1. YAZARLAR

  2. Mustafa Balkan

  3. DAĞDAKİ ÇOBANIN FERASETİ
Mustafa Balkan

Mustafa Balkan

Yazarın Tüm Yazıları >

DAĞDAKİ ÇOBANIN FERASETİ

A+A-

Ardahan’ın Posof İlçe kaymakamı ve belediye başkanı, yaylaları denetlerken dağda yolda rastladıkları 56 yaşındaki çobanın konuşması, “dağdaki çobanla bizim oyumuz bir olur mu?” diyen Beyaz Türkler’e bir cevap niteliğinde.

Peygamber mesleğini yapan şu Karadenizli çobanın ferasetine bir bakınız:

Allah Teâlâ ve Zülcelâl hazretleri, memleketimize, yurdumuza, devletimize, milletimize kem gözle bakanın gözlerini çıkartsın!

Böyle bir huzuru sen nerede buluyon kardeşim. Suriye ne hale geldi bir baksana; karman çorman, millet perperişan…

Halkımızdan Allah razı olsun.

Darbe görmüştük gardaş ama böyle bir darbe görmemiştik. Topla, tüfekle… Memleketin fakir fukarasının kesintisinden tank alınmış, uçak alınmış, mermi alınmış, halkın üzerine sıkılır mı kardeş. Allah onların planlarını bozdu. Kirli oyunlarını başlarına verdi. Böyle bir şey olur mu askeriyede? Demek ki varmış. Asker ocağına eskiden Peygamber Ocağı derlerdi... Maalesef aziz kardeşlerim üzülerek söylüyorum bu durumda çok çok üzgünüm. Ölenlere Allah rahmet eylesin. Özgürlük için canını feda etmiş, onlar şehit gitti. Allah gani gani rahmet etsin. Aziz kardeşlerim bu vatan öyle kolay alınmadı. O zalimler… Amerika ne dostu, ne müttefiki kardeşim ya… İşi düştü mü seni beni tanıyor, işi düşmediği zaman arkasını dönüyor.

Öyle olmaz ki dost.

Dost, beşikten mezara kadar olacak ki ona dost diyelim.”

 

***

Bu çobanımızın dikkate değer ve üzerinde durulması gereken bir diğer cümlesi ise; “Asker ocağının “Peygamber Ocağı” olmaktan çıktığını/çıkarıldığı üzülerek ifade ediyor olmasıdır.

15 Temmuz darbe teşebbüsünden en fazla yarayı Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) aldı. NATO’nun en büyük ordusu kabul edilen TSK, 15 Temmuz’da hiç beklemediği çok büyük yara aldı. NATO yetkilileri, darbe teşebbüsünden önce Türkiye’nin NATO’dan çıkartılmasını demek ki boşuna dillendirmemişler…

Bu yara, emir-komuta zincirinden tutun milletin vergileriyle alınan silahların, millete ve halka karşı kullanılmasına varıncaya kadar uzun zaman kapanmayacak bir yaradır.

Evet, Ordu - Millet işbirliği ile bu darbe önlenmesine önlenmiştir, fakat, geride psikolojik ve sosyolojik olarak öyle ağır bir tahribat da bırakmıştır.

Bunun altından nasıl kalkılacağı, bu manevi tahribatın nasıl giderileceği ve yaranın nasıl sarılacağı elbette büyük önem arzediyor. Yetkililer ivedi olarak bunun tedavisine başlamalı ve Asker Ocağı’nı tekrar Peygamber Ocağı haline getirmenin yollarını Devletin Yeniden Yapılandırılması’nda aramalıdırlar.

 

VATAN HAİNLERİ TSK’DA…

Ajansların geçtiği haberlere göre; darbeci Gökhan Sönmezateş itiraf etmiş: “Jetler havalandığında PKK’ya haber veriyordum.” diyor.

Bu yeni bir şey değil.

Eskiden askerlik yapan ve Doğu ile Güneydoğu’da PKK’yla mücadele eden arkadaşlar, “PKK’lıları toplu olarak tesbit ediyor, sıkıştırıyor ve tam yok edeceğimiz sırada Ankara’dan gelen bir emirle, o bölgeden ayrılıyorduk” diyorlardı.

Demek ki hainler yüksek yüksek mevkileri de ele geçirmişler.

Buradan o sonuç çıkıyor da…

 

AZİZİM DİYOR Kİ…

Rusya-Türkiye, yâni Putin-Erdoğan görüşmesinde “Kırım” acaba hiç gündeme geldi mi?

Kırım, Türkiye ve bu bölge coğrafyası açısından son derece önemli ve stratejik bir yer. Mutlaka ama mutlaka Türkiye, düzeltilmeye çalışılan ikili ilişkilerde Kırım’ı asla gözardı etmemelidir.

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT