1. YAZARLAR

  2. Oktay Mermer

  3. BOP’un Oyununa Gelme TÜRKİYE
Oktay Mermer

Oktay Mermer

Yazarın Tüm Yazıları >

BOP’un Oyununa Gelme TÜRKİYE

A+A-

Ortadaki Büyük Oyun: BOP

BOP NEDİR?
* Dünyada ispatlanmış petrol rezervlerinin yüzde 64'ünü içeren Ortadoğu, ABD ve tüm Batı için olağanüstü stratejik bir öneme sahiptir. Bölgede var olan,  terör örgütleri, kitle imha silahları, uyuşturucu, silah ve insan kaçakçılığı yapan örgütlü suç şebekeleri, ABD ve Batı çıkarlarına yönelik tehditler üretmektedir. BOP'u üretenlere göre, bu unsurların ortaya çıkmasının ve taraftar toplamasının asıl nedeni, bölge halklarının içinde bulundukları olumsuz ekonomik ve sosyal koşullar ile bölgede varlığını sürdüren antidemokratik rejimlerdir. 
Eğer, ekonomik ve sosyal koşullar düzeltilir ve demokrasiye geçiş sağlanırsa, yönetime katılım olanağı bulan ve refah düzeyi yükselen Ortadoğu halkları, Batı'yı tehdit eden eylemlere destek vermeyecekler, köktendinci akımlar zayıflayacak, terör örgütleri çökecek ve ucuz petrolün Batı pazarlarına istikrarlı biçimde aktarılması güvence altına alınacaktır.

* Ortadoğu'daki tehditlerin ortadan kaldırılabilmesi, ancak NATO'nun Soğuk Savaş döneminde SSCB'ye karşı uyguladığı gibi uzun soluklu ve kapsamlı bir proje ile mümkün olabilir. Ortadoğu, yeni muhafazakârların savunduğu gibi, güç kullanılarak dönüştürülemez, bu dönüşüm, ancak Avrupalı müttefiklerle de işbirliği yaparak ve ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal boyutları da içeren kapsamlı bir projeyle mümkün olabilir.

* BOP'un eylem alanı olarak resmen ilan edilen net sınırlar söz konusu değildir. Her an yeni ülkelerin kapsam içine alınabilmesi için ''açık kapı'' bırakılmaktadır. Bununla birlikte, özellikle ABD kaynakları 27 ülkenin ilk planda BOP çerçevesinde değerlendirildiğini vurgulamaktadırlar. Bu ülkeler şunlardır: ''Afganistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Cibuti, Fas, Filistin Özerk Yönetimi, Irak, İran, İsrail, Katar, Kuveyt, Komor Adaları, Lübnan, Libya, Mısır, Moritanya, Pakistan, Somali, Suudi Arabistan, Sudan, Suriye, Tunus, Türkiye, Umman, Ürdün ve Yemen.'' 
Genişleme halinde, bu alana Kafkasya ve Orta Asya cumhuriyetleri ile Endonezya ve Malezya'nın da dahil edilebileceği belirtilmektedir. 

*Amerika, bir yandan hâkim olmayı planladığı yörelerdeki doğal kaynakları emniyete almak, diğer yandan IMF ve Dünya Bankası'nın desteğiyle serbestleşme politikalarını uygulayarak ilgili ekonomileri çok uluslu ABD şirketlerine açmayı hedeflemektedir. 

*Dünyayı iki bölgeye ayırmaktadır: İlki, küreselleşmiş ve işleyen bölge, yani küresel düzene entegre olmuş bölgeler. İkincisi ise; entegre olmamış, terörizme açık veya çatlak veya gri bölgeler.

Petrol başta olmak üzere doğal kaynakları yakından denetleme stratejisi ve politikaları, çok uluslu petrol şirketleri ve ABD yönetimi arasındaki ilişkilerin ele alınmasını gerektirmektedir. Mevcut durumda İngiltere kökenli   büyük şirket uluslararası piyasaya hâkimdir.

*İsrail'in Araplar tarafından kuşatılmaktan kurtarılması ve bu maksatla İsrail'e bölgesel dostlar bulunması gerekmektedir. ABD, bu maksatla hem İsrail'e yakın bir bölgede Kürt oluşumuna sıcak bakmakta hem de Türkiye'nin İsrail'le yakınlaşmasını desteklemektedir. Önümüzdeki 10-15 yıl içinde İsrail, Batı Şeria ve Gazze Şeridi ile birlikte ele alındığında Yahudiler, azınlık duruma düşeceklerdir. İsrail, 2001'de başlattığı bir proje ile etnik bakımdan kendisine en yakın toplumları tespite çalışmaktadır. Yahudilerin geçmişte muhtelif bölgelerde birlikte yaşadığı toplumlarda DNA araştırması ile en yakın akraba toplumları tespit edilmiş bulunmaktadır. Bunlar birinci derecede Kürtler, ikinci derecede Ermenilerdir. 

*Türkiye, coğrafi konumu itibarı ile Büyük Ortadoğu'nun merkezinde yer almaktadır. Türkiye'nin tarihi, kültürel, ekonomik, siyasi ve güvenlik bağları ile bağlı olduğu Büyük Ortadoğu bölgesinde gelişmelere sessiz kalması beklenemez. Türkiye'nin Batı'dan koparılıp Ortadoğu'ya itilmesini öngören bazı çabaların bir parçası olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir.

*Bunların hepsi daha önce Irak’a, Libya’ya, Mısır’a, Lübnan’a, Suriye’ye, Filistin’e oynanan oyunlardır. Önce iç kargaşa sonra tepeden gelip konma.

Aklımızı başımıza alalım,  yıllardır bu topraklarda kardeşçe yaşamış ve birlikte kurtuluş savaşına katılmış, Türkü, Kürdü, Alevisi, Sunnisi, Çerkezi, Arabı ve diğer etnik yapılar ile Türkiye Cumhuriyetini kurduk.

Bize bizden başka dost yoktur. Biz kimsenin maşası olamayız, yaptıranlara da engel olmalıyız..

Gelin sağ-sol, ileri geri demeden birlik olalım, gelin gücümüzü bir tutup bu oyun kuranlara haykıralım.

Gelin tek yürek, tek can olduğumuzu dünya aleme gösterelim.

Oyuna kananların düştüğü rezilliği gördük, görüyoruz. Şu cennet vatanda hep birlikte keyfimize bakalım.

Gerçek yaşam öbür tarafta, şehitlerimize ne mutlu ki en büyük mükafata nail oldular, Allah onların Mekanlarını Cennet etsin. O güzel insanların ailelerine tüm millete ecir-sabır versin.

Ölen herkesin anası var, bacısı, karısı, kardeşi var. Oyuna gelip de kimse üzülmesin. Kimse ağlamasın. Kürt kardeşlerimizde bu olanlardan çok üzüntülü onları da kimse terörist ile karıştırmasın.

İstenen iç kaosa sürüklemek ve iç savaş çıkarmak. Buna kimse izin vermesin.

Hepimiz kardeşiz, hepimiz bir canız bunu kimse kulak ardı etmesin…

Allah hain ve nankör olan kimseyi sevmez (Hac-38)

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum