Erdal Küçükşehir

Erdal Küçükşehir

Yazarın Tüm Yazıları >

Gözümüz aydın

A+A-

Bütün dünyanın merakla beklediği açıklamayı sonunda Bayan Yellen (FED Başkanı) 18 Mart tarihinde yapmış oldu. İfadenin içerisinde yer alan sabırlı kelimesinin ne zaman kalkacağı aylardır ekonomi çevrelerine dert olmuştu. Çok şükür bu ifade kalktı da herkes kurtuldu.

Satır aralarını okumaya meraklı ekonomistlere göre bu ifadenin kalkması Haziran da faiz artışına işaret ediyor. Bana göre ise Amerika henüz istediği sonucu alamadığı için belki Eylül ayını bekleyebilir. Çünkü hala işsizlik istedikleri düzeye inmediği gibi enflasyonda artmıyor üstelik değerlenen dolar Amerika’nın dış ticaretini olumsuz etkiliyor. Ne garip değil mi? Biz enflasyonu düşürmeye çalışırken ABD yükselsin diye uğraşıyor. Hikayeyi baştan okuyacak olursak FED (Amerika Merkez Bankası) 2008 krizinin ülkede yarattığı ekonomik buhranı aşabilmek için o günden 2014 Eylül ayına kadar piyasaya 4 trilyon dolara yakın para verdi. Bunu yaparken faizleri neredeyse sıfıra yakın tutarak bu paranın kendi ekonomisini canlandıracağını ve işsizlik rakamlarını düşüreceğini düşündü. Lakin bu başıboş para özellikle bizim gibi gelişmekte olan ülkelere ve en önemlisi emtia piyasalarına gitti. Birçok ülke borsaları tarihi zirvelerini görürken altın gümüş bakır gibi değerli madenler petrol gibi emtialar yine tarihi zirvelerini görme fırsatı yakaladılar. Kısaca istendiği gibi ucuz para yatırım ya da istihdama yönelik değil kısa sürede daha çok kazanmaya yönelik olarak kullanıldı.

Ekim 2014 de parasal genişleme bitti. Bunu fiyatlamaya başlayanlar zaten 2014 Haziran ayından itibaren gerek gelişmekte olan ülke piyasalarından gerekse emtia piyasalarından çıkmaya başladılar. Düşen petrol fiyatları borsa endeksleri ve neredeyse tüm para birimlerine karşı değerlenen dolar. Kendini kurtarmaya çalışırken neredeyse tüm dünyayı durgunluğa iten Amerika.

Şimdilerde Avrupa Merkez Bankası da durgun olan ekonomileri canlandırmak adına aynı programı başlatacağını duyurdu. Yine bol para yine sanal cennet. Oysa kimse anlamıyor ya da anlamak istemiyor bu para reel ekonominin aktörlerine ulaşmıyor. Dolayısıyla bu parasal genişlemeler dünyada giderek bozulan gelir adaletsizliğine hiçbir katkı sağlamıyor. Bayan Yellen’in sadece bir kelimeyi ifadeden kaldırması altının ya da petrolün yukarı fiyatlanmasına borsaların tabiri yerindeyse uçmasına sebep olurken acaba hangimizin cebine giren para değişiyor.

Bu parasal genişlemeler ne zaman üretim ve istihdama dönüşürse o zaman gelir adaletsizliğinin ortadan kalkmasına, daha çok ülkenin zengin olmasına daha büyük ekonomilere hizmet edecektir. İstenen sonuç dünya insanlığının refah seviyesini artırmak mı yoksa sadece kendi zararlarını başkalarının cebinden alarak kapatmak mıdır doğrusu ben bilemiyorum.

Yellen in açıklamaları bizim gibi gelişmekte olan ülkelere en azından birkaç ay daha nefes aldıracak. Hani otoyollarda tabelalar olur bir sonraki akaryakıt istasyonu şu kadar mesafededir. FED de tüm dünyaya bunu hatırlatıyor sanki. Faiz artışının başlamasıyla yine dünyada değerlenen dolar düşen hammadde fiyatları ve durgun ekonomiler gerçeğiyle tekrar yüzleşmek zorunda kalacağız.

Bir Kızılderili atasözü diyor ki:

Son Irmak kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde, son balık öldüğünde beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT