“Mustafa Kemal Ülküsü Sadece Söz Değil!”

Şair Halim Yağcıoğlu,” Atatürk’ten son mektup” adlı şiirinde şöyle diyordu, “Mustafa Kemal’i anlamak bu değil, / Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.”

Türkiye Cumhuriyetinin banisi, İstiklal savaşının muzaffer komutanı Mustafa Kemal Atatürk, aramızdan ayrılışının üzerinden 82 yıl geçse de, hem Türk Milletinin , hem de dünyanın gündeminde.

19 Mayıs 1919’da başlattığı mücadele, işgalcilerin Anadolu üzerine kurmuş olduğu hayallerin sonu olmuştu.

Anadolu onunla birlikte, onun liderliğinde, onun kanatları altında, onun işaretiyle, kendine gelmiş, kendini toparlamış, yeni bir diriliş hareketine başlamıştı.

Bu hareketin başarılı olacağına inancı olmayanlar çoktu.

Milli mücadelenin en büyük muhaliflerinden olan Gazeteci Ali Kemal, köşesinde;

Kuzum Mustafa sen deli misin? diye yazmış, milli mücadeleyi hafife almıştı.

Dünyanın bütün güçleri başta İstanbul olmak üzere Anadolu’ya çöreklenmişler, Anadolu’da küçük küçük devletçikler, yeni sömürgeler kurmak istiyorlardı.

İstanbul’u kendi aralarında paylaşmışlar. Anadolu’nun neredeyse yarısını Yunanlılara, diğer yarısını da, Fransızlara, Ermenilere, Ruslara ve İngilizlere bırakmışlardı. İtalyanlarında bazı şehirlerde garnizonları vardı.

1919 yılı bir yandan kabus dolu bir yıl, bir yandan İstiklal mücadelesine başlama yılıydı…

Kendini bildi bileli esaret altında yaşamayı içine sindiremeyen Türk Milleti Fransızlara, İngilizlere, Yunanlılara karşı direnmeye, başlamışlar. Hasan Tahsin’in İzmir’de Yunanlılara sıktığı ilk kurşun, işaret fişeği hükmünde olmuştu.

Mustafa Kemal Atatürk, yeni bir diriliş hareketini ateşlemiş, hürriyet rüzgarlarını estirmiş, Anadolu coğrafyasını esaretten kurtulma düşüncesi sarmıştı.

 

*****

Atatürk, Türk Milletiyle birlikte, karanlık tünellerden, dehlizlerden, tehlikeli geçitlerden, her dönemeci tehlikelerle ve tuzaklarla dolu yollardan geçti.

Türk Milleti ona inandı, ona güvendi, o da Türk milletine…

Sağlam Tarih bilgisi, Türk Milletinin istediğinde neler yapabileceğine sarsılmayan inancı onu ve peşine takılan Türk Milletini zafere götürdü.

Onun kurduğu Türkiye Cumhuriyeti olmasaydı,  bir asırdan bu yana ayakta kalamaz, dağılırdık.

Türkiye’yi dünya devletler

 Arasında korunaklı, sığınabilecek, güvenli bir liman haline getiren odur.

Osmanlının enkazı üzerinde filizlenen,

Serpilen, kendine gelen, 

Boy atan,

Dallanan, budaklanan,

Çiçek açan, meyve veren Türkiye onun eseridir.

Anadolu coğrafyası gibi, savunulması zor, üzerinde herkesin gözü olan, bir coğrafyada bin yıldır ayakta kalmak, bu coğrafya üzerinde üçüncü bir devlet kurmak ve o devleti sürdürmek, her milletin harcı değildir.

 

*****

Türk Milleti, her başı darda kaldığında,

Her çıkış yolu aradığında,

Dirilişine,

Ayağa kalkmasına,

Toparlanmasına,

Yeniden hayata dönmesine vesile olan kahramanlar,

Liderler, çıkaran özelliğe sahip bir millettir. 

Mustafa Kemal Atatürk, bu kahramanların bizim gördüğümüz ve şahit olduğumuz en son ismidir.

Binlerce yıldan beri Tarih sahnesinde var olan Türk Milleti kurmuş olduğu devletlere, devlet kurma, özelliği ve vasfı taşıyan ender milletlerden birisidir.

Bu yönü, hiçbir millete benzemez. Hiçbir milletle de mukayese edilmez.

 

*****

Atatürk’le birlikte yürüdüğümüz yolda, onun yerine hiç kimseyi koyamadık. Ona benzetilenler oldu. Ancak, Türk Milleti bu anlatımları ve yakıştırmaları da, kabul etmedi.

Onun izinden, onun peşinden yürümekten vazgeçmedi.

Atatürk Anadolu coğrafyasında öyle bir iş başarmış,

Öyle bir rüzgar estirmişti ki,

O dönemin dünyası,

Esaret altında zulüm altında inim inleyen milletlerle doluydu.

Başkaldırılar,

Hürriyete uzanan çırpınışlar,

Sömürgeciler ve işgalciler tarafından kanla ve vahşetle bastırılıyordu.

O dönemin dünyasına bir diriliş örneği lazımdı.

Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının estirdiği hürriyet rüzgarı, esaret altında olan onlarca Ülkeyi ayağa kaldırdı.

Özellikle Afrika kıtası, inim inim inliyordu.

Köle muamelesi görüyordu.

İnsan olarak kıymetleri yoktu.

Afrika kıtası başta olmak üzere, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarını örnek alan birçok lider, İngilizlere, Fransızlara, Hollandalılara karşı ayaklandı.

Türkiye’den çok sonra olsa da hürriyetlerine kavuştular.

Örnek aldıkları tek bir isim vardı.

Mustafa Kemal Atatürk…

 

*****

10 Kasım 1938’de aramızdan ayrıldığında bambaşka bir Türkiye vardı.

Ne iç borcumuz vardı, nede dış borcumuz!

Avrupa’nın 4. Ülkesiydik.

Herkesin gıpta ettiği, imrendiği, özendiği bir ülkeydi Türkiye Cumhuriyeti…

Duruşuyla göz kamaştıran, hayranlık uyandıran bir ülkeydi.

Milli heyecan öylesine ayaktaydı ki, o heyecanla, o kıt imkanlarla neler yapılmadı ki…

İlimle-irfanla iç içeydi ülke, cehaletle ve yoksullukla deli gibi savaşıyordu herkes.

O günlerin heyecanını dönemin yazarlarının makalelerinde, yazılarında ve hatıratlarında görebilirdiniz.

Birlik ve beraberlik vardı.

Ayrılık-gayrılık yoktu,

Sizden-bizden diye bir düşünce hiç kimsenin aklının ucundan dahi geçmiyordu.

Ne sen vardı, ne ben,

Biz vardı,

Hepimiz vardı.

 

*****

Türk Milletine şöyle seslenmişti, Mustafa Kemal Atatürk;

“Ülkeniz sizindir, Türklerindir. Bu ülke, tarihte Türk'tü bugün de Türk'tür ve sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır."

“Hayattaki yegane üstünlüğüm, Türk doğmaktır! Muhterem milletime şunu tavsiye ederim ki; sinesinde yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki cevher-i asli'yi çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an feragat etmesin."

Ruhun şad, mekanın cennet olsun!

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.