız içme suyu dolu bir kavanozda saklayabilirsiniz. Tavsiye edilen süre üç ay civarıdır. Benim tavsiyem, en azından ayda bir kez kefir yapmanız ki maya küsmesin

 Dikkat edilecek hususlar Kefiri çiğ sütten, günlük sütten ve uht sütten de yapabilirsiniz. Çiğ sütten yaparsanız 70 derecenin üzerinde 15 dakika tuttuktan sonra gerekli dereceye soğutmayı unutmayın. Veganlar veya hayvansal süt ürünleri tüketemeyenler aynı aşamaları badem, kaju, soya veya hindistancevizi sütleri ile yapabilirler

NOT: Hipokrat ne de güzel söylemiş, Sağlık Bağırsaklarda Başlar Diye... Biz de güzellik de bağırsaklarda başlar diyerek, dost bakteriler barındıran kefiri günde bir bardak düzenli olarak tüketmeni öneriyoruz. Ne yersen cildine yansıyacağını unutma! Sağlıklı, formda bir hayat için pozitif düşün, bedenini ve ruhunu doya doya sağlıkla besle…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum