1. YAZARLAR

  2. Mustafa Balkan

  3. “İktidar kadın gibidir, paylaşılmaz!”
Mustafa Balkan

Mustafa Balkan

Yazarın Tüm Yazıları >

“İktidar kadın gibidir, paylaşılmaz!”

A+A-

En sonunda söylemek istediğim şeyi ilk önce söylemek isterim! 

Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun neden ve niçin görevden alındığına dair Ak Parti cenahından, şimdiye kadar ima yoluyla dahi olsa herhangi bir açıklama yapılmış değil.

Etyen Mahçupyan’ın “Davutoğlı niçin gönderildi?” başlıklı yazısında dediği gibi Davutoğlu’nun görevi bırakması kabul edilebilir nitelikte bir usul gözetmediği gibi, bu değişikliğin gerekçesi de anlaşılamadı.”

Mahçupyan devam ediyor: “Birçok konuda eleştirilebilir olsa da, aksine epeyce başarılı bir başbakan gördük. Erdoğan ile arasında ideolojik bir kopuş mu vardı? Buna tek bir örnek bile bulmak zor. Aralarında farklılık taktiksel düzeydeydi ve orta noktalar hep mevcuttu.”

Peki, o vakit Sayın Davutoğlu neden ve niçin görevden alındı?..

Elif Çakır, “Hainler mahallesi” başlıklı makalesinde olup bitenleri hüzünlü cümlelerle şöyle dile getiriyor:

“Kardeşim, bu görevi fazlasıyla hak etti” diyerek 20 ay önce göreve getirilen, sonrasında, gayretiyle, samimiyetiyle, dürüstlüğüyle herkesin sevgisini kazanan, AK Parti tabanıyla doku uyuşmazlığı yaşamayan, iki seçimde partisini sandıktan başarıyla çıkartan Ahmet Davutoğlu ‘hain’ yaftası yiyerek görevini bırakmak zorunda bıraktırıldı.”

Rahmetli BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu da, gerekçelerini açıklamasına rağmen MÇP’den ayrılırken “hain” damgası yemişti. Şu durumdaki MHP’de oluşan “Hainler mahallesi”nde ne dedikoducular ortaya çıkıyor, ne fitne fücür takımı ortada dolaşıyor bilemezsiniz…

Elif’in yazısına “Nihal” isminde bir okur şu yorumu yapmış: Davutoğlu çok değerli bir insan. Elbette hatalı yönleri de olmuştur. Ancak çok bilgili, kültürlü bir başbakandı. Bence her kesimden seveni vardı. Ben onun için Ak Partiye oy verdim. Yaptıklarıyla rüşdünü ispatladı. O bence artık gönüllerin lideri. Bundan sonraki siyasi yaşamında da hep takipçisi olacağım.”

 

***

Hakan Albayrak, Ak Parti’nin “eski ve yeni”siyle birlikte geldiği noktayı kısa ve öz olarak analiz ettiği “Ak Parti’nin seyrüseferi ve Ahmet Davutoğlu” başlıklı yazısında, düşüncelerini şu sözlerle dile getiriyor: “Davutoğlu’nun başbakanlığına takacak hiçbir kulp bulamadığım, bilakis başbakanlığını göz kamaştırıcı derecede başarılı bulduğum, öte yandan trollerin Davutoğlu aleyhindeki vıdıvıdılarını da ciddiye almadığım için bunu anlamakta müşkülatım var (Dikkat! Tecahül-i Arif) ve bundan müteessirim.

Tesellim: AK Parti hareketinin siyasi ve ideolojik kimliğine öyle sağlam bir damga vurdu ki Davutoğlu, o damga kolay kolay silinmez.

Allah ecrini arttırsın.

Nilgün Marmara, bir şiirinde “Üzgün adım, ileri marş!” der; Davutoğlu’na gönül verenlerin yürüyüşü de bu aralar ister istemez “üzgün adım” olacaktır, ama neticede tabii ki Erdoğan ve AK Parti’yle YOLA DEVAM.”

 

***

İlk önce söyleyecektim ama yine sona kaldı.

Davutoğlu’nu seven ve Başbakanlarını “mağdur” ve “mazlum” edasıyla bağırlarına basan Konyalılar, durumu hâlâ anlamış ve kavramış, olayın niçin ve nedenlerine vâkıf olmuş değiller.

Ak Parti’li dostlarımız, ev toplantılarında bendenizi telefonla arayarak bu konuyla ilgili imdi görüşlerimi ve yorumlarımı merak etmiyor değiller. Ben de usulünce olup bitenleri onlara izah ediyorum.

Diyorum ki, iktidar, güç ve erk “kadın” gibidir. Paylaşılmaya hiç gelinmez. Selçuklu ve Osmanlı ile Cumhuriyet tarihi bunun sayısız misaliyle dolu.

 

AZİZİM DİYOR Kİ…

Osmanlı döneminde Cem Sultan Konya valisi iken, ağabeyi II. Yıldırım Bâyezid arasında taht kavgası başlamıştı. Aralarında süren taht kavgası sırasında Sultan Bâyezid, 1481’de tahta geçince Cem Sultan, bu kavgada yenileneceğini anlayınca ağabeyine şu teklifi yapar:

“Ülkeyi ikiye bölelim. Sen Rumeli’deki toprakları yönet, ben de Anadolu’daki toprakları.”

Bunun üzerine Sultan Bâyezid, tarihe geçecek şu cevabı verir:

“İktidar kadın gibidir, paylaşılmaz.”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT