SEPET SEPET YUMURTA, TÜİK BİZİ UNUTMA!

Ortaokul yıllarımızda, hatıra defterlerimiz vardı. Kilitli olanları çok daha güzel ve özeldi. En sevdiğimiz, en kıymetli arkadaşlarımıza bir sayfa ayırır, bir şeyler yazmasını isterdik. O yıllarda çok hoş bir mani, hemen her hatıra defterinin sayfalarında yer alırdı.

“Sepet sepet yumurta /Sakın beni unutma /Unutursan küserim /Mektubumu keserim”

“Sakın beni unutma” dizesinde ki, “sakın” kelimesinin yerine arkadaşımızın isminin yazılması adettendi.

Bazı arkadaşlarımızda, son satırı değiştirir, arkadaşının adını başa alır, satırı “gözlerinden öperim” diye bitirirdi. O arkadaşlarımızı hiç unutmadık!

Bugün yanı başlarında olduğumuz halde, hepimizi çok sevdiklerini ve düşündüklerini söyledikleri halde, unutanlar var, görmeyenler var, görmezden gelenler var!

Ekonomik şartların sıktığı, bunalttığı, çarşı-pazar ve market fiyatlarının fırsatçıların oyuncağı haline geldiği bir dönemdeyiz.

Enflasyonun zevkten dört köşe olmuş bir halde, meydanlarda halay çektiğini gördüğü halde,

Sırtını dönüp yürüyen, ne olmuş yani, varsın halay çeksin, kime ne zararı var denilen günlerin tam ortasında bunalmış bir haldeyiz!

Enflasyonla yakından ilgilenen TÜİK,“Sepet sepet yumurta/ TÜİK bizi unutma” benzeri yaptığımız çağrılara kulaklarını tıkamış bir vaziyette, rakamlar açıklıyor.

Bu fiyatları, bu oranları nereden buluyor? Nelerin üzerinden hesap ediyor?  Bu denli ucuz satan yerler varda, bize niye söylemiyor diye,  gönül koyuyoruz TÜİK’e!

TÜİK demek ki, böyle ucuz yerleri bulunca topumuzu birden unutuveriyor!

Alacağın olsun TÜİK!

Belli ki, sabahın köründe atıyorsun kendini dışarı, nerede ne ucuz, neresi daha hesaplı biliyor, kalkıp gidiyorsun!

 

NEREDE BU YOĞURDUN BOLLUĞU TÜİK ARKADAŞ!

Hani o ucuz satan yerlere, ucuz bulduğun yerlere gidiyorsun ya…O gittiğin yere bizi de al git!

Bizi de götür!

Saat ver, kapının önünde buluşalım, bizde gözümüzle görelim o ucuz satan kahramanları!

Bak küseriz TÜİK!

Bir daha konuşmayız!

Bu kaçıncı haber vermeden gidişin!

Nisan ile Mayıs arasında yüzde 1.36 fark çıkarmışsın.

Birde yüzde 11.39’a ulaşmışsın!

Hay maşallah mı desek, nerede bu yoğurdun bolluğu TÜİK arkadaş mı?

Yoksa sen, işin kaynağına indin de öyle mi konuşursun!

Ürünü tarlada, bahçede sudan ucuza giden insanlara gidiyorsun belli!

Madem öyle, önce onları kurtar bu aracılardan, fırsatçılardan, sonra da bizi!

Doğrudan halka, doğrudan millete diye bir kampanya vardı da, duymadık mı?

Hem o insanlar ziyan-zebil olmasın,  Hem de çok şükür bir şeyler alabildik diyelim.

Ha bir sefer de, eve girerken yüzümüze mutluluk yayılsın TÜİK!

Üç-dört ürün alıyorsun gitti 50 lira! Peynir, yoğurt, zeytin, bakliyat da alayım dersen gitti 100 lira!

Para yetişmiyor, TÜİK arkadaş, anla gayrı!

 

HAY TÜİK ARKADAŞ, SENİN YOLUN MARKETLERE HİÇ DÜŞMEZ Mİ?

Açıkladığın, Nisan ile Mayıs arasında ki fark tarla yada bahçe fiyatları arasında ki fark gibi!

Hay TÜİK arkadaş, senin yolun marketlere hiç düşmez mi?

Çarşı-Pazar dolaşmayı Pandemi sürecinde bıraktıysan ayıp etmişsin.

Tak maskeni!

Koru sosyal mesafeni!

Hijyen şartlarına da uydun mu?

Daha ne?

Yaşın sanki, 65 yaş ve üstü!

Sana yasak mı var? Bak bakalım o fiyatlarda ne yazıyor?

Milletin tarlaya, bahçeye gidecek hali vardı da, gitmedi mi?

Sen şimdi diyorsun ki;

Gittim gördüm, aldım!

Oralarda fiyat bu!

Ben onu bilir, onu söylerim!

İşte bu kadar diyorsun amma,

Kazın ayağı öyle değil be TÜİK arkadaş!

Senin bakliyattan haberin yok, sebze meyveden haberin yok!

En önemlisi bizden haberin yok, bizden!

 

“UNUTTUN BENİ ZALİM” DİYE BİR ŞARKI VARDI YA!

Sevgili TÜİK! Kapış kapış giden makarna vardı ya, makarna bile tekrar zamlandı haberin var mı?

Gel üzme bizi!

Senin neden haberin var diye düşünmeden edemiyoruz!

Tarla, bahçe geziyorum der gibi anlatıyorsun ya…

Anlaşılan o ki, son aylarda;

Raf filan görmüşlüğün yok!

Tezgahlara merhaba demişliğin yok!

Reyonlarla ilgin-alakan yok!

Madem yok!

Bu rakamları nerden buldun derler TÜİK arkadaş? 

El insaf derler!

Atarken az biraz destekli at derler!

Fiyatlar, fırsatçılar yüzünden, konacak yer bulamazken, neredeydin sen, neredesin sen derler!

Bu rakamları bulduğun yeri söyle, sende kurtul, bizde kurtulalım derler!

En azından cebimizdeki üç beş kuruşla evimize birkaç ürün daha fazla götürsek kıyamet mi kopar derler!

“Unuttun beni zalim” diye bir şarkı vardı ya…Unutmam diye diye, unuttun bizi TÜİK derler!

 

AH ORHAN VELİ AH!

Artık iyice anladık ki, sen bizi çoktan unutmuşsun TÜİK arkadaş!

Senin meşhur bir enflasyon sepetin var ya!

Ne var o sepetin içinde?

Üstünü kat kat örtmüşsün, her sabah takıyor sepeti koluna, düşüyor yollara diyorlar!

Aç şu sepeti de görelim ne var içinde!

Boşuna mı dedik, sepet sepet yumurta diye!

Bak ne geldi aklıma!

Sen şimdi çok geziyorsun ya, garanti gezen tavuk yumurtası filanda bulmuşsundur!

Gözümüzde yok, sözümüzde…

Yerini söyle, gidip oradan alalım.

Ah be TÜİK arkadaş!

Haber et anam-babam!

Haber et, düşelim seninle birlikte yollara!

Tarla ise tarla, bahçe ise bahçe!

Zaten cep delik, cepken delik, cepte kalmış bir metelik!

Ah Orhan Veli ah!

Şimdi sağ olaydın kim bilir neler yazardın şu TÜİK arkadaşa!

En azından senden utanır, kusura bakma Orhan Ağabey filan der miydi, acaba?

 

 

  

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.