1. YAZARLAR

  2. Emrullah Nergiz

  3. Çuvallayan Teşkilat!
Emrullah Nergiz

Emrullah Nergiz

Yazarın Tüm Yazıları >

Çuvallayan Teşkilat!

A+A-

Düştü mü abalıya vuran çok olur.  Niyetimiz bu değil. Yine dostça eksik gördüklerimizi ortaya koymaya gayret gösterelim.

7 Haziran seçimleri bir kez daha teşkilatın ve başındakilerin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Tecrübeli, görmüş-geçirmiş siyasetçilerle tabanda ilerlemenin bir kez daha değeri anlaşıldı.

7 Haziran öncesi Ak Parti il teşkilatları iyi niyetle çalıştı. Veya çalıştığını sandı. Zira merkez ilçeler ve ilde yapılan değişiklikler, önceki isimlerin neredeyse tamamen kazınması, yeni başkanları böyle düşünmeye sevk etti.

Eski teşkilatçıların bir bir temizlenmesi (Kastım sadece Ahmet Sorgun yönetimi değil) kurumda bir hafıza bırakmadı. Son kalanlar da herhangi bir şeye müdahil olamadılar. Olsalar da laflarına itibar edilmedi. Ahmet Sorgun’la yapılan istişareler de bir işe yaramadı!

Neler mi yaşadık? Kısaca özetliyorum.

Mitinglerine başlamadan şehre ziyarette bulunan Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu -tam ifadesiyle- “karşılayamadı” il teşkilatı. Resmen gafil avlandı. Çuvalladı.  Beşar Esad Suriyesi vari köprülerin altına neredeyse portre boy resimler asıldı. Süreç netleşmediği için önceden ayırtılan bilboardlara mesaj dahi yazılamadı. Önceki seçimlerden kalan Davutoğlu resmi ve Türk Bayrağı çalışması ile güya durum geçiştirildi. Halkta en ufak bir heyecan oluşturulamadı.

Koca teşkilatta basılı materyalleri tasarlayacak tek kişi bulunamadı ne hikmetse. Bu işleri karşılıksız yapabilirim diyen dava şuurlu kişilere de yüz verilmedi.

Seçimler boyunca bir tabela dükkanında grafik çalışmaları yapılmaya çalışıldı. 300 bin adet afiş, broşür vs. basılması planlandı. Lakin rehavet öyle galip geldi ki bu sayı 100 binlerde kaldı.

“Nasıl olsa Başbakanın şehri milletin başka çaresi mi var?” Cümleleri dilden dile dolaştı…

Bu arada geçtiğimiz yazıda bayrak asmaktan bahsedince bana kızmışlar. Anlaşma gereği bayrak asılmadı falan diyorlar.

Bayrak sembolik bir meseledir. Bunu dahi gerçek anlamda algılayıp gülünç duruma düşüyorsunuz. Burada anlatılmak istenilen gerektiği gibi çalışılmadığıdır.

Sahi Ak Parti Konya il teşkilatı 200’ye yakın vekilden topladığı 13er bin TL paraları ne yaptı?

Bir ajans bulup tasarım yaptırmak çok mu zordu?

O kadar acemi, o kadar acemice hareket edildi ki… Kimsenin fark etmediğini zannedip 6 Haziran mitinginin Açıkhava ilanlarını dahi 2. kez bastırdılar.

Aranızda geçmişten bu işleri bilen 1 kişi olsaydı tarihin, yerin, saatin öyle bit gibi yazılmayacağını söylerdi herhalde.

Ama siz bunu dahi 2. baskı yani 2. kez aynı masrafı harcayarak çözebildiniz. Bunun bedelini hanginiz ödedi?

Ak Parti’nin ciddi bir kurumsal kimliği var. Bunu uygulasanız yeterdi. Olmadı. Becerilemedi.

Bir çok okur için bu anlattıklarım garip gelebilir.

Ancak alt alta koyup topladığımızda öylesine basit ve amatör hatalar ki…

Başarısızlığın acizliğin resmidir bu anlattıklarım.

Peki neden böyle oldu?

Aman ha il teşkilatını seçerken dengeleri gözetmek lazımdı. Şehre ağabeylik yaptığını zannedenler “ne şiş yansın, ne kebap”  mantığıyla geçmişi malum insanları bu şehrin gözünün içine baka baka bu makamlara getirdi.

Önce liyakat gerekirken “önce menfaat”  diyen ağabeyler güya bir satranç tahtası edasında oynadı şehirle.

Atı bir yere koydu. Fili başka bir yere.

Şah mı? Şah bunlardan habersizdi. Sadece güvendi. Hem de çok güvendi. O güvene ayıp edenler hala gözlerimizin içine bakabiliyorlar ya! Daha ne denir?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

4 Yorum