Onur Önal

Onur Önal

Taşeron Çalıştırmada Önemli Sorun: Muvazaa

Taşeron Çalıştırmada Önemli Sorun: Muvazaa

Küreselleşmenin dayanılmaz ağırlığının etkisi altında biraz da gelişmesini tamamlayamamış ülke olmamızın etkisiyle iş ahlakı bakımından eksikliklerimiz olduğu yadsınamaz bir gerçek durumunda. Çalışma insan yaşamının en önemli parçalarından biri. Emeğiyle geçinenler için hayatın adeta omurgası niteliğinde. Giderek daha sahipsizleşen, hayatın gerçeklerinin çok dışında kaygılarla yapılan seçimler ve politikanın hoyrat elleriyle yoğrulan iş hayatı gerekli dinamiklerden yoksunluğuyla her geçen gün daha bir baş ağrıtıcı olmayı sürdürüyor. Anomaliler içeren çalışma yaşamımızda işçi-işveren ilişkileri emeğin üründen hakkını alması noktasında sıkıntılar olduğu açık. Giderek sendikal örgütleri etkisini yitiren ve yozlaşan işçiler taşeronlaşmanın kanser gibi yayılmış olmasıyla sahipsizlikleri artmakta ve taşeronlaşmanın kucağından kurtulamamaktalar.  Aslında kendisi kabul edilmeyen bir hastalık niteliğinde olan Taşeronlaşmanın da kendi içinde hastalıkları var. Bunlardan en önemlisi ise toplumsal iki yüzlülüğümüzün, aç gözlülüğümüzün ürünü olan muvazaa. Muvazaalı alt-asıl işveren ilişkisi çeşitli kamusal yükümlülüklerden kaçınmak veya işçilerin iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi yahut çalışma mevzuatından kaynaklanan haklarını kısıtlamak ya da ortadan kaldırmak hukuksuz amaçları gerçekleştirmek için kurulan bir iş ilişkisi oluyor.

MUVAZAA NE DEMEK?

Kelime anlamıyla danışıklı dövüş veya şike olarak tanımlanabilecek muvazaanın Alt-Asıl İşveren ilişkisinde ne anlama geldiğini Kanun Koyucu tanımlamış ve ardından da önlemlerini sıralamış. Nitekim 4857 sayılı Kanunun 2’nci maddesinin 8 inci fıkrasında "Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan  kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez" denilmekte.

Muvazaalı sözleşme

Yani bahse konu fıkradan hareketle;

- İşyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin asıl işin bir bölümünde uzmanlık gerektirmeyen işlerin alt işverene verilmesini,

- Daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile kurulan alt işverenlik ilişkisini,

- Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak hakları kısıtlanmak suretiyle çalıştırılmaya devam ettirilmesini, içeren sözleşmelerin muvazaalı sözleşmeler olarak değerlendirileceğini söyleyebiliriz.

Ne zaman muvazaa olmaz?

Başka bir deyişle alt-asıl işveren ilişkisinde muvazaanın olmaması için,

Asıl işverenin işyerinde mal veya hizmet üretimi işlerinde çalışan işçi çalıştırıp çalıştırmadığı

 

- Alt işveren sözleşmesine konu olan işin asıl iş mi, yardımcı iş mi olduğu,

- Asıl işin bölünerek alt işverene verilmesi durumunda ise, verilen iş işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş olmasına,

- Alt işverenin, üstlendiği iş için görevlendirdiği işçilerini sadece o işyerinde aldığı işte çalıştırıyor olmasına,

- Alt işverene verilen iş, işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin bir iş olmasına, asıl işe bağımlı ve asıl işin devamı süresince devam eden bir iş olmasına,

- (Sonradan o işyerinin ortağı olması durumu hariç) Alt işverenin, evvelce o işyerinde çalıştırılan bir kimse olmamasına,

- İstihdam edeceği işçilerin niteliklerinin yapılacak işe olmasına,

- Alt işverene verilen işte asıl işveren adına koordinasyon ve denetimle görevlendirilenlerden başka asıl işverenin işçisinin çalışmıyor olması, konularına dikkat edilmelidir.

Muvazaanın saptanma sonucu

Alt işveren sözleşmesinin muvazaalı olduğunun saptanması halinde, alt işverenlik sözleşmesi hiç yapılmamış kabul edilerek, alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır. Bundan dolayı  işçilere karşı o işyeri ile ilgili olarak 4857 sayılı Kanun’dan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden, yahut  5510 sayılı Kanun’un işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı sadece asıl işveren mesul olur. Taşeron yanında çalışan işçinin alt işveren sözleşmesinde muvazaa olduğunu iddia etmesi durumunda, işçinin haklarının ödenmesi konusunda husumeti alt işverene değil de asıl işverene yönelterek dava açmaya dikkat etmesi gerekiyor.

İtiraz süreci ve cezai işlem

Asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olup olmadığı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişleri tarafından inceleniyor. Asıl işveren, alt işveren iliklisinin iş müfettişlerince incelenmesi sonucunda muvazaanın tespitine ilişkin gerekçeli müfettiş raporu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünce işverenlere tebliğ ediliyor. Tebliğ tarihinden itibaren 6 iş günü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz edilebiliyor. İtiraz üzerine verilen kararlar kesinleşiyor. Rapora 6 iş günü içinde itiraz edilmemiş veya mahkeme muvazaanın tespitini onamış ise tescil işlemi bölge müdürlüğünce iptal ediliyor ve alt işveren işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılıyor. İş müfettişlerinin muvazaalı işlemi tespit etmesi durumunda; itiraz süresinin geçmesi ya da mahkeme kararı ile muvazaanın tasdik edilmiş olması halinde asıl işveren ve alt işveren veya vekillerine idari para cezası uygulanıyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Onur Önal Arşivi
SON YAZILAR